Erdoğan-Büyük Petro karşılaştırması

Erdoğan-Büyük Petro karşılaştırması

14 Haziran 2022 Salı  |   MG Özel

Fuad Safarov, Moskova

Rusya Uluslararası Haber Ajansı Rossiya Segodnya'nın Genel Müdürü gazeteci Dmitriy Kiselyov, ünlü Çar 1. Petro ile karşılaştırdığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Osmanlı İmparatorluğu'nu yeniden kurması için çok çalışması gerektiğini söyledi. 

Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen hafta  Petro'yu övmesinin ardından devlet kanalı Rossiya-1'deki canlı yayın programında konuşan Kiselyov, Rus tarihinde “büyük” lakabıyla anılan ünlü çarın 350. doğum günü nedeniyle hazırladığı haberinde 18. yüzyıldaki Osmanlı-Rus savaşlarına da değindi. Çar'ın Rusya tarihinde önemli rol oynadığına işaret eden Rus gazeteci, "Büyük Petro, 2 imparatorlukla, güneyde Osmanlılarla, kuzeyde ise İsveç ile başarıyla savaştı. Her ikisi o dönemin güçlü devletleriydi" dedi. 

Büyük Petro'nun bu savaşlardaki başarısının yansımalarının günümüzde kadar sürdüğünü belirten Kiselyov, "Bugün İsveç, geri dönüşü olmayan bir şekilde güçlü devlet statüsünü kaybetmiş durumda. Erdoğan'ın ise Osmanlı İmparatorluğu'nu yeniden kurması için çok çok çalışması lazım. Geleceği tahmin etmek ise şimdilik zor" diye konuştu. 

Büyük Petro döneminde Osmanlı ve Rus imparatorlukları iki kez savaştı. 1686-1700 yılları arasındaki savaşta Rus birlikleri Kırım ve Osmanlılara ait Azak'a operasyon düzenledi. Rusya Kırım'da başarılı olamasa da Azak Kalesi'ni ele geçirmeyi başardı. Savaş 1700 yılında İstanbul'da imzalanan bir antlaşmayla sona erdi. Bu savaş aynı zamanda Rus donanmasının ilk büyük başarısıydı.  

1710-1711 yılları arasında iki ülke arasında Prut Savaşı yaşandı. Sadrazamlığa getirilen Baltacı Mehmet Paşa, 120 bin kişilik bir orduyla Tuna'yı geçerek Eflak'a girdi, Osmanlı donanması da Karadeniz'e açıldı. Osmanlı kuvvetleri, Rus birliklerini Prut Nehri kıyısında kuşattı. Büyük Petro'nun durumun zorluğunu Moskova'ya aktarması üzerine eşi Çariçe I. Katerina araya girerek Osmanlı Devleti'ne barış teklifinde bulundu. 22 Temmuz 1711'de taraflar arasında bir antlaşma yapıldı. Türk tarihindeki Baltacı-Katerina ilişkisine dair dedikodu bu savaş sırasında ortaya atıldı. 

Putin'in yanıtı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2003 yılı ortalarında Soçi'de Türk gazetecilerle görüşürken dönemin Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün Baltacı-Katerina ilişkisini sorması üzerine şunları söylemişti:

"Bizde bu olay başka türlü biliniyor. Rus ordusu kuşatma altındayken, Katerina kuşatmayı yönetene rüşvet vermiş. Tüm kadınların takılarını zorla toplatmış, kendi mücevherleriyle birlikte paşaya rüşvet olarak vermiş. Böylece Türk kuvvetleri Rus askerlerini savaşmadan serbest bırakmış. Bu olaydan sonra Petro, özel olarak kadın nişanı çıkartmış. Adını da ‘Kutsal Katerina’ koymuş. Petro Moskova’ya döndüğünde ilk eşini manastıra sürgüne gönderip, Katerina’yı kendisine eş olarak aldı."

 

 

Yenilikçi çar

Türkiye'de "Deli Petro" diye anılsa da, bu unvanı "gözü pek, çılgın ve delişmen" projeleri-reformlarına atfen verilen genç Rus Çarı I. Pyotr ya da Petro (Büyük Petro) bundan 325 yıl önce, 1697 yazının sonunda, bilgisini ve görgüsünü arttırmak için iki yıl sürecek bir Avrupa turuna çıktı ve dönüşte ülkeye pek çok yenilik getirdi.  

Genç çar bununla da kalmadı, şikayetlere kulak asmadan tebaasını bu yenilikleri kabule zorladı. Rusya'nın yüzünü "gelişmiş Batı"ya çeviren Petro'nun Amsterdam, Viyana ve diğer Avrupa şehirlerinden getirdiği ve yer yer Türkiye'nin modernleşme çabalarını akla getiren bazı yenilikler şöyle: 

1. Giyim-kuşamda Avrupa modası 

Petro'nun en bilinen reformlarından biri "boyar" tabir edilen Rus soyluları Avrupalı gibi giyinmeye ve sakallarını tıraş etmeye zorlaması. Çarın toplantılar ve balolar sırasında bazı boyarların sakalını bizzat kestiği rivayet edilir. Sakalını kesmemekte direnenlerden alınan "sakal vergisi" de cabası. 

2. Modern takvim 

Rusya 1700 yılına kadar, ülkeye Bizans üzerinden gelen takvim sistemini kullanıyordu ve yeni yıl 1 Mart'ta başlıyordu. Petro Avrupa ülkeleri ile bu ayrılığı saçma bularak yılbaşını 1 Mart'tan 1 Ocak'a, yılı da 7207'den 1700'e çekti. 

3. Medya 

Rusya'da ilk gazete Petro döneminde, 1703 yılında çıktı. Hollandalıların basın endüstrisinden etkilenen Çar insanların etrafındaki olaylar hakkında bilgi sahibi olmasının önemli olduğunu düşünüyordu. Vedomosti (Havadisler) adı verilen ilk gazete 2-7 sayfa arasındaydı. Petro için Rusya'nın ilk medya patronu demek yanlış olmaz. 

4. Nüfus sayımı 

Süregelen İsveç ve Osmanlı harpleri, Petersburg'un inşası Petro Rusya'sının hazinesini zorlayan büyük olaylardandı. Çar durumla baş etmek için mali sistemi reformdan geçirmeye karar verdi. Vergi sistemini değiştirerek ülkedeki her erkeğin devlete 70 kopek( kuruş) ödemesini şart koştu. Ancak bunu etkin bir biçimde uygulayabilmek için nüfusu saymak gerekliydi. Böylece Petro Rus tarihindeki ilk nüfus sayımını gerçekleştirdi. Tarihçilere göre, 1715 yılında Rusya topraklarında 12 milyon kişi yaşıyordu. 

5. Yeni gıda ürünleri 

Bugün Rusya'da insanların en çok tükettiği gıda ürünlerinden biri ayçiçek yağında kızartılmış patates. Hem ayçiçeğini hem de patatesi Rusya'ya ilk getiren ise Çar Petro. 16. yüzyılda Avrupa'ya ulaşan Amerika kıtası menşeili bu ürünler iki yüz yıl sonra da Rusya topraklarına ayak bastı. 

Ancak patatesin nasıl tüketilmesi gerektiğini bilmeyen Rus köylüler sık sık bu ürünün yapraklarını yiyerek kendilerini zehirlediler. Hatta bu nedenle köylüler sebzeye "şeytan elması" adını takmıştı.  19. yüzyılda Rus halkının patates yumrusuyla barışmasıyla birlikte bu sebze halkın "ikinci ekmeği" haline geldi.

Etiketler:  Rusya