Gece uykuların nasıl?..

Gece uykuların nasıl?..

12 Eylül 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

Gelin, hep birlikte güne nasıl başladığımızı ve günü nasıl sonlandırdığımızı biraz düşünelim... Çünkü bu iki noktayı belirlemek, günü nasıl sürdüreceğimizin kalitesine vurgu yapar. 

Sabah kalkınca aklındaki ilk düşünce nedir? Bu düşüncen olumlu mu olumsuz mu? Bedenin nasıl hissediyor? Ağrılı, tutuk, enerji dolu veya bedenin ihtiyaçlarını duyabiliyor musun? Nefesin nasıl? Güne başlamaya istekli misin?  

Gece uykuların nasıl? Yatağa uzandığında hâlâ gergin misin? Diş sıkıyor musun? Ekran karşısında olmadan uyuyamayanlardan mısın? Yoksa yastığa beş kala uykuya dalanlardan mısın? 

Benim etrafımda yakinen tanıdığım birçok kişi sabah güne çok motive başlayamıyor. Zira gece düzenini de iyi yönetemiyor. Güne başlama motivasyonu eline hemen cep telefonunu alarak ya da koca bir bardak kahve-çay içerek yaratmaya çalışıyorlar. Haliyle bu seçimler belli konfor alanları yaratıyor. Mesela, en basitinden bir örnek ile kahve içemeden tuvalet alışkanlığını yönetemeyen kişilerin sayısı oldukça fazla.  

Hepimiz, modern yaşamlarımız içerisinde aşağı yukarı yarattığımız bu konfor alanlarının içine sıkışmış olabilir miyiz? Maalesef, modern yaşam, fizyolojik ve psikolojik sağlığımızı koruyabilmemiz için yeterince doğru mücadele içermiyor. Aksine, konfor alanlarımızın bizleri hızla çürüttüğü bir sistemde, genç yaşlarda kaybetmeye başladığımız enerjimizi ve sağlığımızı çeşitli haplarla ayakta tutmaya çalışıyoruz. 

Bedenimizi hep doğru sıcaklıkta tuttuğumuzda, aç değilken yemek yediğimizde, yorgun olduğumuzda değil de canımızın istediği saatte yattığımızda, gece olduğunda bedenimizi gündüz gibi kandırdığımızda, bedenin biyolojik sistemi alt üst oluyor. Hislerimiz ve algımız köreliyor.  

Yoga uygulamaları ise bizi bu konfor alanının dışına davet ediyor. Konfor alanlarımızdan çıkmakta gönüllü davranabilmek kendimiz için iyi bir yatırımdır. Bunun için de yogada düzenli pratik ilk şarttır. Zaten yaşamın kendisi bir pratik değil midir? 

Yogada pratiğimize sahip çıkabilmek adına uygulanabilecek bazı adımlar, yaşamımızda da belirgin bir iyileşme yaratabilir. Bu adımlar:  

• Sade, temiz, hazır bir alan belirlemek. Bu alan her daim hazır olduğu zaman o alana hemen çekilebiliriz. 

• Günlük, uygun zamanı belirlenebilir ve duruş (Asana) pratik süresini en az 45 dakika olarak planlayabiliriz.  

• Mümkünse duruşlar (Asana) çalışıldıktan sonra en az 10 dakika süre boyunca nefes çalışması yapabiliriz. 

• Mümkünse en az 15 dakika olacak şekilde konsantrasyon ve meditasyon çalışması yapabiliriz. Bu çalışma sabah uyanır uyanmaz uygulanabilirse, zihnimizi tonlar ve farkındalığımızın gelişmesine katkı sağlar. Güne daha motive başlamamıza yardımcı olabilir. 

• Dinlenirken ilham verecek, dikkatimizin niteliğine katkı sağlayacak şeyler izlenmesi ve okunması enerji kalitemizde yüksek, olumlu ivme yaratabilir. Sosyal medyada, başka yaşamları saatlerce takip etmenin kişilerde olumsuzluklar, memnuniyetsizlikler yarattığı aşikâr. 

• Yediğimiz, içtiğimiz şeyler besleyici olmalıdır. Bizi tembelleştiren, enerjimizi düşüren gıdalardan uzak durmak önemlidir. Zihnin keyfi değil bedenin keyfine vurgu yapılmalıdır. 

• Yatmadan önce mavi ışıktan (ekranlardan yayılan) uzaklaşmamız iyi bir uyku kalitesine imkân sağlayabilir. Yine en az 10 dakika olacak şekilde nefes çalışması yapmak kaliteli uyku için fayda sağlayacaktır. 

• Bedene yetecek kadar uyunmalıdır. Güne erken başlamak ve çok geç yatağa gitmemek bize iyi gelecek seçimlerdir. Böylece doğada ışığın varlığına vurgu yapan uyku-uyanıklık döngüsüne (sirkadyen ritim) uyumlu bir yaşamımız olur. Güneş ile Dünya arasındaki ilişki nasıl işliyorsa, birey de pratiği ile böyle sistematik ve düzenli bir ilişki kurabilir. 

Konuşmak ve yapmak birbirinden farklı dinamikleri, süreçleri ve sonuçları barındırır. Ama "olmak" muazzamdır. 

Namaste...