Dikkat: 'Kayıp aranıyor!'

Dikkat: 'Kayıp aranıyor!'

10 Nisan 2021 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray ligde son haftalara girilirken ligde şampiyonluk iddiasını devam ettirebilmek adına Karagümrük maçından mutlak suretle üç puanla ayrılmalıydı. Takımdaki eksiklerin oluşu, ritmin düşmesine sebep olurken alınan bu ağır yaranın sonraki haftalara da yansıyacağını düşünüyorum. Maçın derin taktik analizi ile beraber, yanlışlar ve doğruların yer aldığı bir yazı olacak. Gelin, Karagümrükspor ile Galatasaray’ı bir değerlendirelim... 

Francesco Farioli’nin gelişi ile beraber takımın çehresinin değiştiği aşikâr. Takımda yer bulamayan isimlerin ilk 11’e monte edilmesi, doğru taktiğin takıma oturmuş olması oyuna yansımış diye düşünüyorum. İki tane "çok" önemli oyuncunun olmamasına rağmen aynı oyunu oynamak, doğru olan hamlelerdendi. Maçın başlama düdüğü ile beraber, takım savunmasına iyi yapan klasik 4-1-4-1 varyasyonunda Bertolacci’nin alan daraltması ile Emre Akbaba’nın ileri çıkışlarını engelleyen Karagümrük, Biglia olmayınca hücum varyasyonunu tamamen kanatlara çevirmiş. 

Zaman zaman tempo düşürerek, oyunu kendi lehine çeviren kırmızı-siyahlı ekibin, uzun toplar ile Ndao’nun arkaya kaçışlarını iyi değerlendirdiğini düşünüyorum. Takımın genel olarak Galatasaray’a nazaran ilk yarı boyunca daha önde oynadığını, öz güveninin yüksek olduğunu gördüm. Akıllı oyun ile Onyekuru’nun olmayışı ile ileri gidemeyen Galatasaray’ın geçiş oyununda yaşadığı sorunu bir an evvel çözmesi gerekiyor. 

Takımın üstünde bir "psikolojik baskı" var. Hırsını, maç özlemini kaybetmiş olan bir Galatasaray gördüm. Mustafa Muhammed’e ilk yarıda çok az top atıldı. Galatasaray’ın acilen ilk beş haftadaki formatına dönmesi gerekiyor. Analiz edilecek çok bir pozisyon yok. Eski formata dönmek gerekiyor. 

Genel olarak ilk yarı adına her şey Karagümrük'ün istediği gibi gitti. Oyuna zaman zaman beklerini kattı, orta sahada top yumuşattı. Haddini bildi ama korkmadan oynadı. Son vuruşlarda biraz daha becerikli olsalardı içeri önde de girebilirlerdi. Bu formatın ikinci yarıda da devam edeceğini düşünüyordum. Galatasaray adına, sahaya çıkan oyuncuların, özellikle kenar oyuncularının biraz daha içeri girmesi gerekiyordu. Gedson Fernandes daha ne yapmalı? Yarı boyunca her yere yetişmeye çalıştığından, oyunu serbest olarak oynayamadı. Bu denli yalnız kalmasaydı üçüncü bölgede daha farklı bir takım izleyebilirdik. Muhammed denese de, tek başına her şeyi yapamadı. 

İkinci yarıda Galatasaray’ın daha farklı bir formatla oynayacağını düşünüyor, daha baskılı bir oyun bekliyordum. Bu noktada Karagümrük ilk yarıda oynadığı oyundan çok farklı bir formatta açık bir oyun sergiledi. Özellikle topu çok hızlı bir şekilde geri almaları, normal oyunlarını daha rahat oynamalarını sağladı. Açık oyunda bulunan 28 gol var. Bu çok ciddi bir rakam. Demek oluyor ki, bulunan gollerin %60’ı bu şekilde gelmiş. Yarı başlangıcından itibaren daha sert bir ikinci bölge ile rakibi karşılayan Karagümrükspor’a Farioli, kadro kalitesini hatırlatmış. Görünen o ki, adından fazlaca söz ettirecek. 

Galatasaray adına birkaç temel değişiklik ve taktik değişimi bekledim. Oyunu daha ileride oynamak için 4-2-4 taktiğine dönüp, Feghouli ve Emre Kılınç’ın oyuna girmesi takımın topu rakip yarı sahada oynamasını sağlayacaktır diye düşünüyorum. Süre geçtikçe takımın "maç gidiyor" düşüncesi sahada olan futbolcuları mental olarak oyundan düşürdü. Onyekuru’dan yoksun iken onun gibi sprinter bir oyuncunun takıma dahil olarak tek paslar ile Muhammed’in oyun içi durumunu daha da aktifleştirmesi, kaleye atılan şut konusunda rakibi strese sokabilirdi. Galatasaray, son haftalarda maç boyu oynaması gereken oyunu golü kalesinde gördükten sonra sahaya yansıtıyor.

Ndao’nun Karagümrük adına en skorer oyuncu olması, oyunu bir on numara gibi yönlendirmesi deplasmanda oynanan müsabakalar için biçilmiş kaftan. İlk yarıdaki denemelerinin meyvesini çok iyi bir zamanda aldı. Hocanın İtalyan oluşu, defansif anlayışın daha bir başka seviyede olmasına yol açtı. Yaşanılan konsantrasyon kaybı ile gelen gol olmasa Karagümrük çok rahat bir şekilde oyunu kilitleyebilirdi. Golden önce gelen Lens–Salibur değişikliği o kanada dinamizm getirince Karagümrük, topu ileride daha rahat bir şekilde tutarak golü buldu. Bu tarz taktiksel değişiklikleri seviyorum...

Galatasaray için bulunan golden sonra değişikliklerin hemen gelmesi ve çift forvete dönülmesi gerekiyordu. Hemen hemen her Galatasaray analizimde "Kerem Aktürkoğlu" diyorum... Bu çocuğun klası çok başka, ben kenarda olsam Babel’i ileri atar, Kerem’i köşeye atar, Feghouli’ye de "10 numara" pozisyonunu  emanet ederdim. Bu hamleler gecikmese, kırmızı kart pozisyonu da yaşanmayabilirdi. Genel olarak Galatasaray’ın "psikolojik" atmosferi lig sonuna kadar kaybettiği bir akşam oldu. Karagümrük, iyi yolda....  Sezon sonunda başka bir yerde olacaklarını düşünüyorum.

Sizce, bu iki takım lig sonunda nerede olacak?..

Etiketler:  Futbol