Bedenimizdeki beş element

Bedenimizdeki beş element

10 Ekim 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

Yoga felsefesinin kaynağı olarak bilinen “Vedalar”ın içerisinde “Beş Element” (Pancha Bhuta) ana başlığı altında evrenin beş elementten oluştuğu ifade edilmektedir. İnsan bedeni de evrenin ayrılmaz bir parçası olduğu için bu beş elementi barındırmaktadır. 

Tabii bu beş elementin bedenimizde, ne için ve nasıl kullanıldığını anlayabilmek adına “Ayurveda”nın ne olduğunu ve mizacımızı (Dosha) bilmemiz gerekmektedir. 

Zamanının antik yaşam bilgeleri, büyük bir adanmışlıkla, varoluşun derin bilgisine ulaşabilmek için uzun yıllar gözlemler yapıp deneyimler elde etmişlerdir. Bu adanmış çalışmalar sonucunda da “Ayurveda” insanlığın hizmetine sunulmuştur. 

Elbette her bilgi o dönemin insan algısına, yaşam ihtiyacına ve ruh-zihin-beden yapılarına yönelik şekillenmiştir. Birçok bilgi içinde bulunduğu zamanın algı, ihtiyaç ve ortaya çıkan sorunlarına çözümler olarak evrimleşmektedir ve böyle devam edecektir. “Ayurveda” ise günümüzde hâlâ gerçekliğini ve geçerliliğini koruyan sağlam bir temele sahip olmakla birlikte bu evrimleşme sürecine alan açmaya devam etmektedir. 

Ayurveda "yaşam bilimi" anlamına gelir ve 5.000 yıllık eski bir Hindu felsefesidir. “Ayurveda” insanı parçalarının toplamına göre düzenlenmiş bir bütün olarak görme sanatıdır. Bu parçaların nasıl etkileşime girdiğini anlamak için de kişiyi tanımak gerekir.  

“Dosha” ise kısaca tanımlamak gerekirse, fiziksel ve zihinsel bedenlerimizin birleşmesi neticesinde oluşan bünye tipimizdir.  

Özünde, yaşam beceri ve kalitemizi sürekli dengede tutabilmek, sağlığımızı iyilik hâli içerisinde bulundurabilmek veya tedavi edebilmek adına elementlerin bize neleri ifade ettiğini bilmemizde fayda vardır. Bu elementlerin bedenimizdeki dengeleri tüm bedensel, zihinsel ve duygusal süreçlerdeki dengenin şartıdır. 

“Ayurveda” her canlının beş elementin benzersiz bir birleşimine sahip olduğunu belirtiyor. Gelin birlikte bedenimizdeki bu beş elemente bir göz atalım: 

1. Eter (Boşluk): Aslında bir elementten ziyade diğer dört elementin var olabildiği alanı ifade eder. Bedenimizdeki tüm boş alanlar “eter” ile bağlantılıdır. Kulak ve ağız bu element ile ilişkilidir. Beş duyunun ötesinde algılara açılan kapıdır. Duyma duyusunu işler. Kalp ve ince bağırsağı yönetir.  

2. Hava: Oksijeni, nefesi, hareketi ifade eder. Zihni ve duyguları organize eder. Solunum sistemini ve sinirleri işler. Akciğer ve kalın bağırsağı yönetir. 

3. Ateş: Isıyı temsil eder. Yaşamın yakıtıdır. Bedeni güçlü ve dengeli tutar. Gözlerle ve vücut ısısı ile ilişkilidir. Karaciğer ve safra kesesini yönetir. 

4. Su: Bağ, yapışkanlık, akışkan tutunmayı ifade eder. Vücudun koruyucusudur. Bedenimizin ve zihnimizin çevikliğini belirler. Dil su elementi ile ilişkilidir, tat duyusunu işler. Böbrekleri ve idrar kesesini yönetir. Tükürük, mide, sinirler, eklemler, kan da su elementi ile ilişkilidir. 

5. Toprak: Bedenimizi ve gezegenimizi oluşturan en temel unsurdur. Bedenimizin kuvvet ve canlılığını ifade eder. Bedende kas gücünün, zihinde hafıza ve konsantrasyonun kaynağıdır. Mide, pankreas, dalak organlarını yönetir. Koku duyusunu işler. Kemiklerimiz, tırnaklarımız, dişlerimiz ile ilişkilidir. 

Her element ile bilinçli temas kurmayı öğrenebiliriz. Varoluşumuzdaki “Bir”e dokunmanın birçok yolu var. Mesela, alışveriş yaptığımız zaman dokunduğumuz sebze, meyve ve tahıllar aslında bitkilerin dönüşmüş halleridir. Bitkiler toprağın dönüşmüş halidir. Bedenimiz yediklerimizin dönüşmüş halidir. Beden topraktır. Tabağımızdaki yemek bedenimize dahil olduğunda bütünlüğümüze dahil olacak. Başka başka yaşam formları bize karışıp, bize dönüşüyor.  

Ne muazzam değil mi?  

Namaste...