Bencilliğin getirisi

Bencilliğin getirisi

14 Ekim 2021 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Erdal Çolak

Bazen hayat insanı öyle birileri ile karşılaştırıyor ki aklınız hayaliniz duruyor. Etrafımda son günlerde inanın öyle insanlarla karşılaştım ki sadece kendisini düşünen, yumurtasını pişirmek için komşusunun evini yakacak durumda olan kişilerle muhatap oluyorum.

İnsanda zihinsel körlüğün yanında "realite körlüğü" vardır. Derler ki kişi kendi hatalarını görmez. Bencillik, kişinin sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesidir. Etrafındaki hiç kimse onun umurunda değildir. Bireyin kendi çıkarlarına gelen, onu mutlu eden, egosunu besleyen, hedeflerine en uygun yönelecek tutum davranışlarda bulunma halidir bencillik. İnsan doğası itibarıyla bencil, güvensiz, çıkarcı ve korkak bir varlıktır; hem kendisi hem de genleri bencildir. 

İnsanlar vardır dünyanın kendi etraflarında döndüğüne, var olmalarının bile bir lütuf olduğuna inanırlar. Kendileri olmasaydı diğerlerinin de bir kıymeti kalmayacağını düşünürler. Bu kişiler, önemli ve vazgeçilemez olduklarını düşünen bu aciz zavallılar övgüyle, iltifatla egolarını beslerler. Ne yaparlarsa yapsınlar, hatalı olsalar dahi sürekli karşı taraftan özür ve saygı beklerler.

Eski çağlardan beri dini, felsefi, psikolojik, ekonomik ve biyolojik açıdan çeşitli sorgulamalar yapılmış, egosantrizmin (beniçincilik) topluma, insana yaşattığı acılar, ızdıraplar dile getirilmiş. Dinler genelde bencilliği büyük kötülüklerden, günahlardan sayar, diğer iyi ,tutum ve davranışlara odaklanır. Hristiyanlıkta bencillik şehvet düşkünlüğü, aç gözlülük, kıskançlık, oburluk, öfke ve tembellikle birlikte yedi büyük günahtan biri sayılmıştır. Peki o zaman herhangi dini bir gruba, cemaate bağlı insanlar nasıl bu kadar bencil olabilir? 

Bencilliğin görünmeyen, bilinç altında kişinin iç dünyasında güçsüz, zayıf karaktere sahip bir kişi modeli vardır. Bencil kişilerin benmerkezci yaşamaları aslında dış dünyadan gelebilecek tehlikelere karşı kendilerini koruma iç güdülerinden kaynaklanmaktadır. Böylece kendilerini yaşamın merkezine alarak solist bir karakter almış olurlar. Onlar için başkalarını anlamaya çalışmaya yönelik empati kurma yoktur çünkü kendilerinden başka kimse önemli değildir. Kendilerine yarar sağlayacak bir durum varsa, başkalarının arzuları, onların ne duruma düştükleri, çektikleri acı ve ızdıraplar önemli değildir. 

Psikolojide empati eksikliğinden kaynaklı bir bencillik anlayışı vardır. Kişiyi tek benciliğe ulaştıran ana soru "ego"nun niteliğidir. Kişi benliğini sorguladığı an çevresindekilerin ona yüklediği sorumluluklarla kendi öz cevherinin çatışması problemi ile karşılaşır. İnsanın egosunun istekleriyle çatışması kişiyi bencil olmaya sevk edecektir 

Doğada görebileceğimiz en vahşi aslan bile, beslenmek için ihtiyacından fazla avlanmaz. Ama insan öyle mi? Birçok konuda egosunu tatmin etmek için çevresine, kendisine, doğaya, diğer canlılara zarar vermektedir. İktidarlar, politikacılar para, hırs ve mevki için bu kadar yarış halindeler anlamış değilim. 

Ne kadar dünyada iyilik, sevgi, saygı, yardımlaşma yüceltilirse yüceltilsin insanın kendi çıkarlarına yönelik herhangi bir çabaya girmesi ona aşırı derecede mutluluk ve haz vermektedir. Evet, bilim insanlarına göre bencillik duygusu kişiye haz veriyor çünkü insan doğası gereği her zaman kendi çıkarını gözetir, böyle hareket eder, bütün eylemlerinin amacı budur.