Galatasaray'dan kritik 3 puan

Galatasaray'dan kritik 3 puan

24 Ağustos 2021 Salı  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray ligde henüz ikinci maçına çıkacakmış gibi görünse de, aslında Atakaş Hatayspor karşısında 11 gün içinde dört karşılaşma oynamış bir takım vardı. Hal böyle iken, zaman zaman oyun anlamda değişiklik yaşanması, bazı oyuncularda düşüşler olması gayet normal. Gelin hep beraber hem maçı, hem de dikkat çeken detayları değerlendirelim… 

Atakaş Hatayspor, geçen sezondan çok farklı bir kadro planlaması ile karşımıza çıkarken, takımın "kemik" diye tabir ettiğimiz isimleri değişince doğal olarak oyun şablonunda da değişimlere şahit olduk. Geçen sezon kontra 4-1-4-1 oynayan Akdeniz temsilcisi, bu sezon klasik 4-2-3-1 sistemine dönmüş bulunmakta. Boupendza, Akintola, Aabid gibi isimler ile oynanan sistem ancak ve ancak hızlı kontra takımı için geçerli olabilirdi. Ömer Erdoğan bu sistemi geçen sene çok net bir şekilde uygulayarak, hem bir oyun kimliği oluşturdu hem de sansasyonel sonuçlara imza attı, lakin bu sene daha dengeli bir Hatayspor izleyeceğiz. Nasıl mı? Kahvelerimiz hazır ise, gelin bir bakalım…. 

Öncelikle takım içerisinde yapılan yeni transferlerden sol bek Adekugbe…. Çıkışları çok iyi olan ve maçın genelinde "box to box" yani çift yönlü oynamayı seven bir isim. Hücumda hemen hemen çizgiye yakın olan her yerde bu isim var. Bu maç için etkisiz kalmasının sebebi, Galatasaray adına bence sahanın her yerinde olan Sacha Boey'di. 

Tam anlamıyla "yapıştı" diyebilirim. İlk hafta analizime göre kompakt bir şekilde rahat oynayan ama işin bitiricilik ve üretkenlik kısmında kısır olan bir Hatayspor vardı. Golü erken bulup öz güvenle daha net bir biçimde top çevirmiş olsalar da, oyunun genel üstünlüğünü çabuk kaybettiklerini düşünüyorum. Takım olarak sağa yaslanarak oynamayı seven bir ekip.  

Bu role en çok katkı yapan kişi ise, Kamil Ahmet Çörekçi. Transfer haberi beni şaşırtsa da, neden alındığını daha net anladım. Hemen hemen her hücumda çıkış yaptı. Nitekim, gol de sağ taraftan geldi. Hemen hemen her hücum organizasyonunu kanatlardan gerçekleştirdiler.  

İlk yarıda sert bir şekilde kapanarak hızlı isimlerle çizgiden kontraya çıkma hedefindelerdi fakat Galatasaray Taylan Antalyalı sayesinde pas bağlantılarını iyi kapattı. Üstün olan tarafın, Terim’in öğrencileri olduğu kanaatindeyim.  

Özellikle, kısa paslar ile direkt bir biçimde dikine oynayarak hızlıca kaleye gitme çabası, takımın oyun şablonunun adım adım değişeceğinin sinyali. Cicaldau serbest 8 numara oyuncusu. Ne kadar alan açtı, kaç tane boş koşu attı, sayamadım.  

Bir artı da, henüz ilk maçına çıkan ama takımın bloklar arası pas bağlantısını net bir şekilde yapmasını sağlayan Victor Nelsson’a yazıyorum. Geçmiş dönemlerinde ön libero oynamışlığı var diye biliyorum. Yapılan hataya takılmamak gerekli, ilk maç, daha oturacak çok şey var.  

Yarı için Galatasaray’ın yediği golün takımı kendine getirdiğini düşünüyorum. Hatayspor ise alternatifsiz kaldı. B planı göremedim.  

Sarı-kırmızılılar 15-20 dakika topla net oynayarak ciddi pozisyonlar üretti. Şut attı, denedikçe denedi ve golü bularak içeri girdi diyebiliriz. Bu şablonda beklenen tek şey, ev sahibi için aynı oyunun devam etmesi, Hatayspor için de ikinci bölgede top tutmak demekti…  

Bordo-beyazlıların savunması bana soracak olursanız çok yumuşaktı. Fatih Terim, bu zaafı görmüş olacak ki, üçüncü bölgeye atılan hemen hemen her topta Diagne’yi buluşturmayı istedi. 

Bu kadar güçlü oyuncuyu durdurabilmek zaten zor iken, topu ayağında tutmakta sıkıntı yaşayan, bire bir savunmada yerleşemeyen bir stoper tandemi için doğru seçenekti.  

Ben Ömer Hoca'nın yerinde olsaydım ikinci devreye, El Kaabi değişikliği ile başlar, etkisiz olan Saint Louis yerine Kamara’yı içeri atardım. Bu şekilde topu ayağımda daha fazla tutup olağan oyun şablonuna devam etme şansına sahip olurdum. 

Ömer Hoca bunun yerine çok erken bir şekilde oyunu rölantiye almayı seçti. Açık oyun oynayabiliyorsan, oynayıp gol bulacaksın. Anlamlandıramadığım bir şekilde hemen hemen her Anadolu takımı anck gol yedikten sonra saldırmayı seçiyor.  

Galatasaray ise oyunun yönünü ağırlıklı olarak Boey-Kerem ikilisi üzerinden derinleştirirken, takım fiziksel olarak düştü. Yapılan değişiklikler ile hem topu rakibe verip dinlenme hem de taktiksel olarak değişimle kafa karıştırma seçeneğine giden Terim, bu maçı anahtar rolü üstlenerek aldı.  

Gösterilen mücadele için her iki takımı da tebrik ediyorum. Hatayspor kabuk değişimini tamamladığında oyun şablonu en net takım olacak.  

Galatasaray ise sezona altı puan ile başladı. Her şeyden önemlisi takımın gösterdiği reaksiyon, sezon başı böyle geri dönüşler önemlidir.  

Geçen seneyi düşündüğümde gol yedikten sonra rakip kaleye gitmekte zorlanan, sahada önce mental olarak çöken Galatasaray vardı. Bu takım yerine isyan eden Galatasaray geri gelmiş diyebilirim. Peki, sizce, Randers maçı ne olacak? 
 

Etiketler:  Futbol