Beşiktaş'tan seriye devam

Beşiktaş'tan seriye devam

17 Ocak 2021 Pazar  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Beşiktaş kendi adına en önemli maçlarından birine çıkarken, hem kazanarak Hatay deplasmanında kaybedilen puanın telafisini yapmak hem de derbi galibiyeti serisine devam etmek istiyordu.

Maçtan önce yaptığım analizlerle beraber takımın bu maçta iki farklı format ile oynayacağını düşünmüştüm. Bu durum maç başlangıcından itibaren gerçekleşti ve siyah ve beyaz kadar farklı bir takım izledik. Bu galibiyet takımın zirvedeki yürüyüşü açısından çok değerli. Ligin bitimine uzun bir süre olsa da, takımın ezeli rakibine karşı almış olduğunu ‘’derbi’’ galibiyeti Sergen Yalçın ve ekibine çok büyük bir motivasyon kaynağı olacaktır. Maçı her iki takım adına iki farklı şekilde değerlendireceğim, kırılma anları, kritik pozisyonlar ile beraber her şeye ufak ufak değineceğimiz bir yazı olacak.

Başlama vuruşu ile beraber bu karşılaşmayı bekleyen her futbol adamı Beşiktaş’ın daha önde, daha ısıran bir yapıda olacağını düşünüyordu. Sergen Hoca ve ekibi bu tip karşılaşmalarda çok farklı bir şekilde sahaya çıkıyor. Örnek olarak Beşiktaş’ın oyununun maçtan maça farklılaştığını, takımın bazen sonuç odaklı, bazen de seyir zevkine uygun oynadığını söyleyebiliriz. 

Takımın ilk çeyrekte zaman zaman yapmış olduğu baskıya şahit olduk. Siyah-beyazlılar önce takım savunmasını düşündü. Doğruyu söylemek gerekirse takımın sağ taraftan daha etkili olacağını düşünüyordum. Ghazzal-Rosier ikilisi, özellikle savunma zafiyeti olan Marcelo Saracchi’nin kanadını deneyecek gibi düşünsem de, yarı her iki takım adına da orta alan mücadelesi olarak geçti. Bu tarz büyük maçlarda skora ne kadar ortak olabilirseniz kazanma şansınız o kadar yüksek olur. Sergen Yalçın’ın öğrencileri, her an, her dakika istek ve konsantrasyon açısından Galatasaray’a üstünlük sağlarken. Josef- Atiba ikilisi maç boyunca sahada görünmeyen Peter Etebo’ya çok zor anlar yaşattı. Ayağına aldığı her topu ezen, sayısız hata yapan Nijeryalı oyuncu bana göre Galatasaray adına sahanın en kötü ismi oldu. İkinci bölgede üstünlüğü eline alan Kara Kartal, top ile daha fazla oynayan takım olurken, oyun geçişlerinde ilk yarıda bir hayli zorlandı. Oğuzhan Özyakup’un etkisiz performansına rağmen takım olarak o açığı iyi kapatan Beşiktaş, Larin ile bulmuş olduğu pozisyonu gole çevirebilse bu maç için çok farklı şeyler yazabilirdik. Sabırlı bir şekilde rakibini bekleyen Beşiktaş, kondisyon dengelemesinin mükafatını maç sonunda aldı.

Galatasaray için ilk yarıdan önce sahaya çıkan oyuncuların isteksizliğinden başlayabilirim. İkinci bölgede rotasyon anlamında oldukça dar bir kadroya sahip olan Fatih Terim, ilk yarı için düşündüğü, beklediği her şeyi yaptı. Kırılma anlarından bir tanesi de Atiba’nın kurtarmış olduğu pozisyon. Derbilerde çoğu zaman ilk golü bulan kazanır. Her iki takım da kontrollü oyunundan vazgeçmeyince tutuk bir ilk devre izledik. Maçı izlerken top ayağına her geldiğinde hata yapan Etebo’nun Galatasaray’a sıkıntı çıkaracağını biliyordum. Yarı boyunca hücum varyasyonu konusunda hayli etkisiz olan takım, kontra ile etkili olmaya çalışsa da Beşiktaş’ın hızlı beklerini aşamadı. Bununla beraber ilk yarıda gözüme çarpan maçın belki de seyrine etki edecek olaylardan bir tanesi de Diagne’ye çalınan faul sonrasında avantaj kararının verilmemesi. Bu çok net bir şekilde kural hatası. Her ne kadar hakem konuşmayı hem değerlendirmelerim de hem de yazılarımda belirtmiş olsam da, doğru gördüğüm şeyi söylemekten çekinmem. O pozisyon devam etmiş olsa gol ile sonuçlanabilirdi. Dünya futbolunda bir isim olan Cüneyt hocanın bu kadar basit hatalar yapmaması gerekiyor. Hava koşullarını da düşündüğümüzde her şeye rağmen pozisyonlu bir yarı oldu. Benim için birinci kriter iyi bir maç izleyebilmektir. Doğruyu söylemek gerekirse her iki takımın da deyim yerindeyse birbirini tarttığı bir yarı oldu.

İkinci yarının başında Galatasaray adına değişiklik geleceğini düşünüyordum. Takımın oyun yapısını değiştirerek farklı bir şeyler denemesi gerekiyordu. Öyle ki, Beşiktaş’a karşı içeriye gol atamadan girdiyseniz bir şekilde kalenizde golü görürsünüz. Bu çok net bir gerçek, oyun adına da, istatistik adına da… Yazımın başında Beşiktaş’ın iki farklı formatta oynayacağını belirtmiştim. Siyah beyazlılar oyununun seyrini kendi lehine kademe kademe değiştirdi. Bu noktada eksik olan Galatasaray’da yapılmayan oyuncu değişiklikleri oldu. Kenarda olan Babel-Emre Kılınç gibi isimler bu tip kapalı maçlarda oyunun kilidini daha rahat çözebilir. Konyaspor maçında oyuna maçın bitimine iki dakika kala giren Hollandalı yıldız attığı bir şut ile takımının skor bulmasına katkı sağlamıştı. Hava durumunu da düşünecek olursak Galatasaray, bu şekilde oyunun içinde daha farklı bir şablona bürünebilirdi. Bir şeyler değişmemiş olsa bile Etebo’nun kesinlikle çıkması gerekiyordu. Ardı sıra bireysel hatalara devam eden Terim’in öğrencileri, oyunun ritmini Beşiktaş’a bırakınca her şey tam da Sergen Hoca’nın hayal ettiği gibi gitti. Maçın her iki takım adına kırılma anı ise yarının ortasında Mbaye Diagne’nin "amatör" kırmızı kartıydı. Takımınız adına böylesine önemli bir maçta, iyi bir silah olduğunuzu biliyorken, o müdahaleyi yapıyorsanız şapkanızı önünüze koyup düşünmek zorundasınız. Bir kişi eksik olan Galatasaray’a karşı Beşiktaş, gözünü karartarak bütün riskleri aldı ve onlar adına bu maçın dönüm noktası Mensah- Oğuzhan değişikliği oldu. Geriye yaslanan bir takıma karşı dikine gitmeyi seven bir oyuncuyu sahaya almak rakibiniz eksik olsa da risktir. Sergen Yalçın nerede olduğunun farkında. Maçı kazanmayı çok istedi ve istediğini aldı.

Rakibini adeta abluka altına alan Beşiktaş, golü buluncaya kadar saldırmaya devam etti ve meyvesini topladı. Takım dolu dizgin devam ediyor. Bu sene şampiyonluk yolunda çok ciddi bir rakip olduklarını bir kez daha gösterdiler. Galatasaray adına golden sonra yazılacak çok bir şey yok. Takım mental ve fiziksel olarak son yarım saat efor olarak sıkıntılı olduğundan bu durum hem hocanın hem de takımın bütün oyun planına etki etti.

Lig uzun, telafisi elbette olacaktır ama transfer konusunda sarı-kırmızılıların biraz daha acele etmesi gerekiyor. Takımda bazı bölgelerde çok ciddi eksikler var. Takviye olmaz ise, Cimbom bu sezon çok zorlanacaktır. Genel olarak her şeye rağmen güzel bir derbi izledik. Sizce, bu iki takım önümüzdeki maçlarda neler yapacak?..

Etiketler:  Futbol