Başka ve berbat bir hayat

Başka ve berbat bir hayat

16 Aralık 2021 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Cumhur Deliceırmak, Girne

Başka bir hayat mümkün diyerek besledik ilk gençliğimizi. 

Gençliğimiz başka bir hayat, güzel bir hayat için mücadele ile geçti. 

Ve onlar başka bir hayatı çaktılar alnımıza Türkiye’de ve KKTC’de. 

Onlar kim mi?

Biz olmayanlar, bizden olmayanlar. 

Sevdikleri hatta tutkuyla bağlandıkları, bağımlısı oldukları tek şey para olanlar. 

Para dediğim de sakın ola Türk lirası sanmayın. 

Dolar, euro, pound. 

Onlar onlardır da biz kimiz, kimlerdeniz?

Nazım, "Kartallı Kâzım" demişti ya. 

Çarıklılar işte, hani Mehmet Başaran’ın, "Çarığımı Kaybettiğim Tarlalar" kitabında çarığını kaybedenler. Mücahitler.

Sonrasında da evini barkını, köyünü mecbur bırakılıp karın tokluğu için göçe kaybedenler. 

Sermayesini biriktirirken azınlık, ümüğüne basılarak kuru ekmek parasına emeğini kiralayanlar. 

Sermayenin Bekçi Murtaza’sı marifeti ile yorgunluktan uyudu diye fabrikada, tezgâh başında  jurnallenenler. 

Bekçi Murtaza, bekçi olmadan önce babasıydı oğlunun, onu bekçi yaptılar başparmağı sandı kendini Menderes’in, Bayar’ın. 

Sonra bir gün. 

27 Mayıs oldu. 

Soluklandık az biraz. 

Ve Morrison Süleyman ile yeniden başladılar. 

Kibrit suyu dökmeye niyetli olanlar kökümüze ve yüzümüze kezzap atanlar. 

Evren diye biri peyda oldu. 

ABD, "bizim çocuklar başardı" dedi. 

Sonrası mı? 

Geldik bugüne. 

Berbat, rezil bir hayat mümkündür ve ona lâyıksınız diyenlerin sürüyor hükmü.