'Gazilerimizden Anılar'

'Gazilerimizden Anılar'

1 Şubat 2021 Pazartesi  |   Günlük

TASAM Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Tuğgeneral (E) Fahri ERENEL ve Yüzbaşı (E) Mehmet YÜKSEL’in hazırladıkları, Kore’de, Kıbrıs’ta ve iç güvenlik muharebelerinde savaşmış bazı gazilerimizin anılarını içeren “Gazilerimizden Anılar“ kitabı TASAM Yayınları tarafından yayımlandı. 

Sivas ilimizde yaşayan Kore’de, Kıbrıs’ta ve iç güvenlik muharebelerinde savaşmış yirmi üç gazimizin anılarının derlendiği ve Doç. Dr. Tuğgeneral (E) Fahri ERENEL’in kaleme aldığı Önsöz ile başlayan “Gazilerimizden Anılar“ kitabı 144 sayfadan oluşuyor. 

Röportaj tekniği ile derlenen kitapta gazilerimize “Gerçek vatanseverlik bu olsa gerek. İntikal anılarınızı paylaşır mısınız?“, “Göreviniz ve katkılarınız neler oldu?“, “Başınızdan geçen ilginç bir olay oldu mu?“, “Muharebe esnasında, insan nasıl bir duygu ve hissiyata bürünüyor?“, “Gazi olarak toplumumuzda hak ettiğiniz değeri görebiliyor musunuz?“, “Bizlere ve Mehmetçiklerimize iletmek istediğiniz mesaj var mı?“ gibi sorular yöneltilmiş. 

Kitapta yer alan bazı anılar:

Şükrü Varaşgan-Kore Gazisi 

-Peki, hiç tereddüt etmediniz mi? 

-Bak komutan! Harp oldu mu, iki saat tereddüt ediyor insan. İki saat bittiği zaman aklına ne anan geliyor, ne baban, ne kardeşin. Sadece yoktan var eden Allah’ın ismi geliyor aklına. Birde istiyorsun ki; düşmanın bağrına elimi sokayım ciğerini söküp alayım. Korku diye bir şey yok! Üstümüzden top mermileri geçiyor ama “bunlardan birisi de benim başıma düşer mi?“ diye bir düşünce yok.

-Savaşta bir asker olarak zafer kazanmak nasıl bir duygu? 

-Sana bir anımı anlatayım komutan. Çekilmemize yakın, bir ay önce, alay komutanımız Cevat Bey bize Amerika’dan altmış kişilik bir heyetin geldiğini ve buradaki on altı milletin orduları arasında hedefte, araziye uymada, gece alarmında en iyi birliği seçmek için denetleme yapacaklarını söyledi. Alay Komutanımız bize: ‘’Bakın askerlerim, yavrularım. Burada hepimiz tek er olarak Türkiye’yi temsil ediyoruz. Birinci olacağız. Bu gece otuz beş kişi gelecekler, bizi imtihan edecekler“ dedi. O gece 01:30’da alarm verildi. Herkes elbisesini tıkır tıkır giyindi; ama hiç ses yok, tıkırtı yok. Görevimizin başına geçtik; kimi obüsünün kimi uçaksavarının başına. Gelen heyet de saat tutuyor bu arada. Ama nasıllar biliyor musun? Aha böyle!... (Parmağını ısırıyor). Bir saat sonra “gidin yatın“ dediler ve biz de yattık. Amerikalılar bizim disiplinimize inanamamış geri geldiler habersiz denetlemeye. Her milletten birer temsilci var. Sonuç aynı.

Halil Mavi-Kore Gazisi 

-Başınızdan geçen ilginç olaylar oldu mu? 

Amerikan subaylarından bir tanesi bizim Türk bayrağını yırtmaya kalktı. Adanalı, er bir arkadaşımız vardı. Müdahale etmeye çalışırken Amerikan subayı ona vurmaya başladı. “Sen kim oluyorsun da beni engellemeye çalışıyorsun?“ diye orada arkadaşımızı dövmeye başladı. Bizim askerlerden bu olayı görenler Amerikan subayının üstüne yürümeye ve ona vurmaya başladılar; daha fazla dayanamadı ve yere yıkıldı. Arkadaşlarımızdan biri “Sen benim bayrağımı yırtamazsın kim olduğunu sanıyorsun?“ diyerek silahı çekiyor; ama o anda vurmuyor tabii. Daha sonra mahkemede hem arkadaşlarımız hem de Amerikan subayı yargılanmıştı.

(tasam.org)

Yazının tamamını okumak için tıklayın