Ali Koç ve 'Fenerbahçe aşevi'

Ali Koç ve 'Fenerbahçe aşevi'

8 Kasım 2021 Pazartesi  |   Mentor

Mentor

Neresinden başlayacağımı bilemiyorum... Trabzon maçından sonra futbolcu ve teknik ekibi futbolun siyasetine bulaştırmak çok büyük bir hataydı. Futbolcu ve teknik ekibi öyle bir havaya soktu ki "nasıl olsa biz hata yapmıyoruz hakemler yapıyor" algısı oluştu.

Elbette üzerinde baskı olmayan herkes gibi futbolcular da kendilerini bıraktı. İnsan doğası hedonisttir yani hep zordan kaçıp kolaya yönlenir, insanın mücadeleye girişmesi için geçerli bir nedeni motivasyonu olması gerekir. İşte o gün Başkan elinde megafonla futbolcuların motivasyonunu öldürdü. Oysa bir taraftan kendisi ve yönetimi hakemi sert şekilde eleştirirken oyuncuların da "yenilgi"den sorumlu tutulmaları gerekiyordu. Öyleydi zaten, %50 hakemse % 50 oyunculardı, Altay tıngır mıngır yuvarlanan topu içeri aldı, Szalai hiç alakasız pozisyonda aranan hakeme gerekçe verdi vs. 

Yanlış, Ali Koç yanlışı. 

Bir de Mesut olayı var...

Mesut muhteşem bir futbolcu, fizik ve mücadele kısmında olmayan ama topa yön veren, tabiri caizse topa akıl yükleyen bir oyuncu ama görünen o ki Fenerbahçe'ye futbol oynamaya gelmemiş. Girdiği bütün ikili mücadeleleri kaybediyor, zaten mecbur kalmadıkça ikili mücadeleye de girmiyor, sorumluluk almıyor ve inanılmaz güçsüz; sanki yürümek istemezmiş, yürürse düşecekmiş gibi bir hali var.  

Bu saha içindeki hali, saha dışında ise Rıdvan var. Biliyoruz ki Rıdvan Fenerbahçe'nin üstüne basmayı alışkanlık haline getirmiş biri, yıllardır televizyonda Fenerbahçe hocalarını yerden yere vurup Beşiktaş ve Galatasaray için güzellemeler yapıyor. Erman Toroğlu veya İbrahim Seten'den farkı yok, ayrıca Fenerbahçe üzerine Aykut Kocaman gibi hesapları var, hep oldu. Vitor'dan da çok hazzetmediğini her fırsatta söylüyor. 

Bildiğiniz gibi Mesut İngiltere'de siyasi bir çıkışı nedeniyle ötekileştirildi, Avrupa kamuoyu aksine Cumhurbaşkanımızdan yana tavır koydu, eleştirilecek yanı yok. Ben olsam ne olursa olsun dışarıya karşı ülkemin Cumhurbaşkanını korurdum ama sonrası önemli, birden bire Mesut Fenerbahçe için konuşulur oldu ki konuşanlar siyasetin AKP kısmına yakın insanlardı, Acun, Rıdvan vs. Sonra olmaz denilen oldu ve Mesut Fenerbahçe'ye geldi. 

Sanırım Fenerbahçe'ye gelmesi Avrupa'daki çıkışının ödülü idi ve futbol oynaması için verilmedi, o da futbol oynamak için gelmedi. 

Yani Mesut konusu kangren olmaya doğru gidiyor, sorumlusu da Ali Koç. Ya Mesut'u almayacaktın, aldıysan da hocan Arsen Wenger olacaktı. Mesut katkı vermiyor ve görüntüsü vermeye de istekli olmadığını gösteriyor. 

Açıkça yazıyorum; sistemin en masum adamı Vitor: Frankfurt maçında ve öncesinde oynattığı oyun belli ama Trabzon maçı sonrası yaşanan megafon felaketi tüm futbolcuları yarıştan kopardı. 

Ben olsam devre arası Mesut'tan kurtulurdum ama Ali Koç böyle kararlılık gösterecek biri değil. Oysa sorunu çözmek yerine yok saymak çürüyüp kokuşup bütün bedene yayılmasına sebep olur. 

Bana göre 4 maçlık düşüşün iki nedeni olabilir ; 

1- Megafon faciası ile futbolcuların başarısızlığını aklamak ve onlarda başarısız olsak bile bizim suçumuz yok düşüncesi yaratmak. 

2- Rıdvan ve Mesut ilişkisi nedeniyle kulübe hizipleşmenin sızması ve Hocanın ayağını kaydırmaya yönelik sinsi bir planın ortaya konması. 

İkisi de Ali Koç'un yetersizliğini gösterir, ikisi de öngörülebilir sonuçlardı. 

Çözüm: Mesut ya top oynayacak ya da ilk fırsatta kovacaksın. 

Her yenilgide futbolcudan hesap soracaksın, burası aşevi değil Fenerbahçe. 

Etiketler:  Futbol