Çocuk yabancı bakıcıdan dil öğrenebilir mi?

Çocuk yabancı bakıcıdan dil öğrenebilir mi?

6 Kasım 2021 Cumartesi  |   Serbest Kürsü

Halil Ocaklı (halilocakli@yahoo.com)

Evet, çok da kolay öğrenebilir. Erken yaşta dil öğrenmenin kişisel gelişime değerli katkılar sağladığını hepimiz biliyoruz. Başka dilleri konuşmak, farklı kültürlere açık olmak, dünyayla bütünleşmek ve çekici kariyer fırsatları yakalamak demektir. Bu motivasyonla her yıl daha çok anne baba, çocuklarını en azından iki dilli yetiştirme planları yapıyor. 

Okullardaki yabancı dil eğitimi müfredat içinde önemli bir yer tutmasına karşın doyurucu sonuçlar vermiyor. Pek çoğumuz dil kursları veya özel dersler aracılığıyla destek bulmaya çalışıyoruz.  

Çocuğunuza ikinci bir dil öğretmenin ekonomik ve etkili yollarından biri, bu işi yabancı bir bakıcıyla birlikte yürütmek olabilir. Yapmanız gereken, çocuğunuzun öğrenmesini istediğiniz dili ana dil olarak konuşan bir bakıcı bulmaktır. Bu yolla çocuğunuz bakıcının dilini kendi diliymiş gibi farkında olmadan zahmetsizce öğrenebilir.  

Çocuklarda sesleri öğrenme bağlamında yaşamın ilk 300 günü en değerli dönemdir. Bebekler öğrenme sürecinde olduklarını bilmeden, sorgulamadan dili sünger gibi çekerler. Siz de kendi ana dilinizi farkında olmadan öğrendiniz.  

Şaşırtıcı ama kendi başına yemek bile yiyemeyen bu minikler birçok dili aynı anda öğrenebiliyorlar. Beynimizin "dil yönetim kapasitesi" aynı anda birden fazla ana dil öğrenmeye uygundur. Yine de yaşa fazla takılmayalım, oyun yaşındaki her çocuk herhangi bir dili zorlanmadan öğrenir.  

Uzun zamandır burada yaşayan, Rusçayı akıcı konuşan Özbek bir bakıcının seçildiği bir senaryo yazalım. Şimdi bu Özbek bakıcının çocuğumuza Rusça öğretmesini istiyoruz. Peki, bakıcımız neyi nasıl yaparsa süreç başarılı olur? 

‐ En başta gerek anne babanın gerekse bakıcının "didaktik yöntemler" konusunda kendilerini geliştirmeye açık olmaları önemlidir. (Çocuğa telefonu göstererek "bu bir telefondur" diye doğrudan öğretmeye çalışmak eğitsel değildir. Bunun yerine mimik kullanarak ve elimizi açarak "telefonu bana ver" demek, telefonun ne olduğunu dolaylı olarak öğreten didaktik bir yöntemdir.) 

‐ Bakıcı, çocuk için bir abla ya da teyze olmalı, çocuğa kendini güvende hissettirmeli. Asla kendisini öğretmen, çocuğu ise öğrenci gibi görmemeli. Öğretmeyi hedeflemeden yalnızca ve yalnızca konuşmaya odaklanmalı. Kendi çocuklarına Özbekçeyi ya da Rusçayı nasıl öğrettiğini anımsayıp, o süreci örnek almalı. 

‐ Çocuklar dili başkalarıyla sosyal etkileşim yoluyla ve bir bağlam içinde deneyimleyerek öğrenir. Bakıcı, Rusça sözcükleri günlük yaşamın doğal akışı içine serpiştirerek kullanabilir. Bu durumda Rusça günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelir, çocuk yabancılamaz ve Rusçayı kulak dolgunluğu üzerinden öğrenir. 

‐ Bakıcının en temel görevlerinden biri; ilgi çekici etkinliklerle "dil öğrenim ortamının" eğlenceli olmasını sağlamaktır. Ortam eğlenceli değilse ne çocuklar öğrenebilir ne de büyükler. 

‐ Bakıcının çocukla önceden Türkçe konuşmuş olmasında sorun yoktur. Şimdi çocuğu ürkütmeden, ilgisini canlı tutarak ağır ağır Rusçaya geçebilir. 

‐ Rusçaya geçişi her biri bir ay sürecek olan 4 etaba yayabiliriz. İlk etapta bakıcı dış çevredeki nesneleri, kişileri, sesleri anlatırken Rusçayı kullanabilir (örneğin bulut, ağaç, salıncak, kaydırak, kedi, köpek, kuş, erkek çocuk, kız çocuk, çiçek, böcek, çimen vb). Daha iri nesnelerle başlayıp, daha küçük olanlarla devam edebilir. 

‐ İkinci etapta ev içindeki mobilya, yemek araçları, sebzeler, meyveler, oda türleri, giysiler, şekiller, vücut bölümleri, renkler, tatlar, aile üyeleri ve oyuncaklara geçilebilir.  

‐ Üçüncü etapta bakıcı doğru, yanlış, iyi, kötü, sevinç, acı, üzüntü ya da düşünce gibi soyut kavramlara geçilebilir. 

‐ Dördüncü etapta ise artık çocuğumuza resimli Rusça masal okunabilir. Bakıcı yalnız bir sayfa okuyup, tepkiye göre bir sayfa daha okuyabilir. Bu etapta ayrıca Rusça çizgi filmler gösterilebilir. Kişisel önerim "Luntik" adlı çizgi filmdir. 

‐ Yinelemek, dil öğrenmenin temel bileşenlerinden biridir. İşlenen tüm Rusça kavramlar şimdi artık karışık biçimde ve aralıklı olarak yinelenebilir. 

‐ Bakıcının şefkatle yaklaşarak sabırlı, empatik, yüreklendirici olması, çocuğa alkış ve övgü şeklinde başarı ödülü vermesi destekleyici olacaktır. Ödül olarak yiyecek vermek sakıncalı olabilir. 

‐ Herhangi bir nedenden dolayı çocukta yabancı dile karşı direnç görülürse, zorlayıcı olmamalı, hemen dozajı düşürmeli. 

‐ Belli bir söz varlığı oluşuna kadar dil bilgisi kurallarını düzeltmede aceleci olmamalı. Çocuğun kendi yanlışını görmesi ve düzeltmesi yönünde yönlendirici olmalı. 

‐ İki dilli büyüyen çocukların bazen dilleri karıştırarak kullandığı görülür. Müdahaleye gerek yok, bu olağan bir durumdur. Onlar ne zaman karıştırmamak gerektiğini kısa sürede ayırt edebilirler. 

‐ Batı ülkelerinde yıllardır yaygın şekilde uygulanan "Aupair" adında bir sistem var. Genç bakıcı genelde yarım yıl evde konuk edilir. O da buna karşılık çocuklara bakar ve onlarla kendi dilinde konuşur. "Aupair" sisteminin Türkiye'deki durumunu araştırmak gerekir. 

Sevgili anne babalar, çok dilli ve çok kültürlü dünya vatandaşı çocuklar yetiştirme yolculuğunuzda başarılar diliyorum.