Galatasaray kaldığı yerden...

Galatasaray kaldığı yerden...

14 Şubat 2021 Pazar  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray hafta arasında almış olduğu Alanyaspor yenilgisi ile biraz sarsılmış olsa da lig için benim gözümde zor olan fikstürden kayıpsız çıkılması psikolojik üstünlüğün de ele alınması demek. Sarı-kırmızılılar kaybetmedikçe yoluna devam edecek.

Bu durum, takımın üstünde zaman zaman baskı oluştursa da Fatih Terim ve ekibi bu durumu genel olarak iyi yönetiyor. Takımın üstünde Fenerbahçe galibiyetinin moralinin olması, abartmıyorum ‘’öz güven’’ olarak Galatasaray’ı farklı bir yere taşıyacak. 

Maç başlamadan önce iki takım adına da birkaç analiz yaparak muhtemel kadro çıkardım. Kasımpaşa için hemen hemen düşündüğüm kadro ve oyun varyasyonu vardı. Galatasaray için ise, baştan aşağı şaşırmış durumdaydım. 

Lig uzun, her oyuncunun kondisyonuna ihtiyaç var fakat, bu denli büyük bir rotasyon beni düşündürtmüştü. İlk yarıda Galatasaray’ın hızlı sonuç almak isteyeceğini biliyordum. Arda Turan’ın cezası nedeni ile formayı alan Kerem Aktürkoğlu bana soracak olursanız bir daha kolay kolay o formayı bırakmaz.   

Oyun tamamen Galatasaray’ın kontrolünde geçti. İlk çeyrekteki istatistiklere baktığımda ciddi bir fark olduğunu gördüm. Kasımpaşa’nın üstüne gelen Galatasaray’ı durdurmasının tek yolu uzun top ve ölü toplardı.

Açık oyunda Galatasaray genel olarak rakiplerine üstünlük sağlıyor. Kadro tercihinin bir noktada beni düşündürdüğünü yazımın başında belirtmiştim.

Oynanan oyunu görünce neden bu isimlerin tercih edildiğini daha net anladım. Ağır zeminde iyi bir futbol olmayacağından maçı çözebilmek için şut atabilen oyuncuya ihtiyacınız var. Terim ve öğrencileri, ilk yarıda bunu fazlasıyla yaptı.  

Açık söyleyecek olursam, Galatasaray’ın sezon boyunca kaleye bu kadar şut çektiği bir maçı hatırlamıyorum. Okurlarım bilir, zaman zaman Galatasaray’da olan bu eksiklikten yazılarımda bahsediyorum.

İlk yarının yıldızı benim için Ertuğrul Taşkıran…. Takdir etmek gerekiyor. Sahasına yıkılan takımını yaptığı kurtarışlar ile ayakta tutmayı başardı.  

İlk yarı için Kasımpaşa adına söylenebilecek çok fazla şey yok. Fuat Çapa’nın öğrencileri genel olarak oyunu ikinci bölgeden kontrol ediyor. Zeminin müsait olmaması, istenilen performansın önüne geçilmesine sebep oldu diye düşünüyorum. Etobo ve Fernandes’in göstermiş olduğu performans Galatasaray’a oyun olarak çok şey katacak.  

Geldiği günden bu yana performansını benden başka eleştiren, oyuncuyu bu kadar dikkate alan var mı inanın bilmiyorum fakat, eleştiri yapıyorsak doğru işler yaptığında hakkını vermek zorundayız. Oyuna koyduğu dinamizm bana ’Badou Ndiaye’ yi hatırlattı. 

Orta sahada benim gözümde hâlâ istenilen oyuncu sayısında olmayan Galatasaray için kadrodaki isimlerin performansının yükselmesi Terim’in elini rahatlatacaktır. İkinci yarıda Galatasaray’ın maçı kontrol edeceğini biliyordum ama futbol oynuyorsanız her zaman işi garantiye almanız gerekir. 

İkinci yarı ile beraber Kasımpaşa’nın daha çok sağlı sollu ortalar ile gelebileceğini düşündüm. İkinci bölgede oyunu kontrol edemediğinden hava toplarındaki avantajlarını kullanmaları gerekiyordu. İlk devrede sahaya çok büyük bir efor koyan Galatasaray hayli yorulmuş. On beş dakikalık aranın takıma yetmediğini gördüm.  

Bu tarz şeyler çok normal. Hava ve saha şartları mevcut oyunu zorlaştırabiliyor. İkinci yarıda yenilen gole kadar Galatasaray, oyunu kontrolünde tutmaya çalışsa da üçüncü bölgeye gitmekte çok başarılı değildi. 

Maça başlayan isimlerden Kerem, yorgunluğunun önüne geçemeyince dikine gidebilmekte zorlanan Galatasaray bir anlık konsantrasyon kaybı ile kalesinde golü görünce maçta olduğunu hatırladı.  

Eşitlikten sonra sadece golü düşünen Galatasaray maçı kaybetmemek adına son topa kadar elinden gelen her şeyi yaptı. Yerinde gelen değişiklikler ile takımın oyun hızını düşürmeyen Terim, hak ettiğini aldı diyebilirim. 

Donk hamlesi ile ileri tarafta daha iyi çoğalabilen Galatasaray, Muhammed yerine zaman zaman Donk’u kullanarak Kasımpaşa’nın psikolojik olarak çökmesine sebep oldu diye düşünüyorum.

Henry Onyekuru… Bir adam düşünün ki, yedi aydır top oynamamasına rağmen oyuna girdiği her maç takıma katkı yapsın. Fatih Terim’in ısrarla neden bu ismin üzerinde durduğunu bir kez daha anladım. Hoca’nın oyun felsefesine, düşüncesine sonuna kadar uyuyor. Form tuttukça Mostafa Muhammed ile birlikte uyumlarını da hesaba katarsak, çok farklı şeyler yazacağımızı düşünüyorum.

Galatasaray, alması gerekeni aldı. Bu zeminde bu kadar oynanır. Oyun olarak ben ilk yarıda tatmin oldum. Bu ritmin maç boyu olması gerekiyor.

Lig, soluksuz devam ediyor. Düğüm son maça kadar çözülmeyecek gibi. Trabzonspor da potada. Neler olacak ben de çok merak ediyorum. Uzun süredir bu heyecanı yaşamamıştım. Her şeyden önce bir futbol sever olarak mutluyum. Kaliteli maçlar izlemek ben dahil olmak üzere herkesi keyiflendiriyordur...

Etiketler:  Futbol