Futbol, taraftar ve travma

Futbol, taraftar ve travma

8 Şubat 2021 Pazartesi  |   Mentor

Mentor

Maalesef Fenerbahçe taraftarında "Travma Sonrası Stres Bozukluğu" var. Aşırı uyarılmaya bağlı olarak fiziksel ve duygusal tepkilerdeki değişikliklerin belirtileri arasında, kolayca ürkme ya da korkma, tehlikeye karşı daima tetikte olma veya çok hızlı araba kullanmak gibi bireyin kendisine zarar veren davranışları, uyku ve konsantrasyon güçlükleri, sinirlilik hâli, öfke patlamaları ve saldırgan davranışlar sayılabilir. 

Öyle bir hava var ki takım çöp, asla umut yok, her şey bitti... 

Fenerbahçe şampiyon olabilir veya olmayabilir bilmiyorum. "Fenerbahçe şampiyon olamaz" demek kadar "şampiyon olur" demek de spekülasyondur. Yaşamın en büyük sabiti değişimdir, şartlar asla aynı kalmıyor, oyuncu performansları, uyum, kondisyon, hırs vs. iyi veya kötü yönde değişiyor.  

"Fenerbahçe şampiyon olur veya "olamaz" demek aptal kapanında insanları uyutan medya soytarılığının ürünüdür. Gelecek asla bilinemez. Sadece sahtekârlar geleceği kesin olarak bildiğini söyler. 

Elimizdeki verilere bakalım...

Fenerbahçe'nin Galatasaray ve Beşiktaş gibi 48 puanı ve 5 yenilgisi var. Bu yenilgilerden ikisi rakiplerine karşı ve beklenen puan kayıpları 6 puanlık 2 maç kaybetmesine rağmen rakipleri ile aynı puanda ki bu maçların 3 sonuçlu olduğunu herkes kabul eder. Yani rakipleri nispeten kolay görünen maçlarda puan kaybediyor. 

Diyelim Fenerbahçe'nin hocası kötü ki sezon başından beri gelişme gösteriyor, Fenerbahçe'nin dinamikleri, kulüp siyaseti, eski futbolcular, taraflı yorumcular, asla mutlu olmayan taraftarı ile başarılı olmak kolay değil. Bence çok kötü değil ama diyelim ki çok kötü, Fenerbahçe futbol takımının bunu telafi edecek iç dinamikleri var ki rakipleri ile aynı puanda. 

Ayrıca Fenerbahçe yeni kurulmuş bir takım; kalan 17 haftada uyumun daha az sorun olacağını kesin. Galatasaray maçında rakibin toplam iki pozisyonu var. Ceza sahası üstünden Ozan'ın sayılmayan golü hariç Fenerbahçe'nin 5 net pozisyonu var. Yani açıkça galibiyete yakın olan taraf Fenerbahçe'ydi. Ayrıca Galatasaray maçında ilk 11'den 3 oyuncu eksikti ve sahadaki oyuncuların da üçü yeni transferdi. Yani bu tabloda Fenerbahçe'nin daha iyi oynaması beklenen bir şey. Üstelik bu kadroya Mesut ve İrfan Can girecek, Attila gibi bireysel hatayı minimize eden bir stoper geldi, Osayi gibi bir hızlı oyuncu aldık, çok da güçlü. Bu transferlerin Fenerbahçe'yi rakiplerinden daha güçlü yapacağını düşünmüyorsanız, transfer döneminde yaşanılan mutluluğun kaynağı neydi o zaman? 

2 haftada bu kadar net ve farklı kişilik haline bürünmek sağlıklı değil travmatik bir durum. Fenerbahçe camiasının 3 Temmuz ve sonrasında yaşadığı zulümden kaynaklanıyor. 

"Efendim hakemler ve federasyon bizi şampiyon yapmaz..." Ama bu futbolun içinde olan bir konu değil ki, bu bayağı adli bir mesele, futbol dinamikleri ile açıklanamaz. O zaman zaten boşa uğraşıyoruz ligden çekilmeliyiz ki hâlâ fikrim değişmedi. Umarım Avrupa Ligi kurulur, Eurolig gibi kapalı bir lig olur ve Ali Koç'un ECA ilişkileri sayesinde biz de katılırız ve bu pislikten kurtuluruz. Olmasa bile tamamen ligden çekilmek en iyi seçenek.  

Açıkçası Mesut transferinin biraz Avrupa Ligine yönelik PR olduğunu da düşünmüyor değilim, ayrıca başkanın ECA ve Agnelli ilişkileri netken, "Gelecek 2-3 yıl Avrupa futbolu için çok önemli" demesi de olayı daha dikkatle izlemeyi gerektiriyor. UEFA ve FIFA'yı devreden çıkarılabilir, basketbolda örneği var. 

Zaten futbolculara inanıp hakemler ve federasyondan kaynaklanan sorunlara odaklanıyorsan, yine oyuncu ve teknik heyete sallamak aptalca, aksine daha çok sahip çıkıp, daha çok desteklemeliyiz. 

Bakın ben Fenerbahçeliyim ve Türk futbolunun kirli olduğuna inanıyorum, Hakemlerin amigo, gazetecilerin tetikçi, federasyonun çiftlik olduğu yerde başkası düşünülemez. Rıdvan Dilmen canlı yayında yayıncı kuruluşun bazı gazetecilere rüşvet vererek TFF'yi 10 milyon dolar zarar uğrattığını söyledi. Daha ne kadar kirli olabilir ki futbol; Rıdvan Dilmen sıradan biri değil, hükümete yakın, her şeyden de bilgisi oluyor. 

Zaten Fenerbahçeliler, Galatasaraylılar ve Beşiktaşlıların ortak fikirde olduğu tek konu bu: Türk futbolu kirli. Kimi "Zorlu" diyor, kimi "federasyon", kimi "Fetö artığı hakemler" ama sonuçta hepsi kirli olduğundan emin. 

Hâl böyle olunca VAR denen sistemin adil ve dürüst kullanıldığını söyleyen her taraftar kendi ile çelişir. Bana göre Fenerbahçe'nin Galatasaray ve Antep maşlarında iptal edilen golleri nizami idi. Dediğim gibi kirli olduğuna herkesin emin olduğu bir ligde ayağın topa teması ile ayaktan çıkışı arasında bir zaman dilimi var, hiçbir TV görüntüsünden çizginin topa vurulduğunda mı yoksa ayaktan çıktığında mı çekildiğini anlamanın imkanı yok. Yani orada manipülasyon için bir boşluk var. Top saatte 90 kilometre hızla gidiyor olsa ilk temasla topun ayaktan çıktığı an arasında 1 salise beklesen 44 cm fark eder. Düşünün, Ozan ve Pelkas'da mesafe santimetre kadardı. Ayakkabı boyu kadar topun ayaktan çıkışını bekletsen bence yeter. 

Bunun için hakeme de gerek yok Riva'daki veya yayıncıdaki bir teknisyene yemek ısmarlasan veya o teknisyen biraz fanatik olsa yeter. 

Zaten konuşmalarından görüntülerine kadar şeffaflıktan uzak olan VAR sistemimizin manipüle edilebilirliği açık ki TFF her türlü bilgiyi saklıyor. 

Ben merak ediyorum VAR sisteminde çalışan kimler? Geçmişleri ne? Nasıl seçildiler? Onları denetleyen bir kurum var mı? Ofsayt çizgisi çekilirken düğmeyi ve çizgi zamanını kim ayarlıyor? Sistem güvenli mi? Hacklanebilir mi? 

TFF gibi yetersiz kurumda bu cevapların mükemmel cevapları olduğunu sanmam çünkü Fenerbahçe'nin 2 golü iç edildi. TFF'nin bu konudaki duyarsızlığı en azından inceleme ve açıklama gereği duymaması da insanı rahatsız ediyor. 

Gelelim Fenerbahçe taraftarına...

Eğer sorumlu hakemler ve TFF ise niye Fenerbahçe futbolcu ve teknik ekibine saldırıyorsun? 

Eğer transferlerin takımı ileri götüreceğine inanmıyorsan transfer dönemindeki coşku neydi? 

Eğer "Sistem kirli bizi şampiyon yapmaz" diyorsan sezon başındaki şampiyon olacağız havası neydi? 

Neresinden baksan tutarsız, neresinden baksan anlamsız, neresinden baksan travmatik tepkiler ve bu tepkiler Fenerbahçe'ye zarar veriyor. 

Tek yapılması gereken sadece şampiyonluk değil, şerefli ve adil futbol kavgası veren kulübümüze destek vermek çünkü neresinden bakarsan bak yol oraya çıkar. 

Ama bunu anlayamıyorsanız gidin başka takım tutun çünkü Fenerbahçe başarı için Fetö'ye yosmalık yapmaz...

Etiketler:  Futbol