Çok kültürlü dilimiz: Anadolu Türkçesi

Çok kültürlü dilimiz: Anadolu Türkçesi

4 Ocak 2021 Pazartesi  |   Serbest Kürsü

Halil Ocaklı (halilocakli@yahoo.com)

Anadolu'da konuşulan Türkçenin çok kültürlü bir söz dağarcığını özümsemiş olması, coğrafi konumunun doğal bir sonucu olarak görülebilir. Erken çağlarda popüler bir kıtalararası geçiş yolu olan Anadolu'nun, dil rezervinin de çok kültürlü olması beklenen bir durumdur. 

Anadolu Türkçesinin güncel fotoğrafı, bu güzel vatanın birçok farklı sosyal ve kültürel katman için, tarihsel bir kaynaşma potası olduğu gerçeğini ortaya koymakta. Burası, tek seslileştirme çabalarına karşın, binlerce yıldan bu yana yüzlerce topluluğun iç içe geçmeyi sürdürdüğü bir uygarlıklar beşiğidir.  

Anadolu kültür birikimine katkı sağlamış ve sağlayan tüm unsurları kucaklamayı öğrenme zamanı geldi. Mono kültürlü olmamız istense de, ne dilde ne de dil dışı alanlarda artık bunu başarabiliriz. Başka dillerden söz ya da yapısal niteliklerin ödünçlenmiş olması, Türkçenin zayıflığını değil zenginleşmişliğini gösterir.  

Türkçe bilen herkes aşağıdaki cümleyi kolayca anlayabilir ama sözler gerçekte ne kadar Türkçe? Bakalım hangi söz hangi dilden alıntılanmış: 

"Salaş lokantanın kibar garsonu, plajdaki müşterilerine megafonla anons yapıyordu: Dikkat dikkat, akşamki Fenerbahçe-Galatasaray maçı restoranımızda saat 20:00'de dev ekranda. Teşrifinizi bekliyoruz efendim."

 



Yukarıdaki metinde bulunan 23 sözcükten yalnızca 3 tanesi Türkçedir: Yapmak, 20:00'de ve beklemek. Diğer 20 sözcük Türkçe değil ve bunda hiçbir sakınca yoktur. Tersine, bu durum Anadolu'nun geçmişini iyi bilenler tarafından bir kazanım olarak kabul edilir. (Fenerbahçe ve Galatasaray ikişer kelime olarak değerlendirilmiştir)

Listede görülen 24 sözcük içinde 6 Fransızca, 5 Arapça, 4 Farsça, 2 Rumca kökene sahip sözcük bulunuyor. Ayrıca Macarca, İtalyanca hatta Keltçeden bile sözler ödünçlemişiz.  

Burası ne Asya ne de Orta Doğu, burası uygarlıklar diyarı Anadolu 

Geçmişten bugüne kadar Anadolu'da yaşamış tüm topluluklar, gerek kültür mirası gerekse gen mirası bakımından, bugün bu topraklarda yaşayanların atalarıdır. Yadsınamaz bu gerçeği kucaklamak, ideolojik ayrışmaların azaltılması ve toplumsal barışın tesisi açısından bir gerekliliktir.  

Dilsel birikimimizdeki izler, geçmişimizdeki çok kültürlülüğe işaret ediyor. Anadolu'nun sosyokültürel geçmişini tüm renkleriyle sahiplenmek, aydınlık bir geleceğe daha güçlü bakabilmek demektir.