Euro 2020 dersleri

Euro 2020 dersleri

12 Temmuz 2021 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

İlhan İlmenöz

Geçen yaz pandemi nedeniyle yapılamayan Euro 2020 bir yıl gecikmeyle salgının gölgesinde yapıldı ve İtalya'nın zaferiyle sonuçlandı. 

"Football's coming home" (futbol evine dönüyor) sloganı ve şarkısıyla umutlanan İngilizler evlerinde büyük bir hayal kırıklığı yaşarken kupa "home" yerine Rome (Roma) yolunu tuttu. 

Türkiye ise daha yolun başında hepimize büyük bir şok yaşatarak 24 takımlı turnuvada Kuzey Makedonya ile birlikte en kötü futbolu oynayarak sıfır puanla devre dışı kaldı. Şenol Güneş'in elindeki yetenekli kadro bundan çok daha iyilerini yapacağı halde nedendir bilinmez Şenol Hoca'nın elinde kaybolup gitti. 

Umarım bu hale gelmemizin sorumluları bu turnuvadan gereken dersleri çıkaracaklardır.

Biz geçelim Euro 2020'nin bize öğrettiklerine; 

Her şeyden önce oyunun ana aktörlerinden olan hakemlere değinelim... Evet belki bazı maçlarda hata yaptılar ama kesinlikle art niyetli değillerdi. Hiçbirinin kafasında tilkiler dolaşmıyordu. Bizdeki gibi forma renklerine göre değil oyunu kurallarına göre yönetmeye çalıştılar. 

Mümkün olduğu kadar oyunu kesmemeye çalıştılar. Kendini yere atan, rol yapan oyunculara prim vermediler. Hoş, hakemleri aldatmaya yönelen çok fazla oyuncu olmadığı için bu anlamda çok zorluk çekmediler. VAR'a giden pozisyonlar dakikalarca incelenmedi, saniyeler içinde karar verildi. Kısaca hakemler futbolculardan rol çalmadılar.  

Hakemleri bir kenara koyarsak Euro 2020 bir kez daha gösterdi ki, futbol artık bizdeki gibi durarak, yan geri yan geri oynanmıyor. İspanya tiki takasının da modası geçti. Futbolu çabuk ve dikine oynayan, süratle rakip kaleye giden takımlar daha başarılı oluyor. Her şeyden önemlisi yetenekleri ve gücü sınırlı olsa da mücadele eden takımlar izleyene de zevk veriyor. 

Futbolda teknik ne kadar önemli de olsa günümüzde atletizm ön plana çıkıyor. Koşmayan, mücadele etmeyen futbolcuya günümüz futbolunda artık yer yok. Futbol artık basketbol gibi oynanıyor. Daha çabuk, daha temaslı, fiziki mücadeleye dayanan ve daha atletik oyuncularla daha sert oynanıyor. 

Bu anlamda yaşı kaç olursa olsun çalışan, kendine bakan, iş ahlakı olan ve sahada hakemin son düdüğüne kadar mücadele eden her futbolcu saygıyı hak ediyor. 

36 yaşındaki Chiellini ile 34 yaşındaki Bonucci İtalyan defansının göbeğinde geçilmez bir ikili oluşturuyorsa bu tesadüf olmamalı... Bizdeki çok bilmiş spor yorumcularına sorulsa her ikisi için de kim bilir neler derler? 

"Ben hayatımda İtalya'nın ısınması gibi bir ısınma görmedim. Senin maçta atacağın deparı onlar ısınma sırasında atıyor" diyen Şenol Güneş,  farkında olmadan İtalya'nın başarısı altında yatan gerçeği özetlemiş. Burada hocaya sorulması gereken soru ise "Niye biz de onlar gibi değiliz" olmalıydı. 

Teknik adamlarla ilgili bir not: 3-4-3 dizilişini tercih edenler artmaya başladı. Evet sayıların bu şekilde belki bir anlamı yok ama günümüz futbolunda kanat bekleri ve orta sahalar çok daha fazla önem kazanmaya başladı.  

Euro 2020 ile ilgili bir başka nokta da birden fazla ülkede yapılma saçmalığı... Bu şekilde bazı ülkeler binlerce kilometre yol kat ederken bazıları da hep evinde oynadı. Ayrıca 24 takım da çok fazla. 

Son olarak turnuvanın başından beri bu kupayı en çok hak eden takım bence İtalya idi ve hak ederek şampiyon oldular. Mancini’nin takımı o eski katı savunma yapan İtalyan takımlarına hiç benzemiyor. Finalde erken gol yemelerine rağmen İngiltere'yi kendi sahalarına hapsederek sürekli hücumu ve golü düşündüler. 

Tebrikler İtalya, tebrikler sinyor Mancini... 
 

Etiketler:  Futbol