Galatasaray seriyi bozmadı

Galatasaray seriyi bozmadı

6 Şubat 2021 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray son haftalarda almış olduğu form ile ligde iyi bir ivme yakalamışken geçen sene bozduğu Kadıköy serisini kaybetmek istemeyeceklerini tahmin edebiliyordum. Maçtan önce bir hayli analiz yaptım. Sarı-kırmızılılar, ligin seyrini değiştirebilecek, ligi kendileri adına yeniden başlatabilecek bir galibiyet aldı. Fenerbahçe’nin oyunda olmayışının nedenleri, Galatasaray’ın taktiksel anlamda doğrularına değineceğimiz bir analiz olacak.

Çayınız, kahveniz hazırsa, gelin başlayalım… 

Maç öncesinde açıklanan kadrolarda, Fenerbahçe için durum beklediğim gibiydi. Galatasaray için ise bir iki isim harici tahminim tuttu. Oyunun yönünün Fenerbahçe açısından ikinci bölgede olan eksikleri düşündüğümüzde kanatlardan döneceğini biliyordum. Osayi ismi takımın son zamanlarda çok büyük ölçüde yükünü çekiyor. Erol Bulut’un ‘’topu rakibe ver’’ taktiğinin bu maç için işe yaramayacağı çok açıktı.

Galatasaray, topu oynayarak maçı bitirmeyi seven bir takım. İlk yarıda hemen hemen üstünlük Terim’in öğrencilerinin elindeydi. Geçen sene Onyekuru’nun göstermiş olduğu performanstan sonra özel önlem alınacağını biliyordum. Bunun yanına, Nazım Sangare’nin artan performansı da eklenince genç yıldız, Fatih Hoca’nın alışık olduğu sistemde ve performansta değildi.  Yarı boyunca hemen hemen bütün toplarda Sangare üstünlük sağladı. 

Bana soracak olursanız, psikolojik üstünlük da Galatasaray’ın oldu. Bu tip maçların genel şifresi benim adıma sakinliktir. Gustavo’nun olmayışı sahaya çıkan Fenerbahçe takımında büyük yıkım yaratmış. Merkezde oynayan Sosa, uzun süre oynamadığından, bölge geçişlerinde ve savunma konusunda hayli yalnız kaldı. Galatasaray, ikinci bölgede Taylan Antalyalı ve Emre Kılınç ile üstünlüğü ele aldı. Son yıllarda oynanan derbilerde genel olarak takımlar öncelikli olarak "gol yememeliyim" mantalitesi ile oynadığından devreye golsüz girileceğini biliyordum.  

İkinci bölgedeki üstünlüğü ele alan Cimbom, kırk beş dakika itibarıyla maçın içinde kalınca, kartlar yeniden dağıtıldı. Belhanda’nın yarı boyunca pasif kalışı beni biraz düşündürmüş olsa da maçın geneline bakınca, yeterli olduğunu söyleyebilirim. Zaman zaman Linnes ile hızlı çıkan Galatasaray, son vuruşlarda çok yetersiz kaldı. Oyuncu eksiği olsa da Erol Bulut, sezon başından beri, "oyun" oynatamıyor. Kadroyu derinden incelerseniz bireysel yetenek olarak maçı çevirebilecek çok isim var fakat, "futbol takım oyunudur."

Erol Hoca’nın ikinci iç saha derbi mağlubiyeti. Bu durum, kendisinin kredisini tükettiğinin kanıtı. Her bir  taraftar takımın daha iyi oynayabileceğini düşünüyor. Ben de bu kanaatteyim. Görüldüğü gibi her şey "transfer" değildir. Henüz iki maç oynayan Muhammed, bugün maçı aldı. Bireysel performansına yazımın sonlarına doğru değineceğim. Genel olarak pozisyonlu bir ilk devre izlediğimizi düşünüyorum. İki takım adına da maç daha erken kopabilirdi. Sarı lacivertlilerin henüz maçın başında Samatta ile yakaladığı pozisyon gol olmuş olsa, çok farklı şeyler yazıp çizecektik. İkinci yarı başlarken, oyunun daha da hareketlenmesi için birkaç temel hamle gerekiyordu.

İkinci yarı başlarken Fenerbahçe adına Valencia ve Mert Hakan’nın çıkması gerektiğini düşünüyordum. Bu hamlelerin devre başlarken yapılması gerekiyordu. Erol Bulut oyunu okuma konusunda büyük sıkıntı yaşıyor. Ayağına aldığı hemen hemen her topu ezen, topu ileri taşıyamayan bu iki isim takımın oyun ritmini düşürdü. Oyun başlangıcında Galatasaray açısından Belhanda’nın çıkması gerektiğini düşünüyordum.  

Maç bir noktada bana "Kerem Aktürkoğlu’nun zamanı" dedi… Ön iç pozisyonda Emre Kılınç ile farklı bir verim alınabilir diye düşünüyordum fakat buna gerek bile kalmadı. Daha hareketli ve dikine oynamaya başlayan Belhanda, Galatasaray’ın üçüncü bölge performansını artırarak rakip bölgede çoğalmasına sebep oldu ve bulunan gol de tam olarak bahsettiğim bu varyasyon ile geldi.  

Mostafa Muhamed…. Mükemmel bir scout transferi, emeği geçenleri tebrik etmeliyim. Bu yaşta bu fizik, takdir edilesi. Uzun süre sonra Galatasaray’da Bafetimbi Gomis’e benzer bir forvet gördüm. Usta işi bir bitiricilik ile takımı adına büyük iş yaptı. Hava toplarının da hemen hemen hepsini alan Mısırlı yıldız, Galatasaray’ı çok rahatlatacak. Skoru aldıktan sonra Galatasaray’ın kapanacağını tahmin etmiştim ama bu kadarını beklemiyordum. Her şeye rağmen ligde dengeler değişti.  

Fenerbahçe’nin yenik duruma düştükten sonra bir şeyleri değiştirmek istemesi normal, baskıyı normal karşıladım hatta daha fazlasını bekledim lakin, oyuna giren isimler çıkan isimlerden daha kötü bir performans sergiledi. Papiss Cisse’nin oyuna girdikten sonra adını duydunuz mu, ben hatırlamıyorum da. Büyük takımsanız, iki oyuncunun olmayışından bu kadar etkilenmemelisiniz. Fenerbahçe cephesinde neler olacak, çok merak ediyorum. 

Uzun süre sonra ligde mücadele üç takıma döndü. Ne yalan söyleyeyim, özlemişim… Heyecan son topa kadar sürecek. Henüz biten bir şey olmasa da iki takım cephesini düşününce, eksiklerin de dönüşünün geç oluşu Fenerbahçe’nin biraz daha geç toparlanmasına sebep olabilir. Lider dönen Galatasaray, rüzgârı arkasına alarak farklı bir atmosferin içinde olur diye düşünüyorum.

Yazımı sonlandırmadan önce maçın hakemi Cüneyt Çakır’a bir parantez açmak istiyorum. Elinden geleni yaparak oyunu çirkinleştirmeden ve ritmi bölmeden güzel bir maç yönetti. Umuyorum ki, bu durum devam eder.  
 

Etiketler:  Futbol