Gerçek işsizlik ne kadar yüksek?

Gerçek işsizlik ne kadar yüksek?

19 Şubat 2021 Cuma  |   Köşe Yazıları

Samih Güven

1. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından en son açıklanan Kasım 2020 rakamlarına göre yıllık işsizlik oranı yüzde 12,9 oldu. Bir önceki yılın aynı dönemindeki işsizlik oranı ise yüzde 13,3 idi. Yani geçen yıla kıyasla işsizlik azalma gösterdi. Fakat salgın koşulları ve ekonomideki yapısal sorunlar dikkate alındığı zaman bu nasıl oluyor? 

2. Bu soruya yanıt aramak üzere TÜİK’in işsizlik tanımından yola çıkarak işsizlik oranının nasıl hesaplandığını gösterip, akabinde de geniş anlamda (gerçek) işsizliğin ne kadar yüksek olduğunu hesaplamaya çalışacağım. 

3. Öncelikle TÜİK tarafından işsizlik oranının 1988 yılından itibaren düzenli olarak uygulanmakta olan Hanehalkı İşgücü Anketinden elde edilen veriler ile hesap edildiğini belirtelim.  

4. TÜİK tarafından uygulanan “işsiz” tanımı ise şu şekilde: “Referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan kişilerden iş aramak için son 4 hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki fertler işsiz nüfusa dahildirler.” 

5. Bu tanım çerçevesinde işsizlik oranı işsiz nüfusun iş gücüne bölünmesi ile elde ediliyor. İş gücü ise istihdam edilenler ile işsizlerin oluşturduğu tüm nüfusu kapsıyor. Dolayısıyla iş aramayan, iş bulmaktan ümidini kesmiş, mevsimlik çalışan veya ev işleriyle uğraşan kesimler iş gücü tanımına dahil edilmiyor. 

6. TÜİK verilerine göre 2020 Kasım ayı itibarıyla 15 yaşından büyük nüfus 63 milyon 39 bin kişi. Bu nüfusun 31 milyon 968 bini iş gücüne dahil değil. Dolayısıyla aradaki farkı oluşturan 31 milyon 71 bin kişi iş gücünü oluşturuyor.  

7. İş aradığını beyan eden ama iş bulamayan kişi sayısı ise 4 milyon 5 bin kişi olarak hesap edilmiş. Buna göre Kasım ayındaki yıllık işsizlik oranı (işsizlerin iş gücündeki payı) yüzde 12,9 olarak gerçekleşmiş. 

8. Ancak TÜİK verilerinin detayları incelendiğinde kamuoyundaki kanıyı destekleyecek şekilde geniş anlamdaki işsizlik oranının çok daha yüksek olduğu anlaşılıyor. 

9. Belirtilmesi gereken ilk husus işsizlik oranı düşmüş görünürken 2019 Kasım ayında 28 milyon 161 bin kişi olan çalışan sayısının Kasım 2020’de 27 milyon 66 bin olması. Yani nüfus artış hızı ve genç nüfusu yüksek olan bir ülkede hem çalışan sayısının hem de işsizliğin azalması tuhaf bir durum. 

10. Fakat asıl tuhaflık ekonomik ortamın kötülüğü nedeniyle iş bulma ümidini yitirmiş insanların ve mevsimlik çalışanların işsiz sayılmaması. Dolayısıyla bu hususları detaylandırmak istiyorum biraz. 

11. İşsiz görünmeyen ve iş gücüne dahil olmayan nüfus incelendiğinde bazı ilginç noktalar ortaya çıkıyor. Kasım 2020’de iş gücüne dahil olmayan 31 milyon 968 bin nüfusun dağılımı şu şekilde: 1 milyon 674 bin kişi iş bulma ümidi olmayanlar, 4 milyon 697 bin kişi emekli, 5 milyon 154 bin kişi çalışamaz durumda, 4 milyon 468 bin kişi eğitimde, 9 milyon 773 bin kişi ev işleriyle meşgul, 3 milyon 158 bin kişi iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar, bir de diğer nedenler söz konusu. 

12 .Yani geniş işsizlik tanımına uygun olarak işsizlerin sayısına iş bulma ümidi olmayanlar ile iş aramayıp çalışmaya hazır olanları eklediğimizde işsizlik oranı yüzde 24,6’ya yükseliyor. 

13. Bir de salgın döneminde iş potansiyeli kalmadığından ve işten çıkarma yasak olduğundan ücretsiz izinde olan nüfus var. Bu rakamın 2 milyona yaklaştığı yönünde bilgiler söz konusu. Bu nüfusa devlet tarafından minimum bir ödeme yapılıyor. Bunlar da hesaba katıldığında gerçek işsizlik oranı yüzde 30’a kadar yükseliyor. 

14 .Dolayısıyla salgının işsizlik üzerindeki etkisi göründüğünden çok daha fazla. Ayrıca TÜİK tarafından yüzde 25’in üzerinde olduğu açıklanan genç nüfustaki işsizlik hakkında benzer bir hesaplama yapıldığında çok daha yüksek bir genç işsizliği olduğunu söylemek mümkün. 

15. Son olarak 15-24 arası nüfus içinde ne eğitimde ne de istihdamda olan bölüm var ki bu da oldukça üzücü bir durum. Bu kapsamdaki nüfusun da Kasım 2020’de 3 milyon 187 bin olduğu görülüyor. 

16. "Bir ekonominin en temel başarı kriteri nedir" diye sorulsaydı, gençlere  nitelikli bir eğitim ve fırsat eşitliği temelinde iş imkanı olduğunu söylerdim. İşin acı yanıysa bu sorunun nedenlerini görmekten ve çözmekten çok uzaktayız.

Yazının orijinalini ve diğer yazıları okumak için tıklayın