Farkındalık-Farkındasızlık

Farkındalık-Farkındasızlık

13 Haziran 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

Bir yoga dersinde 25 dakikayı bir zeytin tanesini yiyerek tamamlamıştık. Dokunduk, kokladık, yakından baktık, sesini dinledik, rengine baktık, dokusuna baktık. Sonra ağzımıza attık ama hemen çiğnemedik. Ağzımızın içindeki hacmine baktık. Küçük bir ısırık alıp, tadına baktık. Uyandırdığı duygulara göz gezdirdik. Devamında iyice çiğnedik ve yuttuk. Çekirdeğini ağzımızın içerisinde bir müddet gezdirdik. Neler hissediyoruz, her aşamada gözlemledik. 

İlk düşündüğüm şey, ben dün ne yemiştim? Hatırlayamadım. Yemeği yersin ama ne yediğini bilmezsin. Farkındasızlık… 

Evrende, doğada, bedenimizde her saniye ve sürekli bir kargaşa ve değişim mevcuttur. Biz, gördüğümüz ve zihnimiz tarafından tanımlanan dünyada öyle bir otomatik pilotta yaşıyoruz ki… Otomatik pilotta hep bir hedefe varana, yorgun düşene kadar dışsal sorunlara odaklıyızdır. Hep yetersiz ve hep eksik.  

Neden-sonuç dalgasında çözümleyemediğimiz bazı hissiyatımızın içerisinde yaşıyoruz hatta oradan oraya sürükleniyoruz. Otomatik pilota bağlandığımız zaman zihin andan kopar ve vahşi bir maymun gibi düşünceden düşünceye atlar. Sürekli yargılar. Ruh halimizi olumsuza çeker. 

Aşağıdaki sorulara temas etmek, farkındasızlığı fark etmemizi sağlayabilir mi? 

• Başkalarının hatalarını bulmakta hızlıysam, kendimde neyi düzeltmeye çalışıyorum? 

• Davranışlarım başkalarını ikna etmeye ayarlanmışsa, kendimden neden kuşku duyuyorum? 

• Dünya ile mücadelede yaşıyorsam, kendi yarattıklarımın sorumluluğunu ne kadar reddetmişim? 

• Ayrı ve yalnız hissediyorsam, affetmek ile ilişkim nasıl? 

• Hayatımda tekrar tekrar başıma gelen olumsuz olaylar varsa, dönüştürmem gerekeni görebiliyor muyum? 

Bilinçli meditasyon, bireyin kendine aşina olabilmesini, gözlemle gelen bir iç görü yoğunlaşması ve kendi içine muhabbeti saflaştırabilmeyi amaçlamaktadır. Bunun için de "zihin kası" diye nitelendirebileceğimiz dikkatin niteliğini güçlendirerek ve yargısız ve kabulde kalarak kâsemizi genişletmeye yani kendimize alan açmaya imkân tanıyor.  

Meditasyon bize bu kargaşa ve değişimden beslendiğimiz tüm olan biteni gözlemlemeyi öğretiyor. Farkındasızlıktan, farkındalığa sürdürülebilir bir beceri kazandırmayı amaçlıyor ve bu öğrenilebilir bir beceridir.  

Daha önceki yazılarda bahsettiğimiz üzere, meditasyon uygulaması olmadan sürdürülen yaşam, ekilip, biçilmeyen verimli bir tarlanın boş durması gibidir. Düzenli uygulandığı zaman kişiyi, aşağıda belirtilen 5 engelleyici koşuldan özgürleştirir ve 5 olumlu özelliğin güçlenmesine olanak sağlar. 

Beş Engelleyici Koşul: Bedensel arzular-tembellik, uyuşukluk-kızgınlık, nefret, kin–endişe, stres-kuşkular 

Beş Olumlu Özellik: Kendine güven–erdem, bilgelik–enerji, gayret-derin düşünme, yoğunlaşma-farkındalık  

Farkındalık ise 4 adet özelliği denetler ve dengeler: Arzular-kuşkular-endişe-tembellik ve uyuşukluk 

Kendi kendimize karşı uyanık olmayı başarabiliriz. Bütünlüğümüzü kaybettiğimizi söyleyen sinyalleri tanımayı öğrenebiliriz. 

Namaste...