Fulya Öztürk 'yuvana' dön

Fulya Öztürk 'yuvana' dön

5 Eylül 2021 Pazar  |   Günlük

Türkiye'de isminin önüne övünerek “gazeteci” yazanların bir bölümü de dahil çoğunluk tarafından küçümsense de muhabirlik gazeteciliğin özüdür. 

Ama nedense muhabirlik, özellikle son zamanlarda, mesleğe yeni başlayanlar tarafından servis şefi, köşe yazarı ya da bir kanalda kendi programını yapabilmek için aşılması zorunlu “angarya” bir basamak olarak görülür oldu. 

Oysa, “sokağın tozunu yutmayan”, haber nasıl toplanır bilmeyen, kaynaklara nasıl ulaşılacağını öğrenmeyen, iki dakikalık bir açıklama için saatlerce beklemeyen, kısacası muhabirlik yapmayan kişi “gazeteci” unvanını hak edemez. Gazeteci sokağa çıktığı zaman, meydana gelen olaya en çabuk ulaştığı zaman, olayın kahramanları ya da görgü tanıklarıyla yüz yüze konuştuğu zaman gerçeğe mümkün olduğu kadar yaklaşabiliyor. Sahada yapılan gazetecilik masa başında yapılan gazetecilikten hem çok farklı hem de çok keyifli.  

Son yıllarda Türk basınında yetişmiş “muhabir” denilince akla ilk gelen İsmail Saymaz var. Saymaz televizyon programlarıyla biraz daha farklı bir alana kaysa da başarılı muhabirlik örneği vermeye devam ediyor. 

Onun ardından ikinci isim olarak herhalde çoğunluk Fulya Öztürk'ü gösterir. 

Kısa süre öncesine kadar CNN Türk'ün muhabiri olan Öztürk adeta "joker" gibiydi... 

Kar yağdığında, İstanbul sele teslim olduğunda, grev nedeniyle çöp dağları oluştuğunda, dolu yağdığında ya da bir sergi açıldığında yani aklınıza gelen her haberde, her canlı yayında o vardı. Üstelik çoğu zaman günde birkaç habere birden koşardı. 

Mesleğinden keyif alan, zor haberlere gitmekten çekinmeyen, önemli önemsiz ayrımı yapmayan Öztürk hem muhabirliğin ölmediğini kanıtlıyor hem de kendisinden genç gazetecilere örnek oluyordu. 

Ama ne olduysa oldu "Yılın Muhabiri" ve "En İyi Özel Haber" dallarında ödülleri bulunan Öztürk haziran ayında CNN Türk'ten ayrıldı ve Fox TV'de “Fulya ile Umudun Olsun” programına başladı. 

Gündüz kuşağında ekrana gelen programda kaybolanlardan evden kaçanlara, öldürülenlerden terk edilenlere insan hikayeleri anlatılıyor. 

İlk sonuçlara göre program Total’de ilk 100 sıralamasında 33. sırada yer aldı ve reyting pastasının yüzde 0,82’sine sahip. 

Magazin gazetecileri “Fulya ile Umudun Olsun”u Müge Anlı'nın Tatlı Sert programına benzetiyor. 

Örneğin Yüksel Aytuğ Günaydın'daki köşesinde şunları yazıyor: 

“Sabah kuşağında Müge'yi taklit etmeye çalışan, onun dümen suyuna girip, reyting kırıntılarını toplamaya çalışan çok sayıda program oldu. Hemen hepsi de büyük hüsrana uğrayıp ekrandan elini eteğini çekmek zorunda kaldı. Fox'unki de umutsuz bir denemeden ileriye gidemeyecek belli ki. Çünkü henüz Müge Anlı'nın ekran yeteneğine, azmine, çalışkanlığına, zekasına, detaycılığına ve müthiş iletişim gücüne yaklaşan olmadı. “   

Fox'a rakip bir medya kuruluşunda çıkan bu satırları taraflı bulanlar olabilir, Öztürk'ün başarılı olduğunu düşünenler de mutlaka vardır. 

Ama asıl anlatmak istediğimiz Öztürk'ün kendisine ün ve prestij getiren, genç meslektaşlarına örnek olmasını sağlayan muhabirliği bırakıp çokça örneği bulunan sabun köpüğü bir alana kayması. 

O yüzden diyoruz ki, “Fulya Öztürk yuvana yani muhabirliğe dön.”