Alışmayacağız, yaptırmayacağız!

Alışmayacağız, yaptırmayacağız!

2 Ekim 2021 Cumartesi  |   Mentor

Mentor

Ben çok siyasete inanan biri değilim, genel olarak toplumun birey olma bilincine ulaşmasına ve kendini tanıyıp değer verdikçe paylaşma ve sevginin değerli olmasına inanırım.

Yani aslında her türlü toplumsal gelişme insan zihninde olur, daha adil ve eşit bir dünyayı kuracak olan şiddet veya silah değil, insanların ulaştığı "kemale erme" düzeyidir. Bu daha çok tasavvuf kavramıdır, bilgi ve erdem bakımından yetkinlik, olgunluk eksiksizlik anlamına gelir. Son insan da buna ulaştığında dünya kurtulmuş olur ama henüz ütopik bir durum. Ancak dünya solu eski kavramlardan vazgeçip sistem içinde kavramları yaşama geçirme konusunda ilerliyor. Yeşiller, Sryza, Pademos, Five Stars hepsi solcu hareketler, hepsi insanlar arasında gettolaşmaya karşı sosyal alan paylaşımına destek oluyor. Örneğin, son dönem Marksist düşünürlerden Jürgen Habernas kamusal alanların toplumsal gelişmeye katkı sağladığını düşünüyor. 

Yani kısacası ön şart içermeyen paylaşmaya dayalı sosyal organizasyonlar sol kavramlardır, dünyadaki bütün sol organizasyonlar da bunu destekler ama ülkemizde sol olduğunu iddia eden bir partinin disiplin kurulu üyesi milyonlarca insan için mabet olan, Ali Koç ile Rambo'yu aynı ortamda buluşturan bir sosyal mekan olan Fenerbahçe stadına fütursuzca saldırıyor. Çünkü perşembe akşamı trafiğe takılmış ve asabı bozulmuş, trafiğin nedeni çarpık kentleşme değil de Fenerbahçe imiş gibi saldırıyor. Stat bahane, sadece kendini milyonlarca insanın üzerinde görüp onlara ayar veriyor. Ne bir stat dolusu kadınla gurur duyan, CNN'e haber olmuş Fenerbahçe kültürünü biliyor ne de o stadı partisinin kurucusu Atatürk'ün tahsis ettiğini umursuyor. Kendi partisi yapamamışken Fetö'ye ders veren Fenerbahçe'den habersiz egosunu ve öfkesini yazıya döküyor. Seçilen sözcüklerin hepsi otokrat ve tepeden bakan tavır içeriyor; "Alışın, yapacağız!.." diyor, bu fikir beyanından çok bir manifesto. Bu arada Kadıköy'de onlarca yıldır partisi belediyeye sahip, stat için yurt dışındaki benzerleri gibi ulaşılır ve trafiğe neden olmayacak kentsel çözümler üretemeyen de kendileri. 

Şaşırmadım çünkü bu ülkede çok uzun süredir sol parti yok, olduğunu iddia edenlerin tamamı örneğimizde olduğu gibi lümpen-küçük burjuva, daha demokratik daha özgür daha paylaşımcı bir toplum yerine devleti kendileri için istiyorlar. Özgürlük, adalet ve paylaşım gibi kavramlarla ilgileri yok tek dertleri kafalarındaki elitist düşünceleri destekleyen bir sistem. Ülkede işsizlik, yoksulluk, gelir dağılımı problemleri almış yürümüş sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir partinin üst düzey bir görevlisi konumundan aldığı gücü kendi kişisel öfkesi için kullanıyor. Hedef aldığı kurumda bu ülkenin en az yarısına değen Fenerbahçe. Bunda ne sosyal ne demokrat bir yan var, bildiğin halka ayar veren faşizm bu. 

Sosyal demokrat değiller, sol değiller, o yüzden özgürlük, adalet, paylaşım gibi bütün kavramları sağ partilere kaptırdılar. Bir ülke düşünün, gelir dağılımı dünyanın en kötüsü, vergisi adaletsiz, çalışanlarının neredeyse yarısı asgari ücretli ve 20 yıldır siyasal İslam'ı benimsemiş bir parti iktidarda. Çok net ve açık bir şekilde halk sosyal demokrat bir parti yerine sağ bir partinin toplumsal mesajlarına daha çok güveniyor. Bu durum açıkça teyit ediyor ki sosyal demokrat olduğunu iddia eden partinin solla ilgisi yok. 

Bir de Fenerbahçe'ye bakalım; 

Bu parti Fetö'ye cephe almaya çekinirken tek vücut olup o kanserin ülkeden sökülmesine liderlik etmiş. Halka öncülük yapmak ve onların inanmasını sağlamak sol bir tavırdı, oysa "Trafikte sıkıştım" diye stat yıkmaya kalkmak faşizmdir. 

Ali Koç ile Rambo Okan'ı aynı ortamda buluşturmak paylaşımdır ve sol bir tavırdır, "Onların stadını başına yıkarım!" tavrı ise faşizm. 

50.000 kadını bir araya toplayıp gövde gösterisi yapmak feminist bir tavır ise, onların toplandığı efsanevi stadı yıkacağını söylemek faşist tavırdır. 

Lafı uzatmayacağım; eğer bunlar solcu ise Fenerbahçe Marx'ın reenkarnasyonudur. 

Elbette solcu değil, kendi yaşam biçimlerini diğer insanlara zorla dikte etmeye çalışan bir avuç elitist- küçük burjuvalar. Madem soldan girdik oradan devam edelim: Küçük burjuva sağın en ilkel  halidir, kaypak, dönek, ilkesiz sadece istediğini almak için gerekeni söyler, hepsi o. 

Sadece zenginlerin oy verdiği bir parti sol olabilir mi yahu? Bunu söyleyen insanlar başka insanlar mutlu olsun diye kendi yaşamlarından ve refahlarından vazgeçen binlerce insandan utanır. 

Fenerbahçe liderdir, Fenerbahçe sosyaldir, Fenerbahçe halka değer, adalete önem verir ve bunun için sorumluluktan kaçınmaz. O yüzden halkı kandırıp oylarını çalarak iktidarı ele geçirip kendi gündemlerini yaşama geçirmek isteyen popülist politikacılar, sağ sol fark etmeden, Fenerbahçe'yi sevmez çünkü onların yalanlarına popülist tavırlarıyla ortak olmaz.  

Fenerbahçe halktır, halka ayar vermek ise faşizmdir!

Etiketler:  Futbol