Galatasaray sonunu getiremedi

Galatasaray sonunu getiremedi

30 Ağustos 2021 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray, üç gün önce oynadığı Randers maçından sonra ligde Milli ara öncesi ciddi bir müsabakaya çıkarken, takımın nasıl bir reaksiyon vereceğini merak ediyordum. Avrupa maçında yaklaşık 65–70 dakika tam kondisyon oynayan bir Galatasaray vardı. 

Kasımpaşa lige iyi diyebileceğimiz bir başlangıçla girse de, fazla yetenekli ayakları yok. Takım, set hücumu ve kontra kısmını iyi yapıyor. Maçı ayrı iki yarıya böleceğimiz, eksiler ve artıları aynı kefeye koyacağımız bir analiz olacak… 

Maçın başlama düdüğü ile beraber beni en çok düşündüren kısım Galatasaray kanadında Cicaldau ve Morutan’ın beraber nasıl oynayacakları olmuştu. Her iki oyuncunun da hücumda farklı meziyetleri var. Ortak olan en önemli ölçüt, sarı-kırmızılıların ön tarafı hızlandı.  

İkinci bölge ise daha ‘’savaşçı’’ oldu. Üç hafta sonunda sarı-kırmızılılar, ligin en net ilk yarısını oynadı diyebilirim. İlk çeyrekte top çeviren Terim’in öğrencileri tempo olarak zaman zaman vites artırdı. İstediği her an dikine ve hızlı bir şekilde içeri inen Galatasaray’ın en büyük artısı Morutan olacak gibi görünüyor.  

Kerem’in de direkt oynama isteği ibreyi tamamen Galatasaray’a çevirdi. Hep söyledim, yine belirteyim. Set hücumu denemek yerine içeri doğru oynandığı an, takım pozisyona giriyor. Cicaldau’nun attığı boş koşular takımı çok rahatlatıyor. Topsuz oyunda çok iyi. Morutan ile olan uyumlarını düşününce üçüncü bölgede farklı şeyler konuşacağız. 

Atılan ilk golde, Kerem’in topu boş alana çevirmesi çok önemli bir detay. Topa hâkim olduğu zaman en iyisini oynamaya çalışan bir takım varken, işin topsuz savunma kısmında belli başlı sorunlar ortaya çıkıyor. Berkan Kutlu, iyi niyeti ile 6 numara rolünü yapmaya çalışsa da, daha çok dikine oynamayı sevdiğinden, 8 numara için daha baskın bir oyuncu olduğunu bizlere gösterdi.  

Bu maçın senaryosunun böyle olmasının tek sebebi ise Diagne… Oyun iki farka döndükten sonra rüzgârı arkanıza alıp pozisyon üstüne pozisyon üreten bir durumdaysanız önünüze gelen servislerde bu kadar bonkör olmayacaksınız.  

Galatasaray’ın tam üç tane net gol pozisyonu var. Evet, mevcut form durumunda Diagne Galatasaray’ın birinci forveti fakat bu durum performansını etkilememeli. Yenilen gol gelmeden topu Kerem’e servis etmiş olsa, içeri üç farklı üstünlük ile girilecekti. Futbol bu, atamayana atarlar… Birkaç eksik olsa da, Galatasaray’ın hemen hemen her şeyi doğru yaptığı bir kırk beş dakika oldu.  

Hep beraber değerlendirelim, oynanan oyun neden bu kadar değişti… Unutmadan, yenilen golde Nellson’un hatası var. Net bir oyuncu analizi yapmak için, biraz daha adaptasyon sürecinin geçmesini bekleyeceğim.  

Bu zamana kadar Galatasaray’ın yediği goller, birbirinin kopyası… İkinci yarıda merkezde biraz daha üstünlüğü ele almak isteyen Terim, sahaya Taylan Antalyalı’yı sürdü.  

Antalyalı, Cicaldau’nun temposunu yakalayamayınca oyun planını tamamen uzun topa çevirmesi gereken Galatasaray, maalesef hücuma birinci bölgeden çıkma isteğinden ötürü kalesinde basit bir hata ile kalesinde golü gördü. 

Her şeyden önce ‘’rakipsiz’’ olan Nando Muslera’nın formsuzluğunu konuşmak gerek. Sezon başından beri oyuncuda mental bir sıkıntı seziyorum. Bununla beraber, gol pozisyonu ezdi diye eleştiride bulunduğumuz Diagne oyundan çıkınca Galatasaray ileride hiç top tutamadı.  

Sarı-kırmızılılar bu konuda değişik bir girdabın içerisinde. Bu maç bana bir kez daha gösterdi ki, sarı-kırmızılı ekibin sert bir 6 numaraya ihtiyacı var. Aklıma gelen en yakın isimler ise, Gedson, Dieng Harroui….  

‘’İki farklı üstünlükten sonra maç verdi’’ düşüncesi yanlıştır. Art arda oynanan tempolu maçlar sonunda bunların olması normal.

Cihat Arslan’ın Kasımpaşa’sı iyi yolda. Verdikleri reaksiyon muazzam. Oyunu iyi tuttular. Umut Bozok ve Eysseric, bu senenin anahtar oyuncularıdır. Milli ara sonrası ligde dengeler değişecektir. Galatasaray’ın oyunu hakkında en net analizi o zaman çıkaracağız diye düşünüyorum. Sizce, neler olacak?

Etiketler:  Futbol