Çankaya'ya Kremlin modeli

Çankaya'ya Kremlin modeli

6 Ağustos 2012 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün basın başdanışmanı Ahmet Sever'in geçen hafta yaptığı önemli bir açıklama cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmalarını aniden alevlendirdi.

 

Sever, Vatan'dan Ruşen Çakır'a, cumhurbaşkanlığına yeniden aday olmasını engellemeye yönelik çabalara Gül'ün üzüldüğünü ve kırıldığını söylemişti...

 

 Türkiye'de son dönemde ne zaman cumhurbaşkanlığı seçimleri ya da özellikle başkanlık sistemine geçiş konuları gündeme gelse bakışlar ya ABD'ye ya da Rusya'ya çevriliyor. ABD'nin Türkiye'ye örnek gösterilmesinin nedeni, başkanlık sisteminin orada uzun süredir başarıyla uygulanıyor olması. Rusya'nın örnek gösterilmesinin nedeni ise, o ülkede 2008 yılından bu yana devam eden ilginç bir deneyimin Türkiye'ye uyarlanabileceği yolundaki görüş ya da beklenti.

 

Rus basını ülkenin şu andaki ikili yönetim sistemine kısaca "tandem" adını veriyor;  Vladimir Putin'le Dmitriy Medvedev son dört yıldır bu sistemle iktidarı paylaşıyor. Biraz karışık görünmekle birlikte bu modelde iktidar iki kişi arasında dönüşümlü olarak paylaşılıyor.

 

Örneğin, 2008 yılında anayasaya göre başkanlığa yeniden aday olma hakkı bulunmayan Putin "iki numaralı koltuk"a, yani başbakanlığa geçmiş, Medvedev ise Kremlin'e gitmiş, yani "1 numara" olmuştu. Bu yılın mart ayında Medvedev'in görev süresi dolunca yeniden başkan olma şansını elde eden Putin başkanlığa döndü, Medvedev ise başbakan oldu. Tabii, söylemek gerekiyor ki, başbakan olduğu dönemde bile ülkeyi yöneten Putin'di. Eğer aralarında bir görüş ayrılığı çıkmaz ve beklemedik siyasi gelişmeler olmazsa Putin-Medvedev ikilisi Rusya'yı önümüzdeki 20 yıl boyunca yönetebilir...

 

 Türkiye'de Rusya'daki başkanlık sisteminin zaman zaman konuşulduğunu biliyoruz ama  acaba Ruslar  Çankaya tartışmaları için ne düşünüyor, nasıl öngörülerde bulunuyor?

 

Rusya'nın saygın gazetelerinden Kommersant geçen hafta bu konuyu sayfalarına taşıdı ve Türkiye'deki olası gelişmeleri uzmanlara sordu, kendi yorumlarını da eklemeyi unutmadı.

 

 "Türkiye'de Cumhurbaşkanı ile Başbakan yer değiştirebilir" başlığını atan gazete Gül'ün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a rağmen adaylığını koymayacağı, dolayısyla bu durumda Türkiye'de de Rusya'daki gibi bir iktidar paylaşımı dönemi başlayabileceği görüşünde.

 

"Gül'ün Erdoğan'la açık bir çatışmaya girmesi çok zayıf bir olasılık" diye yazan gazetenin konuştuğu ünlü Türkolog Natalya Ulçenko, "Eğer seçimi Erdoğan kazanırsa Gül başbakanlık koltuğuna oturur. İşte o zaman Rusya'daki senaryonun Türkiye'de de uygulanmasından söz edebiliriz" diyor.

 

Moskova'daki Asya ve Afrika Enstitüsü uzmanlarından Pavel Şlıkov da, Türkiye'deki siyaset sahnesinin 2014 yılında değişebileceğini düşünüyor ve "Şu anda asıl güç Başbakan'ın elinde, Cumhurbaşkanı sembolik bir rol oynuyor. Yine de 'tandem'in arasında rol değişimi olabilir. Büyük olasılıkla 2014 yılına kadar Türkiye'de yeni anayasa kabul edilecek ve ülkede başkanlık sistemine geçilecek. Böylece bütün iktidar, halkın oyuyla göreve gelecek cumhurbaşkanında olacak"diyor.

 

Erdoğan'ın yakın çevresinden adını vermediği bir kişiye dayanarak Başbakan'ın rahatsızlığına değinen gazete  2014 tartışmasında bu konunun da belirleyici olacağını yazıyor.

 

Özetle, Moskova'daki genel kanı Rusya'daki iktidarın başkanla başbakan arasında dönüşümlü paylaşılması formülünün Türkiye'de de uygulanabileceği, hatta büyük olasılıkla uygulanacağı yönünde.

 

Rusya'daki iktidar modeli iki yıl sonra Türkiye'ye uyarlanabilir mi uyarlanamaz mı tartışılır ama kesin olan, bu pilav daha çok su kaldırır...

Etiketler:  Eleştiri Medya