At gözlüğü ile bakarsanız...

At gözlüğü ile bakarsanız...

15 Nisan 2021 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Cumhur Deliceırmak, Girne

Hz. İsa’yı bugün öğrenmek, bilmek kimi 2021 yılının dünyasına taşıyabilir ki?

Olası mı bugünü düne yansıtarak dünü bilmek, anlamak ve yarını kurmak? 

Bugündesiniz. 

Olmanız gereken zaman ve mekân buydu, oldunuz. 

Bugünkü alışkanlıklarınız, bugün okuduklarınız ile dünü yazmaya kalkarsanız, içine sarımsak ile Meksika biberi de katılmış bir aşureye döner dün ki, kendiniz bile yiyemezsiniz. 

2021 yıl önce Nasıra’da doğan Jesus, kendini Hz. İsa yapacak koşullara doğmuştu ve bunu ancak ve yalnız onun biricikliği (lütfen doğru anlamaya çalışın çünkü bütün canlılar biriciktir, eğer Jesus kendini İsa oldurmasaydı, Nasıralı köylülerden biri olarak kalırdı ve Hristiyanlık da bir süre gecikirdi) Jesus’un biricikliği ve onun kendini oldurma azmi Hristiyanlığı yarattı ki 2021 yıl önce Hristiyanlık, papaların Vatikan ya da piskoposların, gericiliğin hizmetine sundukları gerici "Hristiyanizm"den çok farklı olarak ilerici bir eylemdi. 

Niye mi yazılıyor bu yazı?

2021 gözlükleri ile 1821’e, 1931’e, 1955’e,1958’e, 1960'a ve 1963’e,1967’ye,1974’e bakıp da örneğin, EOKA ve TMT kurulmasaydı–kurulmayabilirdi vs vs diyorsunuz ya-olmazdı EOKA ve TMT kurulacaktı ve kuruldu da. 

Günün tarihini günün koşulları belirler, 2000'li yılların, hem de içselleştirilmemiş, içselleştirilememiş sadece ezberlenmiş "solcumtrak", modernize, "humanitik gözlükümsüler" ile baktığınız için düne, anlayamıyorsunuz günü. 

Günün nedeni dündür. 

Günün ezberleri ile tarih yazmaya kalkarsanız cebinizde British ya Euro pasaportları ile hepimiz insanız ne vardı yani Elen ya da Türk olacak diye zırvalarsınız ki, babalarınız Türk doğmuştu ya da Elen. Oysa siz zoru görünce topuklayıp British olmayı ya da Eurocan olmayı seçtiniz ki babalarınız, anneleriniz Kıbrıs Türkü, Kıbrıs Eleni olarak asla ve katiyen "Great Britain–United Kingdom" devletleri kadar suçlu ve günahkar ve dahi barbar değillerdi, olmadılar.  

Hani şikayetçiymişsiniz gibi yaptığınız Lefkoşa ile Nicosia’yı Türk ve Elen olarak ayıran sınır var ya, işte o sınır asla ve katiyen AB'yi Hristiyan beyaz kuzeybatı çeyrek kürelilerden gayrı bütün insanlığa kapatan surlar gibi ve kadar sur olmamıştır. Lefkoşa sur içi olarak kalmıştır. Oysa AB kendi üyeleri arasında sözüm ona sınırları kaldırırken, diğer bütün halklara karşı insanlık tarihinin gördüğü en katı sınırları tahkim etmiş ve Akdeniz'i mülteciler için ıslak mezarlık haline getirmiştir. AB gözlükleriniz bunu görmenizi engellese de bu görmekten kaçındığınız hakikatin, gerçekliğin ta kendisidir  

Bugünü düne yansıtarak günü anlamlandıramazsınız. 

Bugün dünün sonucudur. 

Dün bugünün sebebi.