Galatasaray Sivas'ta kayıp

Galatasaray Sivas'ta kayıp

14 Aralık 2021 Salı  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray Avrupa serüveni açısından mükemmel bir grafikle yola devam ediyor. Takımın göstermiş olduğu performans, gelecek adına önemli sinyaller taşırken, lider çıkılan gruptan sonra gözler ligde olan performans düşüklüğüne çevrildi. Bu grafiğin tersine dönmesi adına en önemli basamak olan Sivasspor deplasmanından alınacak bir üç puan her şeyin yeniden başlaması adına bir sinyal olabilirdi. Maçın bilinmeyenleri, dikkat çeken durumlar, ve hakem kararlarının tutarlılığına ilişkin yazımıza başlayalım…. 

Maç başlangıcından önce form grafiğini ve genel tabloyu incelediğimde Sivasspor’un biraz daha baskın olacağını düşünsem de Galatasaray adına bazı şeylerin değişebileceğini de hissediyordum. Klasik 4-3-3 varyasyonunu çok iyi oynayan Rıza Çalımbay ve ekibi maça tam da beklediğim gibi başladı. İlk çeyrekte oyun her iki taraf adına da kontrollüydü. Galatasaray’ın geriden oyun kurma planına karşılık ön hattıyla baskıyı seçen kırmızı-beyazlılar, oyunun temposunun yükselmesine müsaade etmezken, Galatasaray, geçiş oyununu iyi savunan rakibine karşı ağırlıklı olarak set oyununu denedi.

Her iki takımın da ikinci bölgelerinde kontrol isteğinin fazla olması, topun genel olarak ileriye gitmesini engellerken, temponun da artmamasına sebep oldu. Sivasspor denge istedi, Galatasaray ise sabırla üçüncü bölgeye gitse de atak sonlandırma konusunda başarılı olamadı. Topun Galatasaray’da kaldığı ve pas oyununun yüksek olduğu bir takım izlediğimizi düşünüyorum. Gelecek adına iyi sinyallerin olduğu bir maçı daha geride bıraktık. Sivasspor’un genel şablonu toplu bir şekilde kapanarak hızlı oyuncular ile kontraya çıkmak. İç sahada bu şablona ek olarak bir de ön alan baskısını seçiyorlar. Pozisyonsuz bir ilk yarı olduğunu söyleyebilirim. Sofiane Feghouli’nin bulmuş olduğu top gol ile sonuçlansa, başka bir senaryo yazacaktık.

Dürüst olmak gerekirse ikinci yarı, Galatasaray adına daha baskın bir oyun bekliyordum. Bunun için ise birkaç hamle gerekiyordu. Kulübede olsam ilk olarak Halil Dervişoğlu ve Morutan ile oyuna giriş yapardım. Sivasspor’u ise genel hatları ile analiz ettiğim zaman oyunun 55-70 dakikaları arasında genel bir baskı kuruyorlar. Düşündüğüm bütün senaryo, çıkardığım bütün analizler gerçek oldu diyebilirim. Sivasspor’un kurmuş olduğu baskıya karşılık oyuna Kerem ile dönmek istese de pek başarılı olamadı. Halil’in oyuna dahil olması ön alandaki ritmi bir nebze olsa artırınca pozisyon üretme çabası daha fazla olan taraf Galatasaray oldu diyebiliriz. Sivasspor öyle bir kümeleşti ki, Terim’in öğrencileri kapanan savunmayı aşamadı.

"Maç artık böyle biter’" diye düşünürken Diagne’nin pozisyonu ile karşılaştım. Dürüst olmalıyım ki bu pozisyon, dünyanın neresinde olursanız olun penaltı. Önce ayağa, sonra da diz ile kalçaya müdahale var. Pozisyonun incelenmemesi büyük fiyasko. Lütfen artık bu standart konusunda tutarlı olalım. O pozisyonun devamında Galatasaray kalesinde golü gördü… Bir heyet düşünün ki, gün geçtikçe ‘’Türk futbolu nasıl geriye gider’’ düşüncesi ile hareket ediyor. Bana soracak olursanız sistem değişmedikçe, bu durumun değişeceğini pek olası görmüyorum.

Haftaya görüşmek dileği ile esen kalın…

Etiketler:  Futbol