Bir Türk gazetecinin Hindistan notları

Bir Türk gazetecinin Hindistan notları

20 Aralık 2015 Pazar  |   MG Özel

Kasım-Aralık ayında yaklaşık 1 ay süren bir Hindistan gezisi yaptım...İnançlarıyla, dini ritüelleriyle, gelenekleriyle bizim alıştıklarımızdan çok farklı bir ülke. Anlamak zor. Sel gibi akan insan kalabalıkları ve trafik, korkunç ötesi bir klakson ve araç gürültüsü. Kaos sözü ancak Hindistan'da anlaşılabilir herhalde.
 
İlk olarak Bombay'a (Mumbai) gittim. Elephanta adasındaki tanrı heykelleri, İndia Gate (kapısı), Tac Mahal Oteli, Kordonboyu, kültür mirası listesindeki tren istasyonu, çarşıları, Maha Laxmi Tapınağı, Hacı Ali Türbesi, Zerdüşt tapınakları, toplu çamaşır yıkama yerleri, Bollywood ve filmlere konu olan gecekondu mahallesi ilk dikkati çekenlerden.
 
Kalküta, Howrah Köprüsü, keçi kurban edilen Kali Tapınağı, kitapçıları, sinagogu, 1724'te yapılmış St. Nazareth Ermeni Kilisesi ile eski başkent.

Amritsar, Sih dini mensuplarının kutsal şehri. Ünlü Altın Tapınak'ın bulunduğu şehir. Küçük bir göletin içinde ruhani bir ibadet yeri. İlahilerin, kutsal metinlerin okunduğu, insanı tekrar tekrar kendisine çeken mistik bir yer. 

Haridwar, Ganj'a şükranlarını gösteren Aarti törenleri, kutsal banyosunu alan kadınlı erkekli çocuklu inanmışlarıyla bir görsel bombardımana tutulacağınız bir yer. 

Rishikesh  'dünyanın yoga merkezi' olarak tanımlanıyor. Hinduların hacı olduğu yerlerden biri. 1960'larda Beatles grubu buraya geldiği ve burası için bir şarkı da bestelediği için ayrıca ünlü bir yer. 

Ajmer, Muiniddin Chisti hazretlerinin kısaca dergah denilen türbesinin (1200'ler) bulunduğu Müslümanlar için kutsal bir yer. Ülke içinde hacı olunan kutsal bır mekan. Müzisyenler çalgılarla ilahiler okuyor türbede. Ve Ajmer'de bir masal diyarı gibi ibadet yeri olan Jain dininin tapınağı mutlaka görülmeli. 

Pushkar, küçük bir gölün etrafında 500 kadar tapınağın olduğu Hindular için kutsal bir yer. Brahma tapınağının olduğu tek yer olmasıyla de özel bir yeri var. 

Jaipur, diğer adıyla pembe şehir. Ünlü bir mihracenin kenti. Astronomiye de meraklı mihracenin yaptırdığı gözlemevi (Jantar Mantar), kale sarayları, şehir sarayı, çarşıları ve pembe renkli binalarıyla ilginç bir yer.

Agra, Tac Mahal'in ünüyle ismi geride kalan bir şehir. Tac Mahal'in karşı kıyısında yer alan Agra Fort kale-saray da Şah Cihan'ın karısı için yaptırdığı Tac Mahal'i seyrederek öldüğü tutsak kaldığı bir yer.

Varanasi, Ganj kenarında ölü yakma törenlerinin olduğu, yine Ganj'a şükran törenlerinin çok etkileyici bir şekilde yapıldığı, daracık çarşılarıyla mistik bir yer. 

Sarnath, Budistler için kutsal bir mekan. Buda'nın 'aydınlandıktan' sonra ilk dersini verdiği yer. Bir anıtla ve tapınakla ölümsüzleştirilmiş. Yanında da dervişlerinin çıplak olduğu Jain tapınağı var. 

Delhi, hepsi de Unesco miras listesinde yer alan Moğol eserleriyle dikkat çekiyor. Red Fort diğer adıyla Lal Qila, yani kırmızı kale 1648'te yapılmış. Jama mescid yine Şah Cihan'ın 1658'de yaptırdığı mimarisiyle göz dolduran açıkhava camisi. Hümayun'un türbesi Tac Mahal'in habercisi bir mimari şahaser. 1193'de yapılan Kutup Minaresi afgan mimarisiyle ve Delhi'deki ilk camisiyle dikkat çekiyor. Bahai'lerin Lotus tapınağı, Gandi'nin öldürüldüğü ve yakıldığı yer de Delhi'nin tarihi odak noktalarından. 

 

Naki Özkan

 

Not: Hindistan'da çektiğim fotoğraflara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

 

http://www.medyagunlugu.com/Foto-32-naki-ozkanin-hindistan-kareleri.html