Bennett hükümetinin önündeki sorunlar

Bennett hükümetinin önündeki sorunlar

17 Haziran 2021 Perşembe  |   Serbest Kürsü

Rafael Sadi 

Genellikle yeni gelen hükümetlere ve başbakanlara 100 günlük nefes alma süresi tanınır. Ancak Naftali Bennett hükümetinin böyle bir şansı olmayacak gibi görünüyor. 

İlk sınavını da daha iki gün olmadan bile vermek durumunda kaldı. 

Eh kabaca bile olsa yeni İsrail Başbakanı ilk sınavında çok da başarısız olmadı hatta başarılı bile sayılabilir. 

Şöyle ki, Yeruşalayim "bayrak yürüyüşü"ne izin verdi ve olay çıkmasını büyük bir ölçüde engelleyebildi. Hamas’ın "saldırırız" tehditlerine hatta koalisyon ortağı Raam Partisi lideri Mansour Abbas’ın "provokasyondur" iddialarına kulak asmadı ve kimseye boyun eğmedi. Hamas’ın yangın balonları saldırısına karşı da gece Gazze’ye bir hava saldırısı yaparak askeri tesisleri bombaladı. Bu hareketi ile Bennett’in Natanyahu’dan farklı olabileceği ve Hamas’a karşı pek de frenleyici olmayabileceğinin altını çizdi. Bu harekette Savunma Bakanı’nın da rolü olduğundan kuşkum yoktur. 

Böylece İsrail yeni hükümetinin ki bu aynı zamanda İsrail devletinin birincil sorununun güvenlik ve terörle mücadele olduğunu ilk sıraya oturtmakta yarar vardır. 

Bunun ardından gelecek olan ve bu hükümete düşen görevler sırası ile şöyledir: 

2. Eğitim

Korona nedeni ile öğrenciler neredeyse 2020 ve 2021 eğitim senelerini boş geçirdiler. Zoom eğitim sistemi sadece hiç yoktan iyidir denebilir. Ancak bunun yanı sıra eğitim sisteminin dinci partilerin olmadığı bir hükümet olan bu koalisyon sayesinde daha modern ve daha doğru bir sisteme oturtulabilmelidir. Şöyle ki, şu andaki eğitim sisteminde milli bir eğitim programı yoktur. Araplar, Müslümanlar, Hristiyanlar ve dindar veya dinci gruplar çocuklarını istedikleri şekilde eğitmekteler. İsteyen medreselerde isteyen manastırlarda veya yeşivalarda kendi meşrabına uygun olarak eğitmektedirler. Devletin de bu eğitim sistemine karışmadığı açık ve seçiktir. Devlet ortaya bir eğitim sistemi koymalı ve her kesimdeki öğrenciler bu sistem içinde eğitilmelidir. Dini eğitimler ise herkesin dini inancına uygun ancak İsrail devletine düşman olmayacak şekilde uygulanmalıdır. Bu her din grubu için geçerli olmalıdır.

3. Sağlık

Sağlık konusunda yeni hükümeti bekleyen oldukça büyük sorunlar mevcuttur. En başında da hastanelerin ve yatak sayılarının arttırılması, eksik hastane gereçlerinin tespiti ve tamamlanması için gereken planlamanın gözden geçirilerek gereken bütçelerin tespiti gerekecektir. Bilinen bir gerçektir ki İsrail’de halen hastane sayısında eksikler mevcuttur ve bunu tamamlamak bu hükümete nasip olabilir.  

4. Ekonomi ve bütçe 

Bu hükümetin yapması gerekenlerin en başında iki senedir olmayan bir bütçe konusunun halledilmesi ve parlamentodan herkesin, en azından 61 üyenin onaylayacağı bir bütçe geçirilmesi gelir. 

Ekonominin canlandırılması operasyonu koronadan sonra eski hükümet tarafından başlatılmıştı ancak henüz işsizlik konusu tam manası ile çözülmüş değildir. Bu hükümetin bu konunda ne gibi yaptırımlar uygulayacağını ve bu konuya nasıl çözüm bulacağını sanırım herkes merak ediyordur. 

Ekonomi başlığı altında ise en önemli konulardan biri de asgari ücret ve emekli maaşlarının ne olması gerektiğidir. Hazine Bakanı olan Avigdor Liberman’ın omuzlarında oldukça büyük bir yük mevcuttur ve bunun altından kalkmasını temenni etmeliyiz. 

5. Dış ilişkiler 

İsrail dış ilişkiler ile yaşayan bir ülkedir. Ve son yıllarda büyük hamleler yaprak özellikle Müslüman ülkeler ile yaptığı İbrahim Anlaşmaları çerçevesi içinde oldukça önemli yol kat etmiş durumdadır. Bu yolda ilerlemek bence kimsenin engellemek isteyeceği bir durum değildir. Yeni hükümetin de bu anlaşmaların devamının getirilmesi konusunda farklı bir tutum takınmayacağına inanıyorum.  

Bu konuda ABD ile ilişkilerin de İsrail’in menfaatlerine halel getirmeyecek şekilde gerçekleşeceğinden kuşkum yoktur. ABD Başkanı Joe Biden’ın Bennett’in seçilmesinden sadece birkaç dakika sonra kendisini aramasını ve tebrik etmesinin olumlu bir işaret olduğunu ve İsrail ile ilişkilerin doğru bir düzlemde kalacağını düşündürmektedir. Bu arada Bennett’in Amerikan vatandaşı bir ailenin çocuğu olduğunu hatırlamakta da yarar vardır. 

Tabii ki ABD ile daha doğrusu Biden hükümeti ile İsrail arasında ideolojik bazı sıkıntılar var ve sözlü olarak konuşulanların başında da İsrail’in Yehuda ve Shomron bölgesindeki konut inşaatları sayılarında tartışmalar söz konusudur. Bennett her ne kadar sol bir hükümetin içinde yer almış olsa da kendisinin Bnei Akiva ideolojisindeki ve seçmenlerinin yerleşimci örgülü kippa dediğimiz ılımlı dindarlar olduğunu unutmamak gerekir. Hoş en başta Başbakan Bennett’in unutmaması gerekir ve buna göre seçmenleri ile AB yönetimi arasındaki dengeyi bir şekilde tesis edeceğine inanmak istiyorum. 

Dış ilişkiler başlığı altında da olsa İsrail-Türkiye ilişkilerine değinmeden geçilemez. 

Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın gerek İsrail’e sürekli terör devleti yakıştırması yapması ve gerek Kudüs konusundaki söylemleri ile Sayın Çavuşoğlu’nun "Kudüs’ü kurtarmak için İsrail’e asker göndereceğiz" ifadeleri eski hükümet tarafından olduğu gibi sineye çekildi ve Türk milleti ile bozuşmak istenilmediği için herhangi bir tepki ve cevap da verilmedi. 

Tabii Türkiye Cumhuriyeti ile Hamas arasındaki yakın ilişkinin İsrail devletinin pek de hoşuna gittiği söylenemez. İki ülkem arasında büyükelçi olmaması da sorunların çözülmesi konusunda bir numaralı engeldir. 

Bu ilişkilerin çözülebilir hale gelmesinin veya getirilmesinin ilk etabı karşılıklı büyükelçilerin tayini ve agreman alınarak atanmalarıdır. 

Doğru elçilerin atanması halinde gerisinin kolaylıkla geleceğini bence iki taraf da biliyordur. İki ülkem arasında direkt bir sorun mevcut değildir. Gerginlik komşu sebebi ile çıkmaktadır. Filistin mağduriyetinden sürekli dem vuranların Filistin’e yardımcı olabilmenin yolunun İsrail ile iyi ilişkilerden geçtiğini anlayabilmesi gerekir. Ne yazık ki Türkiye bu konuda taraf olarak tarafsızlık konumunu yitirmiş durumdadır. Yoksa bugünkünden çok daha fazla Filistin’e yardımcı olunabilirdi. Tabii bu konuda yardımcı olunmasını istemeleri gerekir.  

Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenmiş olan Yeş Atid Partisi lideri Yair Lapid’in bu konudaki yetisinin ne denli olduğunu henüz bilmiyoruz ama sempatik karizmasının işe yarayacağını umut ederim. 

6. Dini vecibelerin ve cumartesi toplu taşımacılığının yeniden düzenlenmesi 

Avigdor Liberman ve partisinin bayrak açtığı konuların başında dindar veya dinci partilerin dayatması ile İsrail devletinin dini kuralları ile mücadelesinde değiştirmeyi söz verdiği kuralları sıralayalım isterseniz: 

A. Cumartesi günleri toplu taşıma çalıştırmak. 

B. Dini nikah yerine sivil nikah 

C. Dini eğitim (Yeşiva) yerine milli eğitim 

D. Yeşivalarda okurken askerlik görevi yapmamak, bunun değiştirilmesi 

E. Sosyal yardım paralarının çocuk sayısına göre verilmesini değiştirmek. 

Bunları bu ülkede değiştirmek oldukça zordur. Yasalar ile değiştirseniz bile fiili olarak toplumun içindeki dindarlığı silemezsiniz. Bu reformları yaparken çok dikkatli olmak ve iki sentezi birlikte uygulayabilecek bir formül bulmak gerekir. Liberman'ın üstlendiği iş kolay değil ve muhtemelen istediklerinin tamamını gerçekleştiremeyecek. 

7. Arap azınlıkların hayat seviyelerinin yükseltilmesi 

9 milyon İsrail vatandaşının yaklaşık 1 milyonu Müslüman ve Hristiyan Arap'tır. 

Bu kesimdeki vatandaşların İsrail toplumundan farklı bazı sorunları mevcuttur. İlk etapta bu sorunların halledilmesi gerekmektedir. 

A. Arap toplumundaki yasa dışı silahların toplanması 

B. Bu kesimdeki kadın cinayetleri ile kan davası cinayetlerin faili meçhul cinayet statüsünden kurtarılması ve suçluların cezalandırılması için gerekenin yapılabilmesi. Bu çok kolay değildir çünkü bu kesimde kimse polise yardımcı olmamakta ve kimse suçluları bilseler dahi korkudan ve de kendi toplumuna ihanet ediyor görünmemek için konuşmamaktadır. 

C. Arap siyasi liderleri ile dini liderlere önemli bir görev düşmekte ve bu olumsuz durumun toplum yararına dönüştürülmesini sağlamaları gerekmektedir. 

D. Eğitim konusu en az İsrail toplumundaki kadar önemli olup İsrail milli eğitim sisteminin bu kesimde uygulanması sağlanmalıdır. Medreselerde ve dini okullarda  çocukların Yahudi ve İsrail düşmanı olarak yetiştirilmesi önlenmelidir. Demokrasi nefret ve düşmanlığın serbest pazarı olmamalıdır. 

E. Yasa dışı yerleşim birimleri süratle yasal hale getirilmeli ve her yerleşim biriminin hak ettiği kamusal statüye kazandırılması ve gerekli alt yapı ve sosyal hizmetlerin götürülmesi gerekmektedir. 

F. Bennett hükümeti ile RAAM partisi arasındaki koalisyon bu kesime ayrılacak olan 54 milyar şekel ile (5 yılda) bu sorunlara deva olunabileceğine inanılıyor. 

Tabii en başta yasa dışı silahların toplanabilmesi ve bu kesimdeki yasa dışı çetelerden arındırılması gerekmektedir. 

8. Sorunlar bitti mi, bu kadar mı? 

Kesinlikle değil. İsrail’in en önemli sorunlarından biri ise yeni evli çiftlere konut tesisidir. Yasalar çerçevesinde devletin görevleri arasında her vatandaşa konut ve iş bulmak vardır. 

Bugüne kadar 12 senelik Natanyahu hükümeti dahil kimse bu soruna çözüm bulamadı. Serbest piyasa ekonomisi konut fiyatlarının sürekli artmasına sebebiyet verdi. Ve gençler konut sahibi olabilmekten uzak durumdalar. 

Bu hükümetin de buna çare bulacağını kimse düşünmüyor zaten. 

Çevre sorunları ve daha bin türlü sorun hükümeti bekleyen dertlerin devamıdır. 

Kimsenin gözünü karartmayayım ama hayat devam edecek...

Not: Bu yazım önce odatv'de yayınlanmıştır.

Etiketler:  Rafael Sadi