Galatasaray'dan mükemmel finiş

Galatasaray'dan mükemmel finiş

10 Aralık 2021 Cuma  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray'ın, mükemmel başladığı Avrupa serüvenini iyi sonlandırmak adına gittiği İtalya’da tek hedefi başladığı gibi bitirmekti. Maçın Galatasaray adına nasıl bir tempoda gideceğini az çok tahmin edebiliyordum. Karşılaşma içerisindeki taktiksel analizlerle Fatih Terim’in bu maç için ne hedeflediğine dair analizimize hep beraber geçelim….

Maçın başlangıcından önce her iki takımın kadrolarını gördüğüm zaman, Lazio’nun her zaman oluğu gibi topa sahip olarak baskın bir oyun sergileyeceğini tahmin ediyordum. Liderlik için sahaya çıkan bir takımdan başkası beklenemezdi.  

Galatasaray’ın takım bazında düşündüğümüz zaman sahaya çıkan kadronun topu tutmaya yönelik olması çok akıllıcaydı. Fatih Terim tam da bu yüzden Babel–Feghouli ikilisi ile başladı diye tahmin ediyorum. Bu ikilinin yanına Diagne eklenince, üçüncü bölgede başka bir takımla karşılaştık diyebilirim. Temel amaç maç boyunca rakibi uyutmaktı. Zaman zaman verilen pozisyonlar olsa da genel hatlarıyla Galatasaray hem topa sahip olma konusunda hem de oyunu soğutma anlamında Lazio’yu uyuttu diyebilirim. Terim’in öğrencileri, rakibi kendi yarı sahasında karşılarken zaman zaman 4-4-2 zaman zaman da 4-4-1 şablonuna büründüler. Kerem Aktürkoğlu’nun sahte forvet olarak üçüncü bölgede serbest dolanması Mbaye Diagne’ye alan açtığından, geriden oyun kuran Sarri’nin öğrencileri, çıkışlarda sorun yaşadı.  

İkinci bölgenin çok iyi kapatıldığını düşünüyorum. Hücuma çıkarken toplu bir şekilde 4-3-3’e bürünen takım için, böylesine zorlu bir deplasmanda kompakt bir biçimde oynayabilmesi, çok kolay bir iş değil.  

İkinci yarıya başlarken Lazio’nun daha hızlı bir oyun sergileyebileceğimi düşündüğümden, Galatasaray tarafında birkaç temel değişikliği "daha erken" bekledim. Oyun şablonunun aynen devam ediyor olması, sonlara doğru beni biraz strese soktu. Son yarım saatte gelen değişiklikler ile Galatasaray’ın 4-6-0’a dönüşü, bu dizilişi oynarken ikinci bölgedeki adam sayısını ilk defa bu kadar kalabalık tutması, takımın yeni taktiklere adapte olması adına sevindirici. Sonuç olarak, maç boyu defans yapmayı öğrenebilmek, bir maç boyunca ‘"gel bana gol at’" demek kolay bir iş değil.  

Maçın son bölümünde ise gelen son iki değişiklik ile takımın 3-4-3’e dönerek ön hattaki baskı kısmına yönelik çabasını mantıklı buldum. Savunma yaparken, tehdit algısını karşı tarafa vermiş oluyorsunuz.  

Galatasaray, iki ihtimalin elinde olduğu maçta hata yapmadı. Avrupa Ligi’nde rekor üstüne rekor kırdı. Deplasmanda gol yemeyen tek takım olan sarı-kırmızılı ekip, 4. torbadan bu lige giriş yapıp grubunu lider bitirdi. Gruptan lider çıkan bir takım için abartmadan söylüyorum, herkesin aklına gelen ilk düşünce ‘’acaba tekrar olur mu?’’ Ben, kura şansı yanında olan bir Galatasaray’ın en az yarı final görebileceğini düşünüyorum. Sizce, sonraki süreç nasıl olacak?

Etiketler:  Futbol