Biz hep unuturuz

Biz hep unuturuz

3 Kasım 2020 Salı  |   Köşe Yazıları

Cenk Başlamış

Bu topraklar doğal-ve doğal olmayan-çok felaket gördü, çok cinayete tanık oldu, çok acılı günler yaşadı... 

Ağladık, isyan ettik, "Unutmayacağız..." diye haykırdık, “Suçluların yakasına yapışacağız” diye söz verdik. 

Ama hep unuttuk. 

Son acı haber cuma günü İzmir'den geldi. 

Bir yandan can kayıplarına üzülüyoruz diğer yandan 20 metre arayla iki apartmandan biri sapasağlam dururken ötekinin canlı mezara dönüşmesine öfke duyuyoruz, suçluların bulunmasını, devletin hesap sormasını istiyoruz. 

Haklı mıyız? 

Haklıyız. 

Ama haklı olmak yetmiyor. 

Çünkü yapanın yanına kâr kaldığı, insan hayatının ne yazık ki ucuz olduğu bir ülkede yaşıyoruz. 

İster bir ihmale kurban gitsin isterse bir suikasta, ölen hep öldüğüyle kalıyor, sorumlular ve katiller de hep serbest. 

Gölcük depreminin yaralarını gerçek anlamda sarabildik mi?

Deprem konusundaki "ev ödevimizi" 21 yılda tamamlayabildik mi?

Abdi İpekçi'ye, Çetin Emeç'e, Bahriye Üçok'a Uğur Mumcu'ya, Ahmet Taner Kışlalı'ya, Metin Göktepe'ye, "affedersiniz Ermeni" Hrant Dink'e gerçek anlamda sahip çıkabildik mi, hesap sorabildik mi?

Sahi, Soma'da bir "tekmeci" vardı, ne oldu?

Dürüst olalım... 

"Unutmayacağız.." sloganını bırakalım. 

Biz hep unuturuz.

Peki suçlu kim?

Bizler mi yoksa umutlarımızı hep yarı yolda bırakan devlet mi?