Donbass’taki son gerginliğin merkezinde

Donbass’taki son gerginliğin merkezinde

21 Kasım 2021 Pazar  |   Köşe Yazıları

Okay Deprem, Telmanova 

Ukrayna’nın güneydoğusundaki Donbass bölgesinde savaş sekizinci yılında da devam ediyor. 2014 yılının başlarında Kiev’de aşırı sağcı güçler ile Avrupa-Amerika yanlılarının iktidarı ele geçirmeleri sonrasında ülkede olaylar önce Kırım’a sıçramış ardından da bahar aylarında Donetsk ve Lugansk eyaletlerinde savaş patlak vermişti.

Ukrayna Ordusu’nun her iki eyalete de sert askeri müdahalesi sonrasında ordu ile yerel direniş grupları ve düzensiz halk milisleri arasında aylar süren çarpışmalar sonucu resmi rakamlara göre en az on beş bin insan hayatını kaybetmiş, on binlercesi de yaralanıp sakat kalmıştı. Çatışmaları bir an önce durdurmak sonra da taraflar (Kiev yönetimi ile Donbass’ın savaş sürecinde oluşan tek taraflı bağımsız yapıları olan Lugansk ve Donetsk Halk Cumhuriyetleri (LNR - DNR) arasında önce 2014’ün eylül ayında, ardından da 2015’in şubat ayında Belarus’un başkenti Minsk’te iki ateşkes antlaşması imzalanmıştı. Özellikle 2. Minsk Protokolü; ateşkes sonrasında bölgenin normalleşme sürecine dair her iki tarafın yükümlülük ve sorumluluklarını ayrıntılı şekilde formüle etmiş, olası barış sürecinin uzun süreli yol haritasını maddelendirmişti. 

İkinci yani en sonki Minsk Anlaşması’nın üzerinden yıllar geçerken; bilhassa geçtiğimiz yıl ile bu sene Ukrayna Hükümeti Minsk Sözleşmesi’nin ilk sıralarda gelen ve en hayati maddelerine her geçen gün daha az riayet ederken, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri (VSU) de, son aylarda Donbass’ın "de facto" (fiili) otonom bölgelerine dönük saldırılarını iyiden iyiye arttırmış durumda. VSU, bu yıl içinde; Minsk-II’nin en başta gelen maddelerince ilan edilen ve taraflar arasında 30 km. genişliğe kadar çıkan tarafsız “Gri Bölge” içerisinde kalan irili ufaklı yerleşim yerlerini tek taraflı olarak işgal etmeye başlamıştı. Bu durum hemen hemen tüm objektif gözlemci ve analizcilerce Minsk sürecinin fiilen ortadan kalktığına işaret olarak yorumlanmıştı. Dahası, gene ilgili anlaşmanın alakalı maddelerinden birisi uyarınca DNR-LNR ile Ukrayna’yı ayırmakta olan ve uzunluğu yüzlerce km’yi bulan sınır hattı üzerindeki Gri Bölge’de ağır silahların bulundurulması ve askeri uçakların faaliyetleri de yasaklanmıştı.  

Tüm bunlar ortadayken VSU geride bıraktığımız ayın sonların doğru; söz konusu tarafsız bölge sınırları içerisinde yer alan bir köyü daha ciddi ağır silahları sahaya sürmek suretiyle gasp etti. Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin (DNR) Dnepropetrovsk Eyaleti yönünde yani batı cephesinde bulunan Telmanova İlçesi’nin dâhilindeki “Staromaryevka” ismindeki 180 nüfuslu köy 26-27 Ekim tarihlerinde Kiev Rejimi’ne bağlı askeri güçler tarafından ele geçirilirken, Ukrayna devletinin bir süre önce Türkiye’den satın aldığı Bayraktar firması tarafından üretilen silahlı insansız hava araçları (SİHA) da ilk kez burada denenmiş, üstelik DNR Ordusu’na ait büyükçe bir havan topu da bu araçlardan birisince imha edilmişti. Önceki günlerde Rusya Devlet Başkanı Putin, Bayraktar tipindeki araçların da Minsk’e göre bölgede, hele hele tarafsız tampon sahada kullanılmasının yasak olduğuna dikkat çekmişti. Öte yandan VSU Staromaryevka’yı zapt ederken, Telmanova’nın merkezine doğru da uzun menzilli top ve roket atışlarında bulunmuştu. Biz de, Donetsk’ten 75-80 km. mesafedeki Telmanova İlçesi’ne bizzat gitmek kaydıyla hem bölgede bazı çekimler yaptık, hem de olay gecesi, yani Ukrayna birliklerinin karşı saldırıya geçtikleri saatlerde açtıkları ateş sonucu evi mermilerin hedefi olup isabet alan yaşlıca bir adam ile konuştuk. Yaklaşık elli yıldır Telmanova’da yaşamakta olan 76 yaşındaki Viktor Alekseyeviç bize hadisenin öncesini, sonrasını ve de genel durumu olduğu kadar, savaş sürecinin henüz başlarında yine hanesine dönük benzer saldırıyı da anlattı.