Gereği yapılmalı...

Gereği yapılmalı...

22 Şubat 2021 Pazartesi  |   Mentor

Mentor

Fenerbahçe tarihinin en kötü iç saha performanslarından birini yaşıyoruz: 5 yenilgi, 1 beraberlik ve tam 17 puan kaybı... Normalde Fenerbahçeliler olarak bizim daha oynanmadan 3 puan yazdığımız maçlar bunlar ama tam 17 puan kaybettik, üstelik kaybettiğimiz maçlardan ikisi şampiyonluk yarışındaki rakiplerimize, bunun tesadüf olduğunu düşünmek hayalcilik olur. 

Henüz 15 hafta var, puan farkı 3 kaybedilmiş bir şey yok; bu bir dilek değil gerçekçi bir tespit: Ne GS'nin ne de BJK'in oynadığı oyun bir şeye benziyor. Alanya maçında GS'nin puan kaybetmemesi tamamen şans yani her şey olabilir, olabilir de Fenerbahçe'nin kronik problemleri var ve bunları çözemiyor...

Ben sahaya baktığımda kalitesiz futbolcular görmüyorum, mücadele etmeyen futbolcular da görmüyorum ama üretemeyen bir takım görüyorum; ne bir oyun planı var ne duran top organizasyonu var ne de taktik disiplin.  

Sürekli asist yapan Caner şimdi maç boyu değil haftalardır sürekli, en ufak rahatsızlık duymadan 60-70 metreye top atıyor ve bu toplar rakibe gidiyor. Bu takıma o kadar büyük zarar veriyor ki anlatamam, her top rakibe, dönen topta eksik yakalanıyorsun ve yeniden topu kazanmak için müthiş bir efor. Sonra yine aynı şey Göztepe maçının sanırım en az 30 dakikası bu kısır Caner denemeleri ile tükendi ve saha kenarından hoca buna müdahale etmedi. Bu toplardan biri tesadüfen bir Fenerbahçeli futbolcunun önüne düşecek de maç kazanacaksın, göle maya çalmak bile daha mantıklı. 

Ligin en iyi kalecisi Fenerbahçe'de, en iyi stoperi Fenerbahçe'de, en iyi orta sahası Fenerbahçe'de, bence en iyi forveti de... Şimdi kendi futbolcusunu yiyen, tüketen ezik, yaşamdaki kayıplarının yarattığı nefreti Fenerbahçe'ye yönelten tipler, "Ama bizim santraforlar çöp demeye" başlar, nasıl çöp ya adamların önüne kaç kez top yuvarladın, kaç kez ceza sahasında topla buluşturdun, kaç kez ver-kaç yaptın? Yapmadın, santrafor dediğin adam makine değil elinde sihirli değnek de yok, adama pozisyon hazırlayamıyorsan gol atamıyor diye ağlamayacaksın. 

Thiam'ın berbat bir top kontrolü var asla arkası dönük top atmayacaksın ama 60 maçtır arkası kaleye dönükken pas atılıyor ve top kaybı, oysa önüne atıldığında hem oyun görüşü hem vuruşları iyi. Bunları göremeyen takımın hocası olduğunu düşünmek hayalcilik. 

Topu alan dalıyor, 5 kişinin arasına ne pas tercihleri ne oyun görüşü var artık Allah ne verdiyse ona razı oluyoruz. 

Onca maç eksikliğine rağmen takımın en iyisi Mesut Özil basit ve çabuk oynuyor, minimum top kaybı ama ötekilerin hepsi kahraman tüm maçı kendileri kazanacaklar. Daha Mesut Özil topu atıp boş alana kaçtığında topu geri alması mümkün olmadı. 

Sahada Özil gibi bir top cambazı var ama her frikikte ne kadar futbolcu varsa topun başına üşüşüyor, yahu bu takımın başında hoca yok mu, sağdan olursa Sosa, soldan olursa Mesut, kaleyi karşıdan görürse Valencia demiyor mu, nasıl organizasyon, nerede liderlik, nerede teknik disiplin? 

Fenerbahçe'nin iki kronik sorunu var: 

1-Kapalı defansları açacak hiçbir planı yok.

2-Çok kolay kontra yiyor. İç saha performansının rezil sonuçlarının nedeni bu ve takımın hocası bu konuda en ufak gelişme sağlayamıyor. 

Lafı çok uzatmayayım; bu takımın eksiği yeterli bir hoca ve teknik ekip hem TS, hem GS'nin hoca değiştirip başarı sağladığı sezonlardan hem de  kendimizin bunu yapmayarak bir çuval inciri berbat ettiğimiz sezonlardan ders almalıyız. 

Fenerbahçe birlik olmalı, takımımıza destek olmalıyız ama biz aptallar sürüsü değiliz, düşünen insanlarız önümüze her atılanı da doğru kabul edip körü körüne biat edemeyiz. Belki öyle olanlar vardır ki Şarklı bir toplumda yaşıyoruz, genelde böyleyiz ama Fenerbahçe camiası kendine tapacağı putlar yaratmaz çünkü biz gündelik yaşamında birer ezik olan ve futboldan teselli arayan insanlar değiliz. Bizi bir araya getiren ve Fenerbahçeli yapan şey de şampiyon olmak değil.  

Ne bu seneki şampiyonluk ne şampiyonluk sayısı ne de Şampiyonlar Liginden gelecek para umurumda, çağdaş bir düzen kurmuş, tüm dünyaya uzanmış ilişki ağı kuran, FIFA ve UEFA'da etkili bir Fenerbahçe var. 29 şampiyonluğumuz ve katil Fetö'nün ellerinden sökerek aldığımız, asla kimsenin sahip olamayacağı bir apoletimiz var yani daha çok kredimiz olduğu gibi organizasyon olarak da rakiplerin çok ötesine geçmiş durumdayız. 

Kaybetmek de rahatsız etmiyor çünkü bugünü yaşayan bir insan değilim ama "kararsızlık" çok açık olan bir gerçeği görmezden gelmek Fenerbahçe'ye yakışmıyor, gereği yapılmalı....

Etiketler:  Futbol