Derbide gülen Fenerbahçe

Derbide gülen Fenerbahçe

11 Nisan 2022 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Süper Lig’in merakla beklenen taraflı tarafsız herkesin soluksuz izlediği, Türkiye’nin en büyük derbilerinden biri olan Fenerbahçe – Galatasaray maçı için herkes bir hafta öncesinden konuşmaya başlar. Her iki takımın da form durumu göz önünde bulundurulduğunda Fenerbahçe’nin saha avantajı ile beraber favori olduğunu düşünüyor olsam da, Galatasaray’dan bu kadar silik bir oyun beklemiyordum. Bu güzel müsabakanın önemli anlarını, kısa kısa notlar halinde değerlendirelim…

Maçlardan önce detaylı analiz çıkarmayı çok seviyorum. Fenerbahçe’nin İsmail Kartal ile girdiği bir yolculuk var. İsmail hoca, klasik 4-2-3-1 sistemini alışılmışın dışında oynatıyor. Temel hedef, ikinci bölgede topu kısa sürede alarak ani bir şekilde hücuma kalkmak. Fenerbahçe, ilk çeyrekte bunu rakibine çok iyi yaptı. Torrent, geriden oyun kurulumunu Galatasaray’da yavaş yavaş oturtuyor. Bu durumu iç sahadaki maçlarda daha net bir şekilde görebiliyoruz lakin, bu maç için oyunu başlatan iTaylan’a yapılan baskı buna engel oldu diye düşünüyorum. Bunu kısa sürede çözen Torrent ise, oyunu Marcao ile Aanholt tarafından kurmaya çalıştı lakin, Osayi’nin yaptığın alan baskısından ötürü, Galatasaray istediği sistemde oyunu kuramadı.

İki takımın da bir süre için fazla kontrollü oynadığını düşünüyorum. Maç, taktik savaşından çok, gol görmeme savaşına dönünce her iki takımın da bir süre olağan oyununu izleyemedik. Oyunu kontrol eden tarafın Fenerbahçe olduğunu söylemeliyim. Galatasaray, geriden oyunu kurarken geçiş bloğunu çok iyi kullanıyor. Bu noktada ikinci bölgeden direkt olarak Kerem’e aktarılan toplar ile ceza sahasına inen sarı-kırmızılılar, bu konuda pek etkili değildi. Berkan’ın çizgiye kayarak alana girmesiyle denemeler yapan Galatasaray, ilk yarı özelinde, bunu başaramadı. Fenerbahçe’nin son maçlarında, dar alanda kurulan üçgenler ile ceza sahasına indiğini fark etmiştim. İsmail Kartal, aynı şekilde golü buldu. Savunma bloğunda Taylan’ın hatası olduğu görüşündeyim. Rakibini doğru yerde karşılayamadı. 

Ben olsam ikinci yarıya Cicaldau–Pulgar, Taylan–Morutan değişikliği ile başlar, Pulgar’ı çakılı 6, Morutan’ı ise 8 numaraya yakın oynatırdım. Maç boyu, Galatasaray için eksik olan şey, dikine oyunda sertliği sağlayamamak oldu. Özellikle ikinci yarının, ilk yirmi dakikasında Galatasaray’ın oyun üstünlüğünü eline aldığını söylemeliyim. Bu noktada, Gomis’e doğru servisler yapılmadı. Pozisyonu bol bir derbi izlemedik ancak, oyunu genel hatlarıyla ‘’daha doğru’’ oynayan taraf, Fenerbahçe oldu. Temponun artmaması, ev sahibi ekibin ekmeğine yağ sürdü diye düşünüyorum.

Torrent’in değişikliklerde geç kalması sorgulanabilir detay. Her iki takım için de sezonun sonu yaklaşırken, sarı-lacivetliler, İsmail Kartal ile doğru oyun karakterini oturttu. Yeni sezonda bence devam edilmeli. Galatasaray ise, önümüzdeki sezon için yepyeni bir sürecin içine girecek. Ek olarak, uzun süre sonra tansiyonun normal seviyede arttığı bir maçı geride bıraktık. Hakeme çok fazla deyinmeyi sevmesem de Fenerbahçe’nin ikinci golü öncesinde Taylan’a yapılan hareketin faul olduğunu düşünüyorum. Faul verilseydi, sonuç farklı olur muydu, sorusu benim için hâlâ soru işareti olsa da kurallar doğru uygulanmalı.

Peki sizce, bu güzide iki camia, sezonu nerede tamamlayacak?..

Etiketler:  Futbol