'Dupont ve Dupond gibi bağlılar'

'Dupont ve Dupond gibi bağlılar'

12 Kasım 2020 Perşembe  |   Günlük

“Rusya ve Türkiye kazançlı çıktı...” Batı basınında Dağlık Karabağ anlaşmasının ardından yapılan yorumlarda genelde bu tespit ön plana çıkarıldı. İsviçre’nin Fransızca yayınlanan saygın gazetelerinden Le Temps, Trump'ın halefi Biden’ın hakkından gelmek için uğraşırken Kafkasya’daki kriz için hiçbir şey yapmadığını vurgulayarak, "Rusya ve Türkiye bu oyunu kazandı ve Batı'nın aleyhine, geleceğin diplomatik manzarasını resmetmeye devam ediyor” diye yazdı. 

Gazete, iki ülke liderinin “ayrılmaz hale gelen iş birliğini” ünlü çizgi roman serisi Tenten’in Maceraları’ndaki dedektifler Dupont ve Dupond’a benzetti. Yazıda, "Rusya ve Türkiye mi? Bir tür Dupont ve Dupond jeopolitiği var. İki ülke neredeyse ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlı hale geldi. Evet, çoğu zaman zıt kamplarda yer alıyorlar ama iki liderin ortak bir yanı var: Batı'yı giderek daha fazla reddediyor olmaları” denildi. 

Yazının devamında, "Güney Kafkasya, bu iki ülke için Washington veya Paris'ten çok daha "doğal” ve tarihsel eylem alanı, bunu anladık” vurgusu yapıldı.  

The Independent (İngiltere) gazetesi ise, "Bu anlaşma, savaş alanında hatırı sayılır başarılar elde etmeyi başaran Bakü için önemli bir zaferdir. Bu, son yıllarda yeri doldurulamaz bir küresel diplomatik güç statüsünü yeniden sağlamaya çalışan Kremlin için bir başka önemli diplomatik zaferdir. Ancak bu anlaşma Ermenistan için bir yenilgidir ve halk ayaklanmasıyla iktidara gelen Paşinyan'ın siyasi kariyerine son verebilir. Bakü'nün ana destekçisi olan Türkiye de bu anlaşmayı zaferi sayacak ve bölgedeki konumunu güçlendirecek. Ankara uzun zamandır Rusya, ABD ve Fransa ile birlikte Dağlık Karabağ müzakere masasında bir yer hayal ediyordu” diye yazdı.  

The Times (İngiltere) ise yorumunda, "Türkiye, 90'lı yıllarda Dağlık Karabağ konusundaki ilk çatışmada Azerbaycan'ı da destekledi, ancak o zaman yardımının çapı sınırlıydı. Ancak bu kez Türk yapımı dronlar, Ankara'nın dengeyi bozmaya çalıştığı her yerde olduğu gibi Azerbaycan'ın ana silahı oldu. Türkiye, İHA'larını Suriyeli isyancılara yardım etmek, Irak'taki Kürt milislere karşı ve Rusya destekli güçlere karşı savaşan Trablus'taki Libya hükümetini desteklemek için konuşlandırdı. Türk insansız hava araçları yalnızca önemli bir askeri varlık değil, aynı zamanda hayati bir dış politika aracıdır” dedi.

Rus basını da, Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ'da Eylül ayı sonundan beri devam eden çatışmalara son veren anlaşmaya geniş yer verdi. 

Moskovsky Komsomolets gazetesi, "Rusya Karabağ'ı katliamdan kurtardı ama Ermenistan buna gereken değeri vermiyor" başlıklı başyazısında, "Rusya, askerlerimizin hayatına mal olabilecek büyük bir potansiyel bedel ödeme sorumluluğu üstelenerek Dağlık Karabağ'da feci bir katliamı önledi… Büyük bir gücün rolü sadece hoş şeyler içermiyor. Bu statüyü korumak için düzenli bir şekilde yüksek bedeller ödemek gerekiyor. Barış gücünü Karabağ'a göndererek Rusya bu amaç uğruna bir bedel daha ödüyor" ifadelerini kullandı. 

Nezavisimaya Gazeta ise Karabağ'daki üçlü anlaşmaya ilişkin olarak askeri uzman Albay Aleksander Jilin'in "Türkiye'nin stratejik çıkarlarıyla tamamen örtüşüyor" değerlendirmesine yer verdi: 

Jilin, "Erdoğan Güney Kafkasya'yı kazandı (şimdilik sadece Güney Kafkasya)… Bir kez daha ağır bir küçük düşürme karşısında sessiz kalmış ve askeri helikopterinin düşürülmesi ve pilotlarının ölümü karşısında misilleme bile yapmamış olan Rusya, Erdoğan'ın koşullarıyla anlaşma imzalayarak onun karşısında ağır bir itibar kaybına uğramıştır… Bu durum, Kafkasya'nın bir bütün olarak kaybına, ve bunun yakın bir gelecekte sadece onunla da kalmamasına yol açabilir. Rusya'nın varsayımsal olarak bile bir tek müttefiki kalmadı" ifadelerini kullanıyor.

(TürkRus.Com, BBC Türkçe)

Etiketler:  Kafkasya Rusya