Bill Gates'in kaleminden 2021

Bill Gates'in kaleminden 2021

25 Aralık 2020 Cuma  |   Serbest Kürsü

Deniz Ersoy (mahlas)

Pandeminin başları sayılabilecek nisan ayında Microsoft’un kurucusu Bill Gates’in COVID-19’a dair düşünce ve tespitlerini içeren yazısı Medya Günlüğü’nde yayımlanmıştı. (*) 

Bill Gates bu kez de 2020 yılını kapatıp 2021’e girerken COVID-19 ile ilgili dünyada olup bitenleri, mevcut durumu ve olabilecekleri gatesnotes.com sayfasında yazmış, bu derdimiz yetmezmiş gibi en sona da iklim krizini eklemiş. 

Mevcut durum tespiti yıkıcı hakikaten. Dünyada 75 milyondan fazla vaka, 1.6 milyondan fazla ölüm ve trilyonlarca dolar ekonomik hasar, işsiz kalan milyonlar, 1 milyardan fazla geleneksel eğitim ortamından uzak kalan öğrenci. 

Gates bu karanlık tabloya rağmen o kadar da enseyi karartmamamızı, müthiş buluşlar ve yolda olan yeniliklerle 2021’in 2020’den daha iyi olacağını müjdeliyor.  

Elbette baş rol aşıların. Normal koşullarda bir aşının geliştirilmesi 10 yılı bulurken 1 yıldan daha kısa bir zamanda elimizde 2 aşının olmasını büyük bir başarı olarak niteliyor. Artık hepimiz "aşı uzmanı" olduğumuz için bahsedilen aşıların Pfizer/Biontech ve Moderna aşıları olduğunu ve mRNA (mesajcı RNA) teknolojisi kullanıldığını ve yüzde 94-95 etkin olduğunu biliyoruz. Viral vektör yöntemini kullanan Astra/Zeneca’nın koruyuculuğu ise yüzde 70, hemen burun kıvırmayalım zira hastalığı durdurmak için yeterince yüksek bir oranmış.  

Aşı üretmek için çalışan çok fazla şirket olduğundan yeni aşıların da  yolda olabileceğine dikkat çekiyor. Öte yandan aşılar piyasaya sürülürken maske, mesafe, temizlik ve diğer tedbirlerin virüsün yayılmasını yavaşlatmaya devam edeceğini ve ölümleri azaltacağını hatırlatıyor. Yani bizleri nasıl olsa aşılar geliyor deyip gevşemeyin diye uyarıyor.  

Bilgisayar modellemeleri önümüzdeki birkaç ay salgının kötüye gideceğini gösterse de 2021 baharında aşılar ve tedavilerin küresel bir etki yaratacak büyüklüğe ulaşmaya başlayacağını belirtiyor. Vaka ve ölüm sayıları büyük oranda azalacak-en azından zengin ülkelerde-ve hayat normale şu anda olduğundan çok daha yakın olacak. 

Ancak hastalığın yayılımını önlemek için toplam dünya nüfusunun yüzde 70’nin aşılanması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda tek doz olursa 5 milyar, çift doz olursa 10 milyar aşının üretilmesi gerekiyor. Peki bu nasıl olacak ?  

Bill Gates’e göre dünyadaki aşı üreticilerinin yıllık toplam üretimi 6 milyar dozdan daha az, bu durumda diğer aşı üretimlerini de durdurmamak kaydıyla toplam kapasitenin ikiye hatta üçe katlanması gerekiyor. Bunun için Gates Vakfı zengin ülkelerdeki aşı firmalarını gelişmekte olan ülkelerdeki paydaşlarıyla eşleştirerek ikincil kaynak anlaşması yapmalarını sağlamış. 2.Dünya Savaşı sırasında Amerikan hükümetinin otomobil fabrikalarını tank ve kamyon fabrikalarına dönüştürerek üretim kapasitesini akıllara durgunluk veren bir hızla artırmasına benzetiyor. Kafamızda canlandırabilmemiz için de Ford’un Accord’u üretmesi için fabrikalarından birini Honda’ya tahsis etmesini hayal etmemizi istiyor.   

Peki, aşılar üretildi, tüm dünyaya dağıtımı eşit bir şekilde yapılabilecek mi ? Burada da dünyanın en büyük ve en yetkin taşıyıcı ve dağıtımcılarının aşının her aşamada istenilen derecede taşınabilmesi için devreye gireceğini, ülke içinde de hükümetlerin bu sorumluluğu üstleneceğini belirtiyor. Salgının durdurulabilmesi için iyileşmenin herkesi kapsaması gerektiğinden tüm dünyaya eşit ve adaletli dağıtımın önemli olduğuna işaret ediyor. 

Aşılar hakkında üretilen komplo teorileri yüzünden (eşi ve kendisi de bunlardan nasibini alıyor) insanların aşı olmaktan kaçınmaması için politikacılara, toplum liderlerine, bilim insanlarına ve özellikle aile hekimlerine büyük iş düştüğünü belirtiyor ki bunca emek, para boşa gitmesin ve insanlar ölmeye devam etmesin. 

Tedavi yöntemleri araştırılırken bazı başarısızlıkların başarı getirdiği de görülmüş. COVID-19 tedavisine yarayabilir umuduyla ilaç endüstrisi için geliştirilen robotlarla yapılan biyoteknoloji ve ilaç taramalarından sonuç alınamamış ama en azından 1-2 yıllık bir zaman ve milyonlarca dolarlık para kaybının önüne geçilmiş. 

COVID-19 ilaçlarının hızlı denemelerinin yürütülmesine izin veren ve çeşitli protokoller oluşturularak kurulan RECOVERY (iyileşme) ağı sayesinde ağır vakalarda Dexamethasone ilacının kullanılmasının ölümleri yüzde 30 oranında azalttığının ortaya çıktığını ifade ediyor.  

Çoğumuzun haberdar olduğu antikor tedavisinde ise durum şöyle: Araştırmacıların dozaj (bazı vakalarda 8 grama kadar çıkabiliyor) ve infüzyon zorluklarını çözmeleri halinde yasal onaydan 90 gün sonra özellikle dar gelirli ve orta gelirli ülkelerde milyonlarca uygun doz ( örn: 0,05 grama indirilmesi mümkün olursa) hastalığın tedavisinde kullanılabilir hale gelecek.  

Testlerde ise gelişmeler var. Bu rahatsız edici COVID-19 testi geçerliliğini yitiriyor. Seattle’da yapılan bir uygulamada insanlar burun uçlarından sürüntüleri kendileri alıp test için gönderiyorlar. Burnun gerisinden alınan nasopharyngeal  sürüntü testinde oluşan öksürük, vs. yoluyla sağlık personeline bulaşma ihtimali yok ve sonuçlarda bir farklılık yaşanmıyor. 

Bir başka testin ise İngiltere’de geliştirildiğini belirtiyor. Kişiden alınan örnek kalınca bir cep telefonu büyüklüğündeki bir makineye sokulup 15 dakikada doğru sonuç alınabiliyor. Kişisel bilgiler makineden çıkarıldıktan sonra diğer bilgiler takip, tedavi ve önleme stratejilerini oluşturmak için merkez sunucuya yükleniyor.   

Vakıflarının ilk etapta 55 Afrika ülkesine 5000 adet okuyucu makinenin dağıtımına ortak olduğunu açıklayan Bill Gates bu makinenin kullanımının sadece COVID-19 ile sınırlı kalmayacağını, HIV, tüberküloz gibi diğer hastalıklarda da işe yarayacağını söylüyor. 

Daha başka şirketler de mevcutta kullanılan yüksek hassasiyetli testleri daha hızlı ve çok daha ucuz yapmak için çalışıyor, yanı sıra hassasiyeti daha düşük testleri ise günlük on binlerce adetten milyonlara çıkarmayı hedefliyorlar. Bu alandaki yeniliklerin hızı çok etkileyici ve  gelişmeler herkesin yararına olacak.  

Bill Gates yazısına şöyle devam ediyor:

“Haksız çıkmama sevindiğim bir konu ise-ki umarım öyledir-gelir seviyesi düşük ülkelerde koronavirüsün çok hızlı yayılacağıydı. Sahra Altı Afrika’sındaki vaka ve ölüm oranları ABD ve Avrupa’nın çok altında ve başarılı virüs mücadelesi ile dikkat çeken Yeni Zelanda ile eşit. Nedenleri nüfusunun çok genç olması, yoğun kırsal nüfusun virüs yayılımının daha zor olduğu açık alanlarda vakit geçirmesi. Başka bir olasılık-umarım durum bu değildir-zayıf ve yetersiz sağlık sistemlerinin gerçek rakamları yansıtmaması.

Geçtiğimiz ay öğrendim ki Afrika kıtasında COVID-19 kaynaklı ölümler 31. sırada, karşılaştırma yapabilmeniz için virüsün dünyada 4., ABD’de 1. sırada olduğunu söylemeliyim. Afrika’da bu kadar düşük olmasının sebebi sadece göreceli olarak COVID-19 vakalarının düşük olması değil, sağlık çalışanlarının koronavirüse odaklanması ve HIV/AIDS, sıtma, tüberküloz ve diğer hastalıkların tespit ve tedavi çalışmalarının aksatılmasıdır. Böylelikle COVID-19 ölüm tehlikesi azalıyor ama bu sefer de diğer hastalıklardan dolayı meydana gelen ölümlerin katlanarak geri dönmesi bekleniyor.

Diğer bir sebep de bulaşma korkusundan insanların hastanelere gitmemeleri ve vakaların teşhis edilememesi. 

Bu nedenledir ki hayat kurtarıcı uygulamaların sadece zengin ülkelere değil, tüm dünya ülkelerine ulaşması ve aynı zamanda pratik olması gerekiyor.”  

Gates pandeminin başlangıcında da aynı şeyi söylemişti, “COVID-19 ile mücadele bir dünya savaşına benziyor, tek farkla. Bu kez tüm insanlık aynı safta yer alıyor.” Şimdi de devam ediyor. “Bu küresel işbirliği önümüzdeki yıl umut vaat etme nedenlerimden biri, yalnızca pandemiyi kontrol altına alma vaadi değil. Dünyanın da zamanımızın diğer büyük zorluklarından biri olan iklim değişikliği konusunda somut adımlar atma şansı olduğuna inanıyorum." 

Ünlü iş insanı yazısını şöyle sonlandırıyor ; 

“Gelecek yıl dünya liderleri 2015’den sonra ilk defa iklim değişikliği konulu Birleşmiş Milletler zirvesi için İskoçya/Glasgow’da toplanacaklar. ABD sera gazı salınımını ortadan kaldırmak için gerekli temiz enerji yeniliklerini geliştirmek ve yaymak için lider rolü oynamaya hazırlanıyor.  

2021 yılında zamanımın büyük bir bölümünü COVID-19 ve iklim değişikliği konularını dünya liderleriyle görüşerek geçirmeyi ümit ediyorum.

Melinda ve benim önümüzdeki ay yayınlanacak yıllık mektubumuzda bir sonraki pandemiye hazırlık için dünyanın yaşadığı COVID-19 deneyiminin ne anlama geldiğini yazacağım. Şubat ayında 15 yıl süresince bu sorun üzerinde yaptığım çalışmalardan öğrendiklerimi paylaştığım “Bir İklim Felaketi Nasıl Önlenir” isimli kitabım yayımlanacak. 

Bundan bir yıl sonra geriye bakıp 2021’in 2020’ye göre iyileştirilmiş bir yıl olacağını düşünüyorum. Bu muazzam bir iyileşme olmayabilir ama dünya üzerindeki insanlar için fark edilebilir, ölçülebilir ileriye yönelik bir adım olacak.  

Umarım güvenli ve sağlıklı bir 2021 geçirirsiniz.”

(*) http://medyagunlugu.com/haber/bill-gatesin-kaleminden-korona-47009

Bill Gates'in yazısının orijinali için tıklayın