Galatasaray hız kesmedi

Galatasaray hız kesmedi

30 Ocak 2021 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray, geçen hafta kazandığı Yeni Malatyaspor deplasmanından sonra ikinci yarıya güzel bir başlangıç yapmak istiyor, bunun için çabalıyordu. Takım için ligin seyrini değiştirecek maçlardan birincisini kazanarak güzel bir başlangıç yaparken, yeni transferlerin sağladığı hızlı adaptasyon süreci dikkatimi çeken detaylardan sadece bir tanesi. Sarı-kırmızılılar kazanmaya devam ediyor. Zirve kızışacak, her an her şey olabilir. Değişik bir sezon yaşıyoruz. Gazişehir Gaziantep, yeni hocasına henüz alışamamış. Bu süreç, onlara çok şey kaybettirecek gibi görünüyor. Oyun hızının yüksek olduğu, her iki takımın da yüksek tempoda oynadığı, keyifli bir maç olduğunu düşünüyorum. İki takımın da ligdeki durumu ve maç içi analizlerim ile detaylı bir yazı olacak.

Başlama düdüğünden önce, her iki takım adına detaylı analizler yapmayı sevdiğimi aşağı yukarı her yazımda belirtiyorum. Bu maçta önce Gazişehir Gaziantep’ten başlayarak Galatasaray’a ilerledim. Uzun süre boyunca belli bir sistem üzerinde oynayan, birbirine alışmış bir takım olan Gazişehir, Marius Sumudica’nın ayrılışından sonra sendelemekten kurtulamadı. Sumudica, çok farklı bir hoca. Renkli kişiliği ve müthiş taktiksel zekası ile ligimize renk katan Rumen teknik adam takımda birçok şeyi oturtmuştu. Sezon başından beri genel olarak 3-5-2 dizilişini kullanarak başarıya ulaşan Gazişehir, zaman zaman da 5-3-2 formasyonuna dönerek, ligimiz tarafından çok da çözülemeyen bir sistem ile adından söz ettirmişti.

Oyunun bütün akışı Alexandru Maxim ve Kevin Mirallas üzerinden olurken, duran toplarda da bir o kadar etkili olan kırmızı- siyahlılar, birdenbire çok farklı hesapların içine girmek zorunda kaldı. Büyüklerimiz ne der…. "Dere geçerken at değiştirilmez." Sezon ortasında yaşanan bu tarz değişiklikler genel olarak hüsran ile sonuçlanır. Sa Pinto, futbolculuk kariyerinde santrafor olarak görev yapmıştı. Hâl böyle iken, takımı tanımadan sistem değişikliği olmasa da oyuncularının yerinin değişmesi ve takımın buna adapte olabilmesi kolay değil. Galatasaray, ilk düdük ile beraber olağan oyun sistemi ile sahaya yayıldı. Dürüst olmak gerekirse, Gazişehir’i biraz daha önde görebiliriz diye düşünüyordum. Sa Pinto, ilk maçında ara ara dörtlü savunmaya dönerek hücumu sevdiğini bizlere göstermişti. İç saha avantajını da düşündüğümde üçüncü bölgede daha aktif bir takım bekliyordum ama tamamen savunma güvenliğini düşünüp hareket ettiler. Yazımın ortalarında bahsettiğim sistem değişikliğinden ötürü, arkaya bir hayli adam kaçıran görüntüdelerdi. Galatasaray, her an her dakika uzun top ile denedi. Verilmeyen gol kararlarının hepsi doğru. Buraya da ayrıca bir parantez açmak istiyorum. Her yazımda gördüğüm hakem hatalarını söylüyorsam, iyi yönetilen maçlarda da hakkını vermek gerek. Galatasaray, Arda-Saracchi ikilisi ile ilk devrede organize hücum varyasyonu denese de, Pinto’nun öğrencileri yaptığı fauller ile oyun hızının kesilmesine sebep oldu. Gazişehir'de Maxim ve Verith’in fazla sorumluluk alamayışı takım içi bölge geçişine engel olduğundan çok hızlı bir takım göremedik. Buna rağmen geldiği atakların neredeyse hepsinde tehlikeli pozisyona girmeyi başarmaları, takımın çabuk uyum gösterdiğinin işareti. İlk yarının kırılma anı ise son dakikada Maxim’in altı pas içinde kaçırmış olduğu pozisyon. Gol olsa, hikâye olarak çok farklı bir maç izleyecektik. 

Maçın ikinci yarısı başlamadan Galatasaray’da hücumun gücünün değişmesi için iki temel hamle gerekiyordu. Onyekuru ve Kerem Aktürkoğlu… Ne yalan söyleyeyim, kenarda ikisini görünce mutluluğumu gizleyemedim. Emre Kılınç ve Emre Akbaba’nın fizik olarak düşüşü takım hızını düşürüyordu. Oyun başlar başlamaz Kerem’in aksiyonlarını hepimiz gördük. Hızlı oyun için biçilmiş kaftan. Verkaç yapıyor, sahte koşu atıyor, atak başlatıp sonlandırıyor. Bir oyuncu daha ne yapacak?.. Kolay değil, alt ligden bu denli büyük bir takıma gelip bu sorumluluğu almak büyük iş. Türk futbolu ve Galatasaray, bu işin kazananı. Bu oyuna Onyekuru’nun da katılımı ile takım çok farklı bir seviyeye çıktı. Her iki isim de benzer futbol aklına, karakterine sahip. Takım içi uyum konusunda doğru bir seçim yapılmış. İkisi beraber üç puanı aldı. Galatasaray, zirve yarışı takibinde çok önemli iki deplasmandan altı puan ile çıktı. Fatih hoca, Fenerbahçe maçına kadar kayıpsız gitmek isteyecektir. Bu durumlarda önemli olan maç maç gidebilmektir. Takım, yeni transferler ile farklı bir ivme kazanacak. Terim ve öğrencileri için her şey yeniden başlıyor. Galatasaray, yirmi beş dakikalık bir performans ile iç saha rekoru kırmaya hazırlanan Gazişehir’i devirdi.

Gazişehir Gaziantep için biraz zaman lazım. Takımda bazı temel taşlar yeniden dağıtılacak. Sezon başında kimse kırmızı- siyahlılardan bu performansı beklemediğinden rahat olacaklarını düşünüyorum. Önlerindeki üç hafta yeni hocanın şablonu için belirleyici olacaktır. Oyunu çirkinleştirmedikleri ve her fırsatta futbol oynamaya çalıştıkları için Sa Pinto ve ekibini tebrik ediyorum. Futbol, böyle anlar ile güzel. Cuma akşamı dolu dolu bir maç izledik. Gazişehir taraftarları müsterih olsun. Takım kısa süre içerisinde eski ivmesine ulaşacaktır.

Sizce, bu iki takım önümüzdeki haftalarda ne yapacak?..

Etiketler:  Futbol