Boğaziçi ve 'iltisaklı' gazetecilik

Boğaziçi ve 'iltisaklı' gazetecilik

5 Şubat 2021 Cuma  |   Günlük

Gazeteci Faruk Bildirici, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri için yetkililer tarafından sık sık dile getirilen "terör örgütü iltisaklı" (bağlantılı) ifadesinin medya tarafından sorgulanmadan kullanılmasını şöyle eleştirdi:

"... Durum böyle olunca, gazetecilik açısından bir sorun ortaya çıkıyor. Erdoğan ve Soylu ile emniyet ve valiliklerin açıklamalarında kullandıkları hukuki dayanağı olmayan “terörist” ve “terör örgütü iltisaklı” suçlamalarına medya olduğu gibi yer vermek zorunda mı? 

Öyle ya, Erdoğan ve Soylu’nun açıklamaları yaygın medyada olduğu gibi kullanıldı. Sabah, Hürriyet, Yeni Şafak, Akşam ve Türkiye gibi gazetelerde Bakan Soylu’nun “Gözaltına alınanların 79’u DHKP-C ve TKP/ML dahil terör örgütü üyesi” sözleri geniş yer buldu. Televizyonlardaki tartışma programlarında Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemler bu açıklamalara dayanarak değerlendirildi; gazeteler ve internet sitelerindeki yazılarda gençler, “terörist” ve “iltisaklı” diye damgalandı. 

Ne yazık ki, kimi gazeteciler kendilerini savcı ya da yargıç yerine koydular. Bu gençlerin terörist olup olmadığına sadece ve sadece mahkemelerin karar verebileceğini de görmezden geldiler. Açıklamaları aynen aktararak, üstüne üstlük bir de savunarak okurlarını, izleyicilerini yanılttılar. 

Gazeteci, politikacıların her söylediğini aynen aktarmakla yükümlü değildir. Eğer söylenenlerde bir yanlış varsa düzeltmek, en azından karşı görüşü de belirtmek evrensel gazetecilik ilkesidir."

Yazının tamamı için tıklayın