Gazeteci niyesini, nasılını merak eder

Gazeteci niyesini, nasılını merak eder

23 Kasım 2020 Pazartesi  |   Serbest Kürsü

Adnan Genç, serbest gazeteci 

Konumuz gene ‘Amiral Gemi’ gazetesi ve oradaki kusurlar, eksikler, bilerek yapılmış yanlışlar ve gariplikler… Çünkü zamanında, yılda bir filan ‘Yayın İlkelerimiz’ diye, sahici ve kalıcı olmasını hep umduğum, kurallar bütünü yayımlardı. Güzel kararlardı ama sonrası iyi gelmedi. Hatta ve sanki, ‘dini bir gazete’ oldu… Zaten evvel ezel, iktidar ve avenesinin talep ettiği, edebileceği konulara; ‘Kraldan fazla kralcı kesilerek’, otomatik bir sansür uygulamacı yanı vardı. Gelelim bugün gözümüze çarpan enteresanlıklara… 

Bilirsiniz, gazete ve dergilerin hatta sitelerin de en dibinde bir yerlerinde; siyah içinde beyaz yazı olarak verir (biz bu kullanıma ‘dişi’ deriz)… Amiralimin internet sayfasının en dibinde de böyle siyahlığı yükselen bir köşesi var; niye büyüyor bu alan onu anlatayım. Kuvvetle muhtemel, en yeni yayın yönetmeninin marifetidir, bu.  

Haberler sekmesiyle başlıyor; atlaya zıplaya yazarsam, Dünya, Spor, Mahmure, Küçük İlan gibi başka onlarca sekmesi var. Ama yükselmesi yani ayrılan alanın büyümesinin sebebini buldum. Günü tarihini arıyordum, bir de oraya bakayım derken, gözüme çarptı. 

İlk sütunun en altında İftar Saatleri, var. Ödüm koptu orucumu yedim diye. Sabit sayfaların köşesi ya orası. Onu da nasılsa hep oluyor diye, öylece bırakmışlar. Günaha girmemişim yani. Sonra, ikinci sütunun gene en dibine denk gelen yerde Yasin Suresi diye bir sekme var. Yani dur açayım da bir dua okuyayım diye, açıyorsunuz ve çıkan metni adabınızla okuyorsunuz. Al sana medya üzerinden kazanılan dua… Haber de veriyor, duaların hayırlara vesile olmasını da sağlıyor… Doğal olarak 3. Sütunda ne var diye, merak etmişsiniz, hemen yazayım. Diplere doğru bir yerlerde Ezan Saatleri ve şaşmaz biçimde en dipte Ayetel Kürsi (böyle yazılmış valla)…  Tamam genel olarak Müslüman ve hatta Sünni bir topluluğuz ya, hizmet onlara. Mesela hiç olmazsa çan ve ayin saatleri de verilebilirdi. Çünkü her cemaatin duaya çağrısı, ayrı saatlerde olmayabiliyor. Onlar da yurttaş…

4. sütuna gelince, Mahmure ile başlıyor Dizi Film ile bitiyor… Dini bir konu yok ama niyeyse kimseciklerin yokken, Galatasaray Sayfası diye, bir sabit köşeleri daha varmış. Haaa bir de ayıptır söylemesi Milli Piyango Sorgulama sekmesi var. Şeytan diyor, yaz babam yaz. Piyangonun ikramiyesi dışında yazılacak tonla şeyi var… Aklıma gelmişken, mesleğe başladığımda lisede okuyor ve geceleri Milliyet’te dizgicilik yapıyordum. Baktılar hızlı ve hatasız yazıyorum, milli piyango çekiliş sonuçlarını önüme bırakmaya başladılar. Şaşı oluyordum az daha. Bitiyoruz artık; son sütunda da Akşam Ezanı var. Hiçbiri yok bir tek o var, niyesini merak ettim; kendi çocukluk günlerime uzandım ama bulamadım. Dedemle ‘Mübarek üç aylarda’, onlarca cami gezmişizdir. Sabahı yakın olan Fatih Camii ve kalanları İstanbul’un bütün camileri, yani az biraz ilim irfan sahibiyizdir ama Akşam Ezanı niye ayrıca önemli, bilmiyorum…  

Hadi iki küçümen mahalle cami üzerinden bitiriş cümlesi yazalım. Gene Milliyet’teyim. Geçen hafta Vaniköy’de yanan 355 yıllık tarihi camiyi bir büyük holding boyatmış… Evet, boyatmış hepsi bu. Ama denizden hatta karşı kıyıdan görünecek büyüklükte bir tabela asmış. Sanki caminin adı değişmiş, oysa burasının restorasyonunu FilanCA holding yaptı gibi bir şey yazıyor. Fotografladık ve gazeteye koyunca, tabela indirildi. Kalbimiz de yandı, bunu hemen söylemeliyim; tarihi mirasımızdır.  

Bir de benim küçüklük günlerimde zaman zaman gittiğim ve sokak arasında bitişik nizamda duran gariban bir cami daha vardı: Fatih’te Mıhçılar caddesi üzerine çıkan bir sokak içinde; Sanki Yedim Camii… Yaptıran kişi, yememiş içmemiş, para biriktirmiş ve adını da böyle koymuş… 

Esenlikler olsun, koronaya çok dikkat edin lütfen...