Fenerbahçe'ye 'kurtuluş yönetimi'

Fenerbahçe'ye 'kurtuluş yönetimi'

27 Aralık 2021 Pazartesi  |   Mentor

Mentor

Bir Fenerbahçeli olarak nereden başlayacağımı bilemiyorum çünkü neyi tutsan elinde kalıyor. Ama en önemli iki temel problem var: Bir başkanının olmaması ve taraftarın içinde bulunduğu travma sonrası stres bozukluğu sendromu. Bu ikisi birbirini besleyerek Fenerbahçe'yi yok ediyor. 

Ali Koç 2 yıl daha devam edemez, etmemeli çünkü geçmiş 4 yılı onun korkuları, seçimlerinin yetersizliği, tek adamlığı, etki altında kalması, kararlarının sorumluluğunu alacak liderliği göstermemesi ve Türkiye şartlarını kavramamış aşırı romantizmi ile geçirdik. Bu kişilik yapısından kalan 2 yılda iyi bir şey çıkması olanaksız. Ne çağdaş bir yönetim kurabildi ne de Samandıra'daki futbol ağalığı düzenini değiştirebildi; tam aksine bunları daha da düzeltilemez hale getirerek öncüllerinden çok daha büyük travma yarattı. 

Ali Koç yarın bile bıraksa Fenerbahçe için çok geç diye düşünüyorum; çok geç ama kulübün bütün gelirleri temlikli, bütün varlıkları ipotekli, onun dışındaki tüm sponsorluklar ve gelir de Koç Holding tarafından sağlanıyor. 

Öyleyse yeni başkanın parası olmalı, bana göre önümüzdeki 3-4 yıl kulübün 30-40 milyon euro yıllık desteğe ihtiyacı var. İsim isim saymayacağım, bu parayı Ali Koç dışında verebilecek bir tek Mehmet Ali Aydınlar var, onu da camia istemiyor, o yüzden görünen o ki isimde çok alternatif olmayacak. 

Yeni başkanın ikinci özelliği, Türkiye şartlarında maçların sahada kazanılmadığını bilen, futbol dünyasında ilişkileri bulunan ve bu ilişkileri Fenerbahçe için kullanmak olmalı. Elbette hileyle kazanmayı kastetmiyorum. Kastettiğim, yabancıların "networking" dediği olgu, yani gayri resmi olarak öyle bir ilişki ağın olacak ki, öyle bir gücün olacak ki kimse sana hayır diyemeyecek. Ali Şen gibi Aziz Yıldırım gibi bir şekilde her yere uzanabilmeli (Aziz Yıldırım'ın sorunu ilişkileri değil onları doğru yönetecek stratejik düşünceye sahip olmaması idi yoksa Ağar'dan Kalkavan'a herkese ulaşabiliyordu. Ali Şen biraz daha dengeli idi ama onun da şişik ego problemi vardı, insanları itiyordu.) Camiada böyle biri kim derseniz, Nihat Özdemir ama onu da camia istemez. Zaten bana göre önceki yönetimin bu dönemi bile isteye torpillemesi nedeniyle asla eski dönemde kimse Fenerbahçe yönetimine bir daha aday olmamalı. 

Bunları Ali Koç yapamaz, Mehmet Ali Aydınlar ve Nihat Özdemir zaten camiada müthiş tepki görüyor. Geriye kalan tek şey bir "kurtuluş yönetimi" kurmak, önde gelen tüm Fenerbahçelilerin bu yönetime katılmasını sağlamak ve bunlardan parasal sorunları çözmesini beklemek, futbolu da tamamen profesyonel bir ekibe bırakıp taraftara da en az 5-6 yıllık bir hedef planlayıp sunmak. 

Her yıl önümüze konulan şampiyonluk hedefi hem taraftarı hem takımı erkenden tüketiyor. "Taraftar" demişken müthiş etkisiz, takımını desteklemekten aciz, rakibe baskı kuramayan ve eyleminden hiç sonuç alamayan bir grup olduk ama çok da günahlarını almak istemem. Bu onların suçu mu yoksa camiaya liderlik etmekten kaçan yönetim sorunu mu bilmiyorum ama yine de bir taraftar sorunu var bana göre. Sadece liderlik değil, uzunca bir süredir transfer şampiyonu, her yıl şampiyon, o sene bu sene gibi hayali başarı üreten transfer uyuşturucularına alışmış ve bunun ona öğretilmiş bir çaresizlik olduğunu fark edemeyen ve sürekli aynı hatayı tekrarlamaktan rahatsız olmayan, kitlesel IQ'su 30'lara düşmüş bir organizasyon Fenerbahçe taraftarı. Sadece bizde değil, genel olarak kitlelerin IQ'ları düşüktür, çabuk manipüle edilip kandırılabilirler. O kadar ki sıradan bir aile babasından kalabalığa entegre edince "Auschwitz kasabı" yaratabilir veya 40 insanı yakmaya ikna edebilirsiniz, o kadar zekası düşüktür kalabalıkların. Kalabalık liderlik arar, bana göre 3 Temmuz'daki sabrın en önemli nedeni "12 Numara" idi ama kulüp politikası onu da çürüttü, eski yönetim de, yeni yönetim de kullandı ve taraftarın güveni tamamen ortadan kalktı.  

Yani "12 Numara" türü bir organizasyon önemli ama taraftar şu an "12 Numara"ya güvenmiyor. Yönetim dışında taraftara liderlik edecek bağımsız bir oluşum şart ama şu ortamda maalesef taraftarın bunu başarma yetkinliği yok. Böyle olunca da taraftarlığın doğasında olan duygusallık öfkeye dönüyor ve Fenerbahçe'yi yakıyor; geçmiş dönemde Fenerbahçe'nin en büyük gücü olan taraftar şu anda en büyük düşmanı. 

Yani yönetim değişecek ve çok güçlü lider, bir ekip, saygı duyulan bir isim etrafında camianın zenginleri birleşecek.  

Yani Fenerbahçe'nin çok güçlü bir liderliğe ihtiyacı var, bu liderlik taraftar sorununu da çözer ama Ali Koç bunu yapamıyor. Başkana kimsenin itirazı olmamalı, sanırım Murat Vargı veya Nezih Barut olabilir çünkü taraftar nezdinde yıpranmamış ve saygı duyulan bir isim şart. 
 

Etiketler:  Futbol