Danıştay'dan turkuaz basın kartı kararı

Danıştay'dan turkuaz basın kartı kararı

18 Aralık 2021 Cumartesi  |   iyi

Danıştay 10. Daire, basın meslek örgütlerinden üçünün gazetecilerin turkuaz basın kartı almasını zorlaştıran hükümlerin iptali için açtığı davada karar verdi. Danıştay, Basın Kartı Yönetmeliği’nin yürütmesini oy çokluğuyla aldığı kararla durdurdu. 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, gazetecilerin turkuaz basın kartı almasını düzenleyen Basın Kartı Yönetmeliği’nde değişiklik yapmıştı. 

Yönetmelik değişikliğiyle “sigorta primlerinin çalışma mevzuatı esaslarına uygun olarak yatırılmış olması” ibaresinin yerine “mücbir sebepler dışında bir aydan fazla olmamak üzere ara vermeden çalışması” ibaresinin yanında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, üyesi olmak veya yardım etmek”, “hedef gösterme, teşvik etme, meşru gösterme, övme”, “Taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlar sergilemek suretiyle basın meslek onurunu zedeleyecek şekilde faaliyette bulunması” gibi ifadeler eklenmişti. 

Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (FMD) ; bu değişikliğin basın kartı verilmesinde “keyfiyete yol açtığını” ve “hukuka aykırı olduğunu” ileri sürerek, yönetmelikteki 11 maddesi ile İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin bir bendinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştay’da dava açtı. 

Danıştay’a savunma veren Cumhurbaşkanlığı İletişim Bakanlığı, “Belli bazı suçlardan hüküm giymiş kişilerin kartı alamaması işin tabiatı. Basın kartı sahibinin ara vermeksizin çalışması gerek. İşsizlik durumunda serbest basın kartı düzenleniyor, dolayısıyla işsizlik durumunda doğrudan basın kartının iptalinin söz konusu değil” savunmasını verdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına da işaret eden İletişim Başkanlığı’nın savunması şöyle: 

“Haberlerde ve olayların yorumunda gerçeklerden saptırma, çarpıtma veya kısaltma yoluyla amaçlı olarak ayrılınamaz. Doğruluğu kuşku uyandırabilen ve araştırılması gazetecilik imkânları içinde bulunan haberler, araştırılıp doğruluğuna emin olunmadan yayınlanamaz. AİHM kararlarında da gazetecilik görevi yerine getirilirken gazetecilik etiği ilkelerine dikkat edilmesi gerek.” 

Danıştay 10. Daire, yönetmelik değişikliğinin yürütmesini ikiye karşı üç oy ile durdurdu. 

Danıştay 10. Daire Başkanı Yılmaz Akçil ve üye Hamdi Şenler ise karşı oy kullandı. Daire’nin aldığı yürütmeyi durdurma kararında İletişim Başkanlığı’nın basın kartını kimlere verileceğini düzenleme yetkisi olmadığı şu şekilde ifade edildi: 

“14 sayılı İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin (k) bendinde, ‘Basın-yayın kuruluşu mensuplarına basın kartı düzenlemek, Basın Kartı Komisyonunun sekretarya faaliyetlerini yürütmek’ hükmüne yer verilerek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına basın kartı ile ilgili olarak sadece basın-yayın kuruluşu mensuplarına basın kartı düzenleme yetkisi verildiği, basın kartının kimlere verileceğinin ve hangi hallerde basın kartının iptali gerekeceğinin belirlenmesi konusunda bir yetkiye yer verilmediği görülmektedir. Anayasanın 13. maddesi ve 26. maddesinin 4. fıkrası gereğince, bu belirlemelerin bizzat kanunla yapılması gerektiği aşikardır. Bu nedenle, basın kartının kazanılması ve iptaline ilişkin hükümlerin idarenin keyfiliğine izin vermeyecek şekilde sadece kanunla düzenlenebileceği, kanun dışında yönetmelik ve diğer alt düzenleyici işlemlerle bu konuda düzenleme yapılmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.”

(Medyatava)