Enerji merkezleri: Çakralar

Enerji merkezleri: Çakralar

20 Haziran 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

Kozmik enerji, bedende sürekli akış halindedir. Bu akışta enerji, bedenimizde belli noktalarda toplanır. Çakralar enerjilerin bedenimizde toplandığı yerlerdir, enerji merkezleridir. 

"Enerji gölü" diyebileceğimiz her çakranın bir amacı vardır. Duygusal çer çöp yüzünden akışları sekteye uğrayabilir. Bir engel ile kısıtlanmamışsa akar, akar, akar… 

Çakralar ile en sevdiğim tanım şu şekildedir:  

"Çakra 'tekerlek' veya 'dönme' anlamına gelir. Çakra, enerji üreten ve depolama yapan bir güç merkezi gibi çalışır ve bu noktalarda kozmostan gelen enerji daha güçlü bir şekilde çekilir. Bir küvetin drenajı çakraların nasıl çalıştığını göstermek için kullanılabilir. Tıpa, su dolu bir küvetten çıkarıldığında su drenaj borusuna emilir ve dönen su bir girdap oluşturur. Çakra böyle çalışır. Suyun bir drenaj borusuna çekilmesiyle aynı şekilde, kozmik enerji dairesel bir hareketle çakralara çekilir ve bir sonraki kesişme noktasına doğru yönlendirilir. Bu kozmik enerji, ruhsal ve karmik duyarlılığımıza göre duygu, düşünce ve niteliklerimizi etkiler ve yönlendirir." 

İnsan vücudunda üç tür ana enerji merkezi vardır: 

• Alt, hayvani enerji; hayvansal evrimsel köklerimizi gösteren “Pashuchakras” pelvik, cinsel ve karın bölgesinde bulunur. Bu ana enerji merkezinde konumlanmış ilk üç seviyede enerji sürekli bir hayvan gibi yaşanıyor.  

• İnsani enerji; “Virachakras” omurga boyunca uzanır. Dönüşüm burada yaşanıyor. Buraya yükselen enerji ile hiçbir hayvanın sahip olamayacağı bilinç seviyesinde tanımlanıyoruz.  

• İlahi enerji; “Daivikachakras” omurganın üst kısmı ile başın tacı arasında daha yüksekte yaşanıyor. Meditasyon ve “Kriyā” pratiğinin amacı bu çakraya enerjiyi çekebilmek ve uyanabilmektir. 

Beynin evrimleşmesinin de üç katmanlı olduğunu biliyor muydunuz? Alt beyin ( Sürüngen-ilkel beyin ), orta beyin (Eski memeli beyni-duygusal beyin ), üst beyin ( Yeni memeli beyni-Akılcı beyin.) Gelişim ve psikoloji de bu evrimleşmiş üç katmadan mutlaka geçiyor ve yaşamında üçünün bir sentezini kuruyor. Artık hangisi daha baskınsa bir toplumda, kabilede, ailede o bilinç seviyesinde yaşıyoruz. Carl Jung, eski gelenekleri inceledikten sonra, "Bu insanlar bizden çok ilerideler. Batı'da biz hâlâ 3. çakradayız” yorumunda bulunmuş.  

Bazı kaynaklarda bu üç ana enerji merkezine dağılmış olarak 7, 8 veya 10 çakra tanımlanır. Ancak en bilinen 7 çakradır. Bunlar; kök merkezi, cinsel merkez, göbek merkezi, kalp merkezi, boğan merkezi, kaş merkezi ve taç merkezidir. Önümüzdeki haftalarda her birini tek tek ele alacağız. 

Antik Doğu geleneklerinde, bedenimizdeki her çakra, karşılık gelen bir sembole, mantra ve renge ve karşılık gelen bir elemente, açmış lotusa, hayvana ve tanrısallığa sahiptir. Bu sembolik görüntüler her çakranın niteliklerini göstermektedir. Bu tür semboller, çakraların çeşitli özelliklerini meditasyonda keşfetmemize ve sezgisel olarak hissetmemize yardımcı oluyor.  

Bu bağlamda ömrünü bu mistik inanışlara adamış, Joseph Campbell yorumu ile çakralar konusunda bir açılım yapmak isterim. Joseph Campell, karşılaştırmalı mitoloji ve  din alanındaki çalışmaları ile tanınan bir Amerikalı eğitmen, yazar ve konuşmacıydı. Dünyadaki kültürlerin, mitlerini ve efsanelerini araştırarak hayatını geçirdi. Dünyadaki tüm dinlerin, bütün ritüellerin ve tanrıların, “bilinmeyen” aynı aşkın gerçeğin “maskeleri” olduğuna inanıyordu.  

Joseph Campbell, Carl Jung çalışmalarına büyük ölçüde bağlıydı. Ancak, Columbia Üniversitesi'nde genç bir öğrenci iken, mitolog Heinrich Zimmer öğretmeniydi. Campbell, Jung'un yorumlayıcı tekniklerinden ilham alarak başladığı çalışmalarına, Zimmer' ın doğrudan dünya mitolojisinden inançları yorumladığı öğretisine ağırlık vererek devam etmiştir. 

Joseph Campbell “Mythos” serisi sunumunda bu kozmik enerjiyi ezoterik bir şekilde şöyle tanımlıyor: 

“'Kundalini” kelimesi 'Kunda' dan geliyor. “Kunda demek kendi etrafında dönmüş demektir (spiral bir dönüşü tasvir ediyor ). İma ettiği şey 3-5 kez erkek cinsel organı etrafında dönen dişi yılandır. Yılanın başı, eril organın tümseğini kapattığı sürece hâlâ o kişinin bilinci uyanmamıştır.  Yoginin amacı o “kundalini” yılanını uyandırıp omurgadan enerjiyi yükseltebilmektir. 

Enerji her zaman dişildir (Shakti), potansiyel her zaman erildir (Shiva). Enerji adım adım çakralardan yükseldikçe kişinin psişisi dönüşüyor.  

Kozmik enerji sürekli etrafımızda, bize ve bizim aracılığımıza akıyor. Ancak normal günlük bilincimizle bu enerji akışını fark etmeyiz. Bu nedenle, onu kullanamıyoruz veya saklayamıyoruz. 

Namaste...