Galatasaray kritik virajı döndü

Galatasaray kritik virajı döndü

14 Mart 2021 Pazar  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray, geçen haftalarda yaşamış olduğu puan kayıpları ile beraber artık kredisini doldurarak her maçı kazanması gerektiği döneme girmişti. Bu noktada yapılması gereken sadece sonuç almak. Dürüst olmak gerekirse, takımın çift forvet sistemi ile neler yapabileceğini, sahaya nasıl yansıtacaklarını ben de merak ediyordum. Teknik analizlerin ağır bastığı, genel olarak yapılanların değerlendirileceği bir yazı olacak...

Kayserispor’un son iki haftasını değerlendirdiğimde takımın daha önde basacağını, muhtemelen 4-2-3-1 taktiğiyle çıkacağını düşünüyordum. Attamah "box to box" tipli bir oyuncu olduğundan ikinci bölgede kontrolü ele alıyor. Bu da Karlo Muhar isminin biraz daha defansif role bürünmesine sebep oluyor. Dolayısıyla ilk hedefleri ikinci bölgede üstünlüğü ele almaktı diye kafamda hesap etmiştim. Bu noktada yapılması gereken hücum konusunda Pedro Henrique ve Lennon isminin daha fazla sorumluluk alması olabilirdi. 

Maçın başlangıç düdüğü ile beraber, oyunu kontrol eden tarafın Galatasaray olması bana Kayserispor için "kontra ile çıkıp Hatay maçına dönecekler" diye düşündürttü. Karşılaşmanın başında benim gördüğümü Fatih Terim de görmüş olacak ki, ikinci bölge üstünlüğünü yarı boyunca Kayserispor’a vermedi. Özellikle oyunun her bölgesinde Galatasaray’ın yapmış olduğu pres, üstünlüğü tamamen Galatasaray’a getirdi. İlk çeyrekten bu yana orta saha mücadelesi şeklinde geçen yarıda, kilidin nasıl çözüleceğini ben de merak ediyordum. 

Uzun süre sonra çift forvete dönen Terim, bu durumu lehine çevirmeyi başarmış… Bölge geçişlerinde zaman zaman sıkıntı yaşamalarını normal karşılıyorum. Emre Akbaba’nın fizik olarak yetersiz oluşu 4-4-2 varyasyonunda alıştığımız ‘’hücumcu 10 numara’’ etkisi yaratmayınca, top rakip yarı sahada oynansa da, düğüm çözülmedi. Modern futbolda bunun için yapabileceğiniz iki şey var...

Seçeneklerden birincisi ve en garanti olanı topu çizgiye indirmek…. Galatasaray, sezon başında oynadığı oyuna dönerek beklerini hücuma kattı ve bolca orta girişiminde bulundu. Bu durum, rakip stoperlerin mental açıdan oyundan düşmesine sebep oldu diye düşünüyorum. Elinizde iki tane sağlam bitirici forvet varken, ne olursa olsun bir tanesi gol olur. Kaldı ki, Uğur Demirok’un oyundan çıkması da ayrıca buna sebep oldu diye düşünüyorum. Cristian Sapınaru, Uğur Demirok kadar çevik bir stoper değil.  

Yarının sonlarına doğru avantajı eline alan Galatasaray için her şeyin daha kolay olacağını biliyordum. Kayserispor, düşme potasında olduğundan kaybedecek hiçbir şeyi yok. Bu durum, takımın ileride daha hızlı oynamaya çalışırken defansta vereceği açıkları gösteriyordu. Kısacası, ikinci yarı için takımlar adına ne analiz yaptıysam tuttu diyebilirim.  

İlk yarıda Kayserispor adına akılda kalan tek pozisyon Luyindama’nın yapmış olduğu hata sonucu Pedro Henrique’nin kaçırdığı top. Bana soracak olursanız maçın kader anı…. 

İkinci yarıya başlarken, ilk yarıda her oynanan oyun formatının her iki takım adına da değişeceğini düşündüm. Kayseri oyunu kontrol edip var gücü ile saldıracak, Galatasaray ise takım savunması ile başlayıp kontralar ile öne çıkacaktı. Roller değişince kimin önde olduğuna ise maçın gidişatı karar verecekti. 

Galatasaray, işin savunma kısmını daha önce Alanya’da çok güzel bir şekilde yaptı. Özellikle Kayserispor’un hava topu üstünlüğüne bir an bile olsa müsaade etmeyen Luyindama, her ne kadar hata yapmış olsa da, rakibin hücumda bu kadar etkisiz kalmasının tek sebebi.  

Kayserispor’un üçüncü bölge sürekliliği konusunda bir alternatifi bulunmadığından, döne döne aynı isimlerin üstüne oynanması maçı onlar adına çıkmaza soktu desek yanlış olmaz. Özellikle orta sahada Attamah ve Abramovski’nin üstünlüğünü kullanarak Lennon’a alan açabilir, zaman zaman şut girişiminde de bulunabilirlerdi. İkinci kırk beş dakikanın belli bölümlerinde "sadece" kıpırdanan bir takım için analiz olarak yazabilecek bir şey göremiyorum… 

Olayların geneline baktığımızda en azından vazgeçmeden iyi niyetle futbolun doğruları adına çabalayan bir Kayserispor vardı. Uğur Kulaksız ve ekibi doğru yolda, ligin bitimine daha on bir hafta var. Dürüst olmalıyım ki, sarı-kırmızılılar kompakt oynamayı öğrendiğinden kolay lokma değil. Son düdüğe kadar sürecek bu heyecanda şansları yüksek takımlardan bir tanesi… 

Galatasaray, maçın son yirmi dakikasına kadar oyunun ritmini elinde tutarak, 4-1-4-1 varyasyonuna dönünce maçın bütün çehresi değişti. İkinci yarı analizinde belirttiğim, kontra hamlesine uyan oyuncular sahaya dönünce ve oyunun kontrolü Galatasaray adına Sofiane Feghouli’de olunca o dakikaya kadar "kısır" dediğimiz maç, birdenbire koptu. Bu maç, bana bir kez daha gösterdi ki, Onyekuru’dan şu anki fizik formunu düşündüğümde çok güzel bir hamle oyuncusu olur.  

Galatasaray, şampiyonluk iddiasının devamlılığı adına çok kritik bir virajı daha döndü. Önümüzdeki hafta oynanacak olan Beşiktaş–Fenerbahçe maçının sonucu, Terim ve öğrencilerine ekstra bir motivasyon katabilir. Final haftalarına girilirken heyecan kıyasıya devam ediyor… Sizce, bu düzlükten kim galip çıkacak?..

Etiketler:  Futbol