Galatasaray Arena'da zorlanmadı

Galatasaray Arena'da zorlanmadı

1 Kasım 2021 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Süper Lig’de dengelerin değişebileceğini düşündüğümüz, sürpriz sonuçlar ile karşılaştığımız keyifli bir haftayı daha geride bırakıyoruz. Her iki takım açısından konumları dolayısıyla kritik olan bu maçın analizini iki ekibi de değerlendirerek yapalım istiyorum. Kısa kısa notlarla iki takıma da değineceğiz. 

Maç öncesinde iki takımın da kadrolarını değerlendirdiğim zaman aşağı yukarı oyun şablonları hakkında bir analiz çıkarmıştım. Galatasaray’ın seyirci desteği ile daha önde oynayacağını tahmin etsem de Gazişehir skora rağmen maç boyu iyi savunma yaptı diye düşünüyorum.

Galatasaray’ın önde oynama isteği günden güne artıyor. Zaman içerisinde daha farklı aksiyonlar da göreceğimizi düşünüyorum.

Gazişehir Gaziantep, ilk yarıda oyunu ileriye taşımakta çok zorlandı. Bunun sebebini anlamlandıramıyorum. Bir takım neden oyunu bu kadar geride kabul eder. Karşınızda Barcelona ya da Bayern Münih yoksa, doksan dakika savunma yapamazsınız.  

Maçı kazanmak için gol bulmanız şart. Eldeki kadro kötü de değil. Analiz çıkarmakta zorlandığım nadir takımlardan birisi Gazişehir. Kazandıkları maçlarda da pozisyon olarak zayıflar. Bu durumda, tutuk bir ilk yarı olduğunu düşünüyorum.  

Galatasaray, rakibinin üstüne giderken çizgiye inmek istedi. Erol Bulut’un en önemli özelliklerinden bir tanesi, rakibi savunurken çizgi halinde takımı takip etmesi. Oyunun sıkıştığı yerlerde kaleye şut denense de, pozisyon olarak kısır bir kırk beş dakika oldu. 

Top genel olarak Galatasaray’da kaldı. Rakibin sağ tarafını daha net kullandılar. Oyunun sıkıştığı anlarda ise sorumluluk alabilecek oyuncuya ihtiyacınız var. Bir takımı açamıyorsanız, kaleye şut çekmelisiniz.  

Galatasaray, golü bulunca ikinci yarı daha açık bir oyun olacağını düşünmüştüm. Erol Bulut’un öğrencileri, oyun ritmini düşürmeye yönelik bir şekilde sahadalardı. Maxim–Dicko ikilisinin üçüncü bölgede etkisiz kaldığını düşünüyorum.  

Bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi ise, Marcao… Pas arası ve ikili mücadelelerde kusursuzdu.

Bakalım, ikinci yarı oyun olarak neler olmuş, daha farklı neler olabilirmiş…. 

İkinci yarı Feghouli tercihini çok akıllıca buldum. Gazişehir, ön alana çıkacak ve arkada boşluklar verecekti. Mağlup olan bir takımın bunu yapması gerekiyor. João Figueiredo, oyuna giren oyunculardan bir tanesi olabilirdi. 

Dikine gidebilen oyuncu sayısının az olduğunu gördüm. Maç, Galatasaray’ın istediği gibi ilerledi. Bölge geçişlerinin daha farklı bir yere gittiği yarı oldu diyebiliriz. Ağır set hücumu ile direkt oyunda ciddi farklar var. Bu iki tarafın değerlendirmesi yapıldığında daha net bir oyun şablonu göreceğiz.  

Gazişehir, iyi mi kötü mü ben bir türlü anlayamıyorum. Genel olarak, bireysel yeteneğe muhtaç bir Gazişehir vardı sahada. Direkt hücumlarda denemelerin fazla olduğu bir maç oldu. 7-8 denemenin bir tanesi gol oldu.  

İkinci yarıda tek bir planın üstüne gidildiği, 4-3-3 varyasyonunun Galatasaray’ın dikine oyununda ne kadar etkili olduğunu gördük.  

Erol Bulut, 3’lü sistemden vazgeçmediği sürece pek bir değişim olacağını sanmıyorum. Önceki maçlarda topu rakibe verip kontra deneyen, bu maçta ise bir iki cılız pozisyon harici üretemeyen bir Gazişehir vardı.  

Bakalım önümüzdeki maçlarda neler olacak. Galatasaray’ın zamana, Gazişehir’in ise oyun şablonunun değiştirmesine ihtiyacı var. Sizce, neler olacak?..

Etiketler:  Futbol