Beslan'da rehineydi Tokyo'da kürsüye çıktı

Beslan'da rehineydi Tokyo'da kürsüye çıktı

7 Ağustos 2021 Cumartesi  |   MG Özel

Cenk Başlamış

Rusya'da ister hafta içine denk gelsin isterse hafta sonuna, okullar hep 1 Eylül tarihinde açılır ve o gün bayram havasında kutlanır. 

Rusya'ya bağlı Kuzey Osetya'nın Beslan kasabasında da 1 Eylül 2004 Çarşamba günü durum farklı değildi. Çocuklar ve velileri yeni öğretim yılının başlamasının mutluluğu içinde heyecanla okula koştu. Dünyanın en acımasız terör eyleminin kurbanları olabilecekleri elbette akıllarının köşesinden bile geçmiyordu. 

İlk zilin çalmasından hemen sonra aniden ortaya çıkan 30 kadar silahlı Çeçen öğrencileri, öğretmenleri ve velilileri rehin alarak okulun spor salonunda topladı. Rehin alınanların sayısı açısından Rusya'da yaşanan en büyük terör eylemlerinden biriydi: Çoğu çocuk bin yüzden fazla kişi teröristlerin elindeydi. Zaten tüm dünyayı asıl şoke eden de teröristlerin bu kez ilkokul çocuklarını hedef seçmesiydi. Teröristler ya birileri tarafından kullanılıyordu ya da Çeçen bağımsızlık hareketi o kadar köşeye sıkışmıştı ki çaresizlik içinde çırpınıyordu. Ama neresinden bakılırsa bakılsın korkunç acımasız bir eylemdi ve uluslararası kamuoyunun önemli bir bölümünün sempatisini kazanan Çeçen hareketine büyük zarar vermemesi olanaksızdı, zaten öyle de oldu. Eylemin herhangi bir mantık taşımaması nedeniyle perde arkasında Rus gizli servisinin bulunduğu iddiasını ortaya atanlar da vardı. 

Çeçenistan'daki savaşın bitmesini, Rus askerlerin çekilmesini ve operasyonlara son verilmesini isteyen teröristler, rehinelere kötü davranıyor, su ve yiyecek vermiyordu; o kadar ki-iddialara göre-bazıları kendi idrarını içmek zorunda kaldı. 

Okul baskınının üçüncü günü yani 3 Eylül 2004'de, öğle saatlerinde, eylemin ilk günü ölenlerin cesetlerinin alınması için yardım ekiplerinin okula girmesinden birkaç dakika sonra kısa aralıklarla iki patlama oldu ve ortalık cehenneme döndü. Spor salonu yanmaya başlarken, binayı üç gündür kuşatma altında tutan özel timler yaylım ateşe başladı. Oset polisi meslektaşlarını engellemeye çalıştı ama başaramadı, işler kontrolden çıkmıştı, her yerde ceset dağları vardı.

Bilanço korkunçtu: Çoğu çocuk 312 kişi hayatını kaybetmişti, yaralıların sayısı ise 780 civarındaydı. (Türk vatandaşı Seyfi Doğan'ın baskında ölen sekiz yaşındaki kızı Alana'nın öyküsünü yazının sonundaki linkten okuyabilirsiniz.)
 

Okul baskınının hemen sonrası...

 

İşte o gün rehin alınan yüzlerce çocuktan biri olan Artur Nayfonov, katliamdan tam 17 yıl sonra, perşembe günü Tokyo Olimpiyatları'nda kürsüye çıktı. 86 kiloda serbest stilde mücadele eden güreşçi Nayfonov Rusya adına bronz madalyayı kazandı. 

Okul baskını sırasında yedi yaşında olan Nayfonov'un yanında 10 yaşındaki ablası Sabina ve 32 yaşındaki annesi Svetlana Nayfonova da vardı. İkisi baskından yaralı kurtuldu ama anneleri hayatını kaybetti. 

Rus basınında yer alan açıklamasında Nayfanov'un antrenörü Totraz Arçegov, “Annelerini kaybettiler ama Artur ve Sabina onun sayesinde okuldan canlı çıkabildi” diyor. 

Arçegov'a göre Nayfonov, çoğu Kafkasyalı genç gibi küçük yaşta güreşe merak saldı. 20 yaşında Rusya şampiyonu oldu, 2019'da dünya şampiyonluğunu kazandı, üç kez de Avrupa şampiyonluğu elde etti. 

Nayfonov, Tokyo'da üçüncü olmasından sonra gazetecilere yaptığı açıklamada. “Bronz aldığım için mutlu muyum? Tabii, altın madalya kazanmak gibi değil. Yine de insan olimpiyatlarda her gün madalya kazanmıyor. Şampiyon olamadım ama bu bir trajedi değil. Daha gencim, ileride başarırım” dedi. 

Bu arada, Nayfonov'un zaferini paylaşan Twitter kullanıcısı Neil Hauer, Beslan'da onun sınıf arkadaşı olan ama o gün okula gitmediği için baskından kurtulan Zaurbek Sidakov'un da Tokyo'da 74 kiloda altın madalya aldığını belirtti.

İlgili yazı: https://medyagunlugu.com/haber/beni-oldurecekler-anne-1-47770

Manşet fotoğrafı: Tass Ajansı.

Etiketler:  Rusya