Araftaki ülke: Ukrayna

Araftaki ülke: Ukrayna

6 Kasım 2020 Cuma  |   Serbest Kürsü

Yusuf Bektaş

Yüzölçümü açısından Avrupa’nın en büyük ikinci ülkesi olan Ukrayna, Rusya ve Avrupa Birliği (AB) arasında tabiri caizse tampon görevi gören bir ülke. Eski Sovyet ülkelerinden Litvanya, Letonya, Estonya gibi AB'ye tam üye olmayı yıllardır başaramamış ancak Orta Asya ülkeleri ve Belarus gibi Rusya tahakkümü altına da girmek istememiş bir ülke olarak bölgede “arafta kalmış” ve yalnız bir ülke olduğunu söylemek mümkün.  

Doğusu ve batısı arasında ülkenin geleceğine dair farklı bakış açıları barındıran Ukrayna’da AB ve NATO yanlısı siyasi partiler olduğu gibi Rusya yanlısı siyasi partilerin de sayısı ve gücü az değil.  

25 Ekim günü Ukrayna’da yapılan yerel seçimlerin sonuçları bölge bölge, detaylı bir şekilde incelediğinde son seçimden bu yana “Ukrayna halkının bazı konulara bakış açısının değiştiği” yolunda bir çıkarım yapmak mümkün. 

Öncelikle belirtilmesi gereken bir nokta olarak, Ukrayna’daki siyasal sistem Türkiye’dekinden değişik. Ukrayna’da Türkiye’den farklı olarak “yerel parti” kavramı mevcut. Yerel seçimler için ulusal partiler başkan adayı gösterebiliyorken, yerel partiler de kendi adaylarını gösterebiliyor.  

Ukrayna’da yerel partilerin başkanları genellikle bulundukları şehrin en zengin iş adamları ya da köklü ailelerinden gelen kişilerden oluşuyor. Uluslararası gözlemcilerin Ukrayna üzerine yayınladıkları raporlarda yerel parti başkanlarının birçok kirli işe imza attığı ve rüşvet batağında oldukları ısrarla belirtiliyor. Buna rağmen 25 ekimde yapılan seçimlerde Vladimir Zelenskiy başkanlığında iktidarda bulunan “Halkın Hizmetkârı Partisi” dahil ulusal partilerin yerine sadece bulundukları şehirlerde faaliyet gösteren yerel partilerin büyük oranda başarılı olduğu göze çarpıyor.  

2014 yılında yaşanan Kırım ilhakı ve Donetsk savaşının ardından, Rusya’ya yakın partiler ciddi oranda güç kaybetmiş, AB yanlısı partiler yerel ve genel seçimlerde daha başarılı olmuştu. Ancak geçen haftaki seçimde 2014’den bu yana ilk defa Rusya yanlısı partilerin oy oranlarında ciddi bir artış olduğu gözlendi. 6 yıldır Ukrayna’nın içinde bulunduğu çalkantı, iktidara gelen partilerin seçmene vaat ettikleri reformların gerçekleşmemesi ve yolsuzluğa adı karışmış siyasilerin yargılanması konusunda somut adımlar atılmasının yerine Ukrayna genelinde rüşvet ve yolsuzluğun artmaya başlaması, halkta mevcut yönetime karşı ciddi bir güvensizlik ve hayal kırıklığı oluşturdu. Bu durum 2020 seçiminde Rusya yanlısı partilerin oylarını artırarak kendini göstermiş oldu. 

Rusya yanlısı partiler derken, kastedilen Ukrayna’nın Rusya’ya bağlanmasını isteyen partiler demek değil. Ukrayna’daki üretimin en büyük pazarı olan Rusya, Ukrayna ekonomisi için son derece kritik bir öneme sahip. Ukrayna’da üretilen ve Rusya’da ihtiyaç duyulan birçok ürün olduğu gibi, Rusya’da üretilen ve Ukrayna’da ihtiyaç duyulan ürün sayısı da oldukça fazla. 

İlişkilerin tamamen kopması yerine bir denge politikası uygulanması, karşılıklı sürtüşmenin aslında sadece Ukrayna ve Rusya’ya zarar verdiğinin farkında olarak politikaların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünen siyasi partilerden bahsediyoruz.  

Ukrayna bazı konularda taviz vermek istemiyor. Ancak tarihi gerçeklikleri ve ülkenin ekonomik açıdan Rusya’ya olan bağımlılığını göz önünde bulundurduğumuzda Moskova ile ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesinde fayda olduğu söylenebilir. 

25 Ekim tarihinde yapılan seçimde şuan iktidarda olan “Halkın Hizmetkârı Partisi” ile Rusya yanlısı “Yaşam İçin Partisi” arasındaki oy farkı sadece %4 olarak gerçekleşti. Bununla beraber Zelenskiy’nin partisi Ukrayna’daki nüfus açısından en büyük 10 şehrin sadece 3’ünde üstün gelebildi. Bu durum, Ukrayna genelinde gelecekte yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin daha da cesaretlenmesine yol açtı. 

Zelenskiy’nin siyasette ve bürokraside hiçbir geçmişi olmaması, seçimden önce vaat ettiği reformların sadece sözde kalması, Ukrayna halkını gerçek hayatın Zelenskiy’nin oynadığı dizilerdeki gibi olamayacağı konusunda ikna etmiş gibi görünüyor. 

Sonuç olarak, uzun süredir dile getirilen iktidar partisinin Ukrayna genelindeki popülaritesinin azalmaya başladığı düşüncesi geçen hafta gerçekleşen seçimle birlikte resmiyet kazanmış oldu. Son seçimlerin neticesinde, normal şartlar altında 2023 yılında düzenlenmesi gereken cumhurbaşkanlığı seçiminde ciddi bir çekişmenin yaşanması hatta Ukrayna’nın uluslararası konumunun tekrar değişmesi ihtimali bulunuyor. 

Etiketler:  Yusuf Bektaş