Birinin içine 'fikir sokmak'

Birinin içine 'fikir sokmak'

17 Ocak 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Nurettin İğci

"Dilin Kemiği" adını taşıyordu, bu konuda ilk yazdığım ve Milli Eğitim Bakanlığı'nca basılan kitap. Onu "Ah Dilim", "Vah Dilim" ile "Ah Dilim Vah Dilim" izledi.

Öğretmen, öğrenci, sunucu, tabelacı, şarkıcı, manken, siyasetçi, sokaktaki vatandaş; kısacası aklınıza kim geliyorsa (biz yazar ve gazeteciler de dahil elbette) hepimizin yaptığı dil hatalarının sonu gelmek bilmediğinden, yenileri yola çıkmak için haber bekliyor. Bir yandan "Fena mı, sana malzeme çıkıyor." dedirten; öte yandan canımı sıkan bu örneklerden bazılarını, ilginize sunuyorum efendim... 

"Hak hukuk mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz" diyor, bir sendikacı. Hem sürdürecekleri hem de devam edeceklerine göre, çok kararlı olmalılar. 

Dizideki adam, "Safiye bu kapı niye kitli?" tümcesini kuruyor. TV'deki bir haberin başlığı ise "Trafik kitlendi" sözcüklerinden oluşuyor. Bir sağlık uzmanı da stüdyodaki adamın vücudunun 'kitlenmiş' olduğundan söz ediyor. Görünen o ki 'kilitlenmek', gönül rızasıyla olmasa da 'kitlenmek'e bırakıyor yerini. 

Filmdeki delikanlının arkadaşına, "Sen sürekli pozitif fikirler sokuyorsun içime" tümcesini fısıldaması; beni düşüncelerin insanın içine nereden ve nasıl sokulabileceği sorusuyla baş başa bırakıyor. 

Kırk yılda bir izlemek istediğim futbol maçını anlatan vatandaş, "Adeta şov yapıyor", "Adeta soluksuz bırakıyor", "Adeta zirveye çıkıyor" diye diye 'adeta' çıldırtıyor ve kanal değiştirmeye mecbur bırakıyor bendenizi.  

Kendisine mikrofon uzatılan bir manavın kahramanı olduğu en son örnekte ise doğru anlamında başımı sallamaktan başka bir şey gelmiyor elimden.

"Daha farklı olursa, daha farklı olur tabii ki."

Etiketler:  Türkçe