Galatasaray Moskova'da 3 puanı kaptı

Galatasaray Moskova'da 3 puanı kaptı

22 Ekim 2021 Cuma  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray, ligdeki iyi gidişatını sürdürmeye devam ederken mükemmel başladığı iki maçın ardından bana soracak olursanız atlatılan iki maçtan sonra en zor olan deplasmanlardan birine çıkıyordu. Lokomotiv Moskova, tahmin edilenden daha da sert bir takım. Madde madde analiz halinde sizleri çok sıkmadan önce Moskova’yı, sonrasında Galatasaray’ın neler yaptığını size anlatacağım.  

Oyunu birinci bölgeden kuran ve direkt oynamayı seven bir takım ile oynayan Galatasaray, rakibine iyi çalışmış. Moskova analiz ettiğim maçlarla beraber oyunu birinci bölgeden Barinov ve Beka Beka ile beraber oyun kuruyordu. Fatih Terim bu duruma maça Babel ve Barış Alper ile başlayarak izin vermedi. Takım savunmasını maç boyu ve özellikle ilk yarı çok iyi yapan bir görüntü çizdiler. Rakibin oyun kurmasına müsaade etmeden, alan kapatan ve geniş alanda oyunu istemeden tempoyu düşürmeye yönelik oynamak çok akıllıcaydı. 

Moskova ikinci bölgede sert baskı yapmayı sever, Galatasaray ise bu duruma Marsilya maçında yapmış olduğu taktik ile "dur" dedi. Berkan Kutlu’nun koridor kapatma görevi bu maç içinde de devam etti. Blok araları ve merkez iyi kapatıldı. Geniş alanı da iyi oynadıklarını söylemek lazım. Moskova, rakiplerine set hücumu oynatmaz. 

Bu sebepten ötürü, takım Moskova’nın kendi evinde oynayacağını düşünerek daha çok topu tutan bir profildelerdi. İlk yarıdaki baskıları iyi sindiren Galatasaray, sabırla pas yaparak rakibin ritmini kırdı. Fizik olarak daha sert bir yapıda olan Ruslar, temaslı oyunda rahat oynadıkları için, sıkça faul alıyorlar ve duran toplarda istatistiksel olarak çok iyiler.  

Pozisyon üretmekte zorlanan Lokomotiv Moskova bu yola başvursa da, duran toplarda Marcao’nun üstünlüğü öne çıktı. Hava topu kaybetmedi. Bu dikkat edilmesi gereken bir detay. Oyunu çift yönlü olarak müthiş bir tempoyla oynuyorlar. Beklediğimden daha ağır bir Moskova ile karşılaştım diye düşünüyorum. 

Oyun bana ikinci yarıda Galatasaray’ın hızlanması gerektiğini söyledi. En tehlikeli halka olan Kerk'i de kilitlemek, bu maçı çözen hamle oldu demek yanlış olmaz. Maç normal devam ederken, köşede bu sezon Galatasaray’ın çok rahat maçı alacak oyuncuları var.  

İlk yarıdan sonra, biraz daha rakibinin üstüne oynayan ve takımı daha hızlı gidebilmek adına Babel–Morutan değişikliği ve Kerem’in oyuna dâhil oluşu farklı bir hava kattı. Morutan birebirde çok rahat oynayan, dikine ve diyagonal pasları çok rahat atabilen bir isim. Kerem de savunmanın her iki köşesine çok rahat sarkabiliyor.  

Golün başlangıcına bakarsanız, geriden kurulan set hücumunu görebilirsiniz. Fatih Terim’in kafasındaki oyun planı, atılan golün başlangıcındaki oyun dizilişini 90 dakikaya yayabilmek. Bunun için de süreç gerekiyor. Golün aynı şablonunda daha rahat oynayan ve mevcut oyununu sahaya yansıtan bir takım seyrettik. Maç farklı da bitebilirdi.  

İkinci yarıdaki oyuna ve as oyuncuların performansına dikkat ederek değerlendirme yapmak lazım.  Diagne’nin girişi ile beraber ön alan baskısını yapan bir takım vardı. Bu durum, Morutan’a ve Kerem’e daha fazla alan açtı. Maçın anahtar noktalarından bir diğeri de yapılan değişikliklerin zamanında gelmesiydi bana göre. 

Son çeyrekte Galatasaray, son vuruşlarda daha dikkatli olsaydı, 3-0’lık bir maçı geride bırakabilirdik. Kazanmak önemli, namağlup devam edebilmek, gol yememek daha da önemli. 

Ülkemizin bu durumunda Galatasaray ve Fenerbahçe’nin puan kazanmış olması bizim adımıza sevindirici. Gönül isterdi ki, Fenerbahçe de 3 puanla haftayı kapatsın ama olmadı. Her iki temsilcimize de bir sonraki hafta için başarılar diliyorum.

Sizce, sonraki ayakta neler yapacağız?

Etiketler:  Futbol