Galatasaray farka koştu

Galatasaray farka koştu

21 Ocak 2021 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray geçen hafta aldığı derbi mağlubiyetinden sonra bu yenilgiye bir de kadrodan önemli isimleri kurban etmişti. Her ne kadar Denizlispor ligin dibindeki bir takım olsa da, kısıtlı kadrolarına rağmen yeni hocaları Yalçın Koşukavak ile iyi bir performans sergiliyorlar. Ligin dibinde olan takımlar için bu tip maçlara hazırlanmak, psikolojik olarak kolay değildir. Maç bu denli erken kopmasaydı, yeşil-siyahlılar için de farklı şeyler yazabilirdik. Baştan sona Galatasaray’ın kontrolünde geçen bir karşılaşma oldu. Maç içinde gözüme çarpan detaylar, Galatasaray’ın oyunundaki değişim ve her iki takımın genel durumu ile ilgili keyifli bir yazı olacağını düşünüyorum. Diliyorum ki, siz de en az ben kadar zevkle okursunuz. Hadi gelin başlayalım…   

Maçın başlama düdüğünden önce Galatasaray’da takım adına önemli olan detaylardan bir tanesi Fernando Muslera’nın yedi ay sonra formasına kavuşması. Geçen sezon Çaykur Rizespor maçında sakatlanan ve sahalardan uzun süre uzak kalan başarılı file bekçisi tekrar takımına döndü. Umarım bir daha hiçbir futbolcu bu kadar uzun süre yeşil sahalardan ayrı kalmaz. Her şeyin başı sağlık. Muslera’nın dönüşü ile beraber Fatih Terim’in taktik olarak daha farklı şeyler deneyeceğini biliyordum. Kale güvende olunca, takım hocanın istediği kimliğe daha rahat bürünüyor. Kadroya tekrar dönen Sofiane Feghouli, bu maçta da gösterdi ki takım oyunu için en anahtar oyunculardan bir tanesi. Galatasaray’ın ikinci bölgede bu kadar rahat olması, tamamen onun etkisi. Maçın başlama düdüğü ile beraber Galatasaray’ın oyun planını biraz da Göztepe maçına benzettim. Önde basan, pozisyon isteyen, gol arayan sarı-kırmızılılar oyuna çok hızlı başladı. Açık söylemek gerekirse, Terim’in öğrencilerinin biraz zorlanacağını düşünüyorum. İlk çeyrekte bulunan gol olmasaydı, Denizlispor Sagal-Sacko kanatları ile etkili olabilirdi. Belhanda’nın her zaman, her analizimde merkezde daha etkili oynadığını belirttim. Bu maç için de performansı ortada. Doğru zamanda, doğru yerde bu isimden verim alırsınız. Emre Akbaba ile oynadıkları zaman takım çok değişik işler yapıyor. Skoru erken alan Galatasaray oyunu istediği gibi yönlendirdi. Pas varyasyonunu iyi sağlayarak üçüncü bölgede aktif olan bir takım izledik. Ryan Babel’e ayrı bir parantez açmalıyım… Takımın birinci adamı olacak seviyede . Şu an oyun sistemine çok iyi uyuyor. Bu maçta skor katkısı olmasa da, takımı çok rahatlattı. Bununla beraber gözüme çarpan detaylardan bir tanesi de, ilk yarının bir bölümünde kontrolün Denizlispor’a bırakılmış olması. Savunma olarak Muslera’nın dönüşü biraz rehavete sebep olmuş gibi hissettim. Özellikle Marcao arkaya çok adam kaçırdı. Bu, takımın geliştirmesi gereken sorunlardan bir tanesi. Denizlispor adına yazılacak bir şey yok. Psikolojik buhrandan çıkmak çok kolay değil. Gözüme çarpan detaylardan bir tanesi de, savunma ve kale… Takımda bu bölgelere acil takviye gerekiyor. Yeşil-siyahlı ekip, dört tane atsa, beş tane gol yer. Hızlı bir şekilde takviyelerin yapılması lazım aksi halde, takım için sezon sonu iyi şeyler konuşamayacağız.

Maçın ikinci yarısında açıkçası, Galatasaray için hamlelerin hemen yarı başlarken geleceğini düşünmüştüm. Skor belli, dönme şansı yok. Takım haftaya benim gözümde hiç kolay olmayan bir maça çıkacak. Dinlendirmek mantıklı bir seçenek olabilirdi. Sekidika ve Kerem daha fazla süre alabilirdi. Yarının başında gol yenmiş olsa da, Terim ve öğrencileri Beşiktaş maçının acısını çıkardı desek yanlış bir değerlendirme yapmış olmayız. Savunmadan dem vurmuşken, Linnes ve Saracchi’nin performanslarını da unutmamak gerekiyor. Hızlı oyunda hayli fark yaratıyorlar. Galatasaray için bu maç kazanıldı ve bitti. Transferde hareketli saatler yaşanıyor. Görüşülen isimler ile Mustafa Cengiz’in başlatmış olduğu kampanya sonrası süreç hızlandırılıyor. Ara dönem de birden fazla takviye yapmak kolay olmasa da sarı-kırmızılıların en az iki bölgeye takviyeye ihtiyacı var. Son düzlüğe girmiş bulunuyoruz. Süreç ne getirecek inanın ben de merak ediyorum. Fatih Hoca’nın kafasında farklı bir oyun şablonu var. Olur olmaz bilemeyiz ama takviyeler ile farklı bir takım izleyeceğimiz aşikâr. Malatyaspor maçı, takım için kritik bir dönemeç.

Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın çok zorlu bir haftada olduğunu da unutmamak gerekiyor. İki takım da deplasmanda ve zorlu müsabakalara çıkacaklar. Bu karşılaşmalardan, iki takım adına da mağlubiyet çıkarsa benim için sürpriz olmaz. Sivas’ın hava koşulları maç saatinde sorun olacak. Karagümrük ise, bu tip maçlarda öne çıkmayı seven bir takım. Bu sene makas geç kopacak gibi görünüyor. Sizce, bu iki takım ne yapacak?..

Etiketler:  Futbol