Bir fotoğrafın hikâyesi...

Bir fotoğrafın hikâyesi...

5 Ocak 2021 Salı  |   Köşe Yazıları

Cenk Başlamış

Pazar günü Twitter'da, büyük olasılıkla ilk kez yayınlanan bir fotoğraf (manşette) kullanıcıların hem ilgisini çekti hem de kısmen polemik yarattı. 

Fotoğrafta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yanında ise bir grup Türk gazeteci vardı. 2003 yılının ağustos ayına ait fotoğraf Putin'in Türkçe bilen sözcüsü Dmitriy Peskov tarafından çekilmişti. 

17 yıllık fotoğrafın polemik yaratmasının nedeni ise bazılarına göre, Türk gazetecilerle ayakta poz veren Putin'in görünümünün sanki bir balmumu heykeli andırmasıydı. Dahası, yorum yapan bazı kullanıcılar fotoğraftaki kişinin aslında gerçek Putin değil dublörü olduğunu ileri sürüyordu. 

Yoksa Türk gazeteciler Putin'in dublörüyle mü görüşmüştü?

Söz konusu fotoğrafı Twitter'da paylaşan kişi olarak hiç tereddüt duymadan “Elbette hayır” diyorum. Sadece o anda Putin'in fotoğraf makinesine yansıyan görüntüsü her zamanki halinden biraz farklıydı. Yoksa tabii ki ortada ne bir heykel ne de dublör var, zaten bu yazın asıl amacı fotoğrafın az bilinen perde arkasını aktarmak.

Fotoğrafın çekildiği gün Putin'in 1 Eylül 2003 tarihi için planlanan ilk Türkiye ziyareti öncesi Türk gazetecilerle yaptığı görüşmeyi Okay Deprem'le birlikte yazdığımız kitaptaki (*) “Yakın Arkadaşımız” Putin’in Yazlığı başlıklı bölümde ayrıntılı olarak şöyle anlatmıştım:

"... Röportajdan bir gün önce 32 Gün adına Mehmet Ali Birand, Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Y. Yılmaz, Sabah’tan Ergun Babahan İstanbul’dan, Hürriyet Moskova Temsilcisi Nerdun Hacıoğlu ile ben Moskova’dan Soçi’ye geldik. 

Soçi, Rusya’nın Karadeniz kıyısında, Trabzon’un karşısında bulunan turistik bir şehir. Sovyet döneminde de halkın yaz tatillerinde en çok tercih ettiği yerlerin başında geliyordu ama o zamanlar son derece köhne yapılarla dolu, hizmet sektörü adına bir şey sunamayan, olanakları son derece kısıtlı, aşırı mütevazı bir şehirdi. Sonradan Fransa’nın lüks tatil yerlerini kıskandıracak bir ihtişamla kaplandı, bundan bir kaç yıl önce de olimpiyatlara ev sahipliği yaptı. 

Putin’le görüşme, Soçi dışındaki yazlık konutu Boçarov Ruçey’de öğleden sonra yapılacaktı. Burası, adını yakınından geçen nehirden alan, 1930’larda yapılmış, 1960’lardan itibaren Nikita Kruşçev ve Leonid Brejnev tarafından yazları kullanılmış bir başkanlık konutuydu. 

Televizyon haberlerinde sıkça gördüğüm bir yere adım atmak son derece heyecan vericiydi. Ancak, başkanlık konutu o görüntülerin bende uyandırdığı izlenimin tersine son derece küçük ve alçak gönüllü hatta eski bir yapıydı. Ormanlık büyük bir alanda yer alan, deniz manzaralı kendi halinde bir konut. 

Bizi, neredeyse Moskova’ya gittiğim ilk andan itibaren tanıdığım Dmitriy Peskov karşıladı.  

Güvenlik kontrolünden geçtikten sonra beş Türk gazeteci konutun ikinci katındaki balkonda bulunan masanın etrafında Putin’i beklemeye başladık. Ne kadar beklediğimizi şu an hatırlayamıyorum ama resmi görüşmelere bile geç kalmasıyla ünlü Putin galiba bizi çok bekletmedi. 

Gülümseyen bir yüzle içeri girdiğinde hepimiz ayağa kalktık, tek tek elimizi sıkarken Peskov Putin’e isimlerimizi ve çalıştığımız kurumları söyledi. Sıcak bir gündü, Türk gazetecilerle görüşmesine genelde sık kullandığı renkte, lacivert bir takım elbise ve açık mavi bir gömlekle gelmişti. Televizyondaki ya da basın toplantılarındaki gergin görüntüsünün tersine son derece rahat ve keyifliydi, bu ruh hali görüşmenin sonuna kadar da sürdü. Artık eşref saatine mi denk gelmiştik, yoksa bizi önemsememiş miydi, bilemiyorum. 

Soluna Birand, onun yanına Yılmaz ve ben, sağına Özkök, Babahan ve Hacıoğlu oturdu, geleneksel Rus desenli porselen fincanlar içinde çay, yanında bisküvi servisi yapıldı ve Peskov'un tercümanlığında görüşme başladı. 

Görüşme banda kaydedildiği için ara sıra not almak dışında hepimizin gözü Putin’in üstündeydi, kişiliğiyle ilgili ipuçlarını yakalayabilmek için yüzündeki her ifadeyi, ses tonunu, el hareketlerini neredeyse nefes almadan izliyorduk. Gömleği buruşuk mu, saçları taralı mı, sakal tıraşı olmuş mu, tırnaklarını düzgün kesmiş mi, ayakkabıları boyalı mı, kıyafeti uyumlu mu, saatini yine sol koluna takmış mı?.. 
 

Vladimir Putin-Cenk Başlamış

 

Ama kafamdaki asıl sorunun yanıtını bu görüşme sırasında tam anlamıyla bulamadım. Evet, karşımızdaki, son derece alçak gönüllü, son derece kibar konuşan, sorulara dürüst yanıtlar verdiği izlenimi bırakan bir kişiydi hatta sanki “arkadaşımız” Vladimir’i yazlık evinde ziyarete gelmiş de sohbet ediyormuşuz gibi samimi ve gayri resmi bir hava vardı ama acaba bize gerçek kişiliğini mi, yoksa insanlarla iletişim konusunda KGB’de eğitim görmüş, kendi ifadesiyle bu konuda uzman olan “Yarbay Putin’i mi gösteriyordu?.. Ön yargımın kurbanı olabilirim ama ben ikincisi olduğunu düşünüyorum. 

Görüşmeye ilişkin dikkat çekici bir ayrıntı, o sıralarda gündemde olan Çeçenistan konusundaki soruları yanıtlarken soruna bakış açısını iyi anlamamızı istercesine çok ayrıntıya girmesi, bizi ikna edebilmek için özel bir çaba içine girmesiydi. 

Ama asıl aklıma kazınan, tam da Çeçenistan’dan söz ederken ceketini çıkarıp kollarını sıvaması oldu, O anda bunun nedeninin sıcaktan çok bizde samimi olduğu izlenimi yaratmak olduğunu düşündüm. 

Sanıyorum iki saate yakın süren görüşme Peskov’un, o günkü Alman Başbakanı Gerhard Schröder’in bir kaç saat sonra başlayacak Soçi ziyaretini hatırlatması üzerine son buldu. 

Soru-yanıtların ardından bahçeye inerek topluca fotoğraf çektirdik. Teker teker fotoğraf çektirme ricamızı kırmadı. Sıra bana geldiğinde, el sıkışırken uluslararası medyada da ünlü olan labradoru Koni’yi sordum, “Buralarda mı, ben köpekten biraz korkarım da...” dedim şakayla karışık. (Yukarıdaki fotoğraf) Gülümseyerek, son derece yumuşak bir ses tonuyla, “Merak etmeyin, çok uysal bir köpektir” dedi.

Fotoğrafların çekilmesinden sonra Boçarov Ruçey'den ayrıldık.

Bu, Putin’in Türk gazetecilerle yaptığı ilk ve-şu ana kadar tek-görüşmeydi. 

Ancak, “Putin’le görüşen ilk Türk gazeteciler” olarak tarihe geçme hevesimiz beklenmedik bir olay nedeniyle kısmen sekteye uğradı. 1 Eylül için planlanan Ankara ziyareti, Soçi’den çok da uzak sayılamayacak Kafkasya’daki Beslan kasabasında Çeçenlerin düzenlediği büyük bir terör eylemi nedeniyle o gün yani 1 Eylül öğle saatlerinde ertelendi. Ziyaretin tarihi son dakikada değiştirildiği için o gün röportajlarımız yayımlandı ama Putin Ankara'ya ancak bir kaç ay sonra gelebildi.

(*) Vladimir Vladimiroviç Putin: Rusya'yı Ayağa Kaldıran Lider, Cenk Başlamış-Okay Deprem Doğan Kitap, İstanbul 2018   

Etiketler:  Rusya