Galatasaray lider gitti lider döndü

Galatasaray lider gitti lider döndü

1 Ekim 2021 Cuma  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray, Avrupa arenasında aldığı Lazio galibiyetinin ardından, bir başka zorlu maç olan Marsilya deplasmanına gidiyor, grubun seyri açısından buradan alınacak olan puan ya da puanlar büyük önem arz ediyordu. Maçın az çok hareketli geçeceğini tahmin etsem de, bu kadar gergin bir atmosfer beklemiyordum.

Hadi gelin, bu güzel maçın akılda kalan detaylarını beraber inceleyelim. Analizimize, öncelikle Marsilya’nın oyun şablonu ve bu şablonun Galatasaray maçında ne denli aktif olduğuna bakacağız… 

Oyun stilleri Galatasaray’a benziyor diyebiliriz. İleride hareketli bir takım. Köşedeki oyuncuların hepsi kanat forvet. Özellikle Dimitri Payet, takımın lideri rolünde. İyi bir duran top oyuncusu, yaydan yakın savunma kısmında sert olurken topa gitmek mantıklı. 

Oyunu kurarken Galatasaray gibi geriden başlatmayı seviyorlar. Savunmayı orta sahaya doğru çıkarıp, pas aksiyonlarını ve oyunu merkeze yakın yerden kuruyorlar. Fatih Terim, Marsilya’nın ikinci bölgeden set hücumunu iyi analiz etmiş. 

Maçın ilk çeyreğinde topu biraz daha rakibe bırakıp, parselasyonda iyi yayılan bir Galatasaray vardı. Temsilcimiz, önce bu direnci kırarak yavaş yavaş oyuna ağırlığını koydu. Savunma çizgisi önde olunca alan daraldı. Bunun temel sebebinin Marcao–Boey ikilisi olduğunu düşünüyorum.  

Sebebini de şu şekilde açıklayabilirim.   

Marcao:

İkili mücadele: 7/6 

En çok top uzaklaştıran futbolcu 

Hava topu kaybetmedi…  
  
Boey: 

En çok ikili mücadele kazanan isim.  

En çok koşan futbolcu

Ek olarak, oyunun bu denli ilk yarıda Galatasaray’ın kontrolünde olmasının sebeplerinden biri de Cicaldau’nun %91 oranında pas isabeti ile oynamasıydı.. Marsilya, geniş alanda hücum etmeyi seven bir takım.  

Özellikle Cengiz ve Payet üzerinden kurulan aksiyonlar, takıma büyük dinamizm sağlıyor. Galatasaray, bu kısmı çok iyi çalışmış. Fransa’da Marsilya’yı kendi sahasında pasa zorlamak, herkesin yapabileceği bir iş değil.  

Nasıl mı oldu dersiniz? Set hücumuna engel olan Terim, Berkan Kutlu’yu sol iç olarak Aanholt’a yakın oynatınca, geniş bölgede oynanan oyun daraldı.  

Temel amaç, bloklar halinde hücum ettirtmemeyi sağlamaktı. Plan tıkır tıkır işledi. Galatasaray zaman zaman geçiş oyununu hızlı oynayarak pozisyon üretti. Futbol şansınız da yanınızda olmak zorunda. Kerem’in dönen topuna Marsilya defansı yerine maçın hakemi engel oluyorsa, bazen yapabilecek bir şeyiniz kalmıyor. 

İçeriye tek farklı önde giren bir takımın, haliyle ikinci devrede oynayacağı oyun ve sistem farklı olacaktı. Maçta yaşanan tatsız olaylara girmek istemesem de, yaşanılan durumun Galatasaray’ın oyun temposuna ciddi etki etti.  

Durum böyle olmasa, başka bir maç izleyebilirdik. Rakip, ön alanda serbest oynamayı sevse de ilk yarı özelinde bir plana sadık kaldı ve 4’lü savunmadan asla şaşmadı. İkinci yarıyı düşünürken, Galatasaray’ın sahanın hâkimi olarak soyunma odasına gitmesi bana ümit vermişti.  

Seyirci desteği ile berber Marsilya’nın ikinci devrede biraz daha baskın olarak Galatasaray’ı sıkıştıracağını tahmin etmiştim. Yalan söylemeye gerek yok, Galatasaray set hücumunda sıkıntı yaşasa da, tempo ve savunma konusunda iyi olduğunu söylemek gerek.  

Topla oynayan bir Marsilya olsa da, pozisyon üstüne pozisyon ürettiklerini söyleyemeyiz. Duran toplar konusunda Galatasaray’ın geliştiğini seziyorum. Topsuz oyunda iyi bir takım gördük. Bu sayede, Marsilya oynadı mı, oynamadı mı, bazılarımız anlamamış olabilir. 

Oynamadı değil, "oynayamadı" Galatasaray, bu savunma hattı ile ligde zor gol yer. Marcao–Nelsson tandemi birbirini tamamlayan cinsten, oyun anlamda Milli aradan sonra net bir takım izleyeceğiz. Geriden oyunu daha rahat kuran bir takım göreceğimizi düşünüyorum.  

Taktiksel varyasyonda bir değişiklik de görebiliriz. Her şeye rağmen Galatasaray’ın ‘’çok zorlanır’’ dedikleri bu grupta, ilk iki maçında namağlup lider olması, daha da önemlisi gol yememiş olması asıl bakılması gereken nokta.  

Uyum sürecinde bu tarz motivasyonlar önemlidir. Motivasyonun her iki türlüsü de, öz güveni etkiler. Ligdeki düşüşler için taraftar şu telkinle kendini rahatlatmalı: "Tek bir stoper ile oyun bu şekilde değişiyorsa, tam kadro Galatasaray ne yapar..." Bence bu Cimbom, art arda oynayacağı iki maç ile bu aşamayı sorunsuz geçecek. Sizce, takım ne yapacak?

Etiketler:  Futbol