Beş elementin uyumu

Beş elementin uyumu

17 Ekim 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

Enerjinin tüm evrende ve parçası olduğumuz için bedenimizde çeşitleri bulunmaktadır. Bu çeşitliliği anlamak ve bize ne anlattığını tanımlayabilmek aslında beden-zihin-ruh çemberini dengede tutabilmek için önemlidir. 

Mesela bugün iklim değişikliğini konuşuyoruz. Sabah dinlediğim bir meteoroloji mühendisi radyo programında, elindeki bilimsel raporlara göre buzulların son 40 yıldır artık az da olsa donma tepkisine girmeden sürekli eridiğini ve bu süre içinde %60’ının yok olduğunun rapor edildiğini söyledi. Uyum yok oluyor. Uyum yoksa maalesef denge yerine yıkım geliyor. Doğa yeni oluşturacağı düzende tekrar enerjisel ve elementsel uyumu yakalayıp dengeyi bulana kadar biz çaresiz bekleyeceğiz. 

Doğanın kendi içinde yapmaya çalıştığı gibi biz de bedenimizdeki her katmanda enerjileri birbiriyle uyumlu kılmayı öğrenebildiğimiz takdirde denge ve bütünsellik kavramlarına ulaşabiliyoruz. Bu bağlamda, yoga bize bu yolda gerek dünyamızda ki gerekse mevcudiyetimizde ki öğelerin uyumunun önemini de öğretmektedir. 

Peki elementlerin birbiri ile uyumunu nasıl öğrenebiliriz?  

Kendini bilme ve öz bakım yolculuğuna adanmışlık gösterebilmek ilk adımdır diyebiliriz.  

Hindu varoluş kavramında, evreni oluşturan iki nihai gerçeklik olduğu varsayılır. İlki madde “Prakrti”, ikincisi ruh (Purusha).  

“Prakrti” için bio kimliğimiz, en temel doğamızdır denilebilir. Hiçbir zaman değişmez. 

“Dosha” ise bio enerjimizdir denilebilir ve sürekli değişkenlik gösterir. 

Beş elementin ise “Dosha”lar olarak adlandırılan mizacımızda birleşimleri mevcuttur. Bu üç “dosha” nın kombinasyonu, “Vata dosha” (Hava ve Eter), “Pitta dosha” (Ateş ve Su), “Kapha dosha” ( Toprak ve Su) olarak her canlıda bulunmaktadır. Bununla birlikte, hepimizin kişiliğinin ve fizyolojisinin çoğunu oluşturan baskın bir “dosha”sı veya “dosha” kombinasyonu vardır. 

“Ayurveda”nın kadim “Vedik” bilimine göre bu “dosha”ların dengesi veya dengesizliği, kişinin vücudunun “prakriti”sini veya doğasını tanımlar. 

“Prakrti”mizin net bir resmini görebilmek için kendimizi incelememiz önemlidir. Bu hem fizyolojik hem de psikolojik çok yönlü bir incelemeyi tanımladığı için bu öz bakım yolculuğuna çıkmaya karar verirseniz, konusunda yetkin bir “Ayurveda” uzmanı ile çalışabilmeniz harika olur. 

“Ayurveda” kavramı ile tanışmadan önce şahsen bunu 4 yıl boyunca çok sıkı bir not alma girişimi ile yapmıştım. Sürekli düşük olan enerjimi ve bedensel, zihinsel, ruhsal dengesizliğimi anlayabilmek adına, hangi saatte ne yiyorum ve bana ne hissettiriyor, kiminle ne yediğim zaman ne hissediyorum, hangi gıdayı tükettiğimde ne hissediyorum sorularının peşinde tam 4 yıl geçirdim. İyi hissettirmeyen her şeyi bıraktığımda enerjim ve dengemde olumlu gelişmeler yaşadım. Bu süreç bana kendi “praktrti”mi tanımaya alan açtı, öğrenmeye de devam ediyorum. 

Bu bilgiler ışığında bu yazının sonuna bir çapa atalım ve gemimizi bir an durdurup dünyaya serbestçe bakalım. Yorumlamadan, varma çabasından az özgürleşerek görebilmenin tadını çıkaralım. Sonra kendimize şu soruyu soralım: 

Beden duyumlarımın farkında mıyım? Sıcaklık, serinlik, gerginlik, ferahlık… 

Namaste...