Büyük yürüyüş

Büyük yürüyüş

9 Aralık 2021 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Cumhur Deliceırmak

Doğmak, dokuz aydan uzun süren evrim sürecinin devrime varmasıdır. 

Evet, devrimdir doğmak. 
  
Ve yeni bir süreç başlar, doğmak devriminin yol açtığı yeni bir evrim süreci. Lütfen dikkat, hiçbir evrim süreci kendiliğinden değildir, evrilen her şey, kendi şeyinin de gayreti çabası sonucunda kendi varabileceği, varacağı yeri seçer ve varır. 
  
Başparmağın eşya ile örneğin dal ile taş ile ilişkisinden önce başparmak neydi ne işe yarardı ve beynin dürtüsü ile akıl kavrama eylemine geçerken eldeki beş parmaktan biri olan başparmak gelişti, kavradı. 

İnsan kızı insan oğlu şeyi kavrayınca el oldu el ve başparmak da başparmak. Kavramak şeyleri, maymunun ayakları üzerinde durması kadar, belki de daha fazla önemlidir insanlaşma sürecinde. 
  
Kavramak, tutmak, insanı şeylere hâkim kıldı ve insan, hâkimiyetin hazzı ile yürüdü gitti. Alet yapmak normal sonucuydu tutmanın, kavramanın ve her alet velev ki bu yontma taş olsa bile bir başka aletin habercisiydi de kendisi olduğu kadar. 
  
Alet insanı, insan aleti evrimleştirdi. 
  
Doğmak devrimdir evet ve hiçbir devrim bir başına yüce değerler taşımadığı gibi, doğmak da her canlının bir defa başına gelen sıradan bir olaydır (kendi içinde muhteşem bir serüvendir elbet). Bunu kendisi ve insanlık, tabiat ve hayat için değerli kılmak,  anasından doğanın ve gelişmekte olanın kendini oldurması ile kendi evrim sürecine hâkim olması ile ilintilidir. 
  
Bir evrim yeni bir evrim sürecinin başlangıç noktası olan doğmak eyleminden hemen sonra başlayan kişisel evrim süreci, insanlığın top yekûn evriminden farklı ve fakat onu etkileyen, ondan etkilenen bir süreçtir, 

Ve... 
  
Ve kimi ölümler de devrimdir. Her ölüm devrim değildir ama kimi ölümler devrimdir, bunun uzak örneklerinden bazıları, Spartaküs’ün, İsa’nın, Musa’nın, Muhammed’in, ölümleridir. Daha yakın örnekler arasında Che Guevara’nın, Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümlerini de sayabilirim. Öldükten sonra etkileri artan hatta çığ gibi büyüyen kaç ölümlü geçti ki dünyadan. 
  
Sözün özü, insan kendi kişisini oldurmakla mükelleftir. Kendinden nasıl bir kişilik oluşturacağı, eğitim sistemlerine, hükümetlere ve dahi devlete hatta kapitalizme rağmen insanın kendisine bağlıdır çok büyük oranda. 
  
Doğmuş olmak devriminden hemen sonra başlayan evrim sürecinde ya kendinizi iyilik, iyi insan olma yolunda geliştirerek insanlığın büyük yürüyüşünde evrime katkıda bulunacaksınız ya da tabiatın (inanıyorsanız Allah’ın) size sunduğu muhteşem olanaklara seyirci kalıp, kendinizi geliştirmeyip insanlığın devrilmesine katılacaksınız. 
  
Ol hikaye budur ve insan kapitalizme rağmen de insanlığın büyük yürüyüşünde kendine düşen sorumlulukları inşa edip yerine getirebilir.